ÜLKÜ VARLIK /
POSTMODERN KAMU YÖNETİMİ VE BİR PARADİGMA DEĞİŞİKLİĞİ
07 Haziran 2018 Perşembe, 00:00

Postmodernizm, dünyanın içinde bulunduğu koşullara,

insanların karşılaştığı sorunlara tepki ve bir eleştiri görünümündedir.

Dr.Ülkü Varlık

     Türkiye seçime odaklandı. 24 Haziran Pazar günü yapılacak seçimler sonrasında yeni sisteme geçilecek. Cumhurbaşkanlığı Hükümeti kurulacak. Bu konuda iktidara gelmesi muhtemel partilerde yeni sisteme yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Çoğu seçimler sonrası netlik kazanacak. Ancak şu bir gerçek ki, seçimler sonrası birçok şeyde olduğu gibi kamu yönetimi ile ilgili halen okunan ve okutulan kitapların bir çok bölümleri değişecek. Umarım bu değişikliklere gidilirken Kamu Yönetiminde ‘Post Modernlik’de’ göz önüne alınır.

     Dünya ölçeğinde sanattan bilime kadar pek çok alanda gözlenen değişimler “postmodernizm kavramı” üzerinde tartışmalar yaşanmasına sebep olmaktadır. Herhangi bir tanıma indirgenemeyecek bir karmaşıklığa, düzensizliğe sahip bu şekilsiz varlığın dokunmadığı neredeyse tek bir entelektüel alan kalmamıştır. Mimariden Zoolojiye her kültürel disiplin üzerinde iz bırakan biyoloji, coğrafya, tarih, hukuk, edebiyat ve tüm sanat dalları, tıp, siyaset, felsefe alanlarında “modern”den farklı etkiler yaratan postmodernizm kavramı üzerine birçok düşünür çeşitli eserleri ile görüşlerini açıklamaya çalışmış ve postmodern toplum yapısı ile devlet yapılanması konusunda çeşitli öneriler geliştirmişlerdir.

Modernizm / Postmodernizm

     Modernlik, dünya tarihine insanlığı bilgisizlik ve akıldışılıktan kurtarmayı vaad eden itici bir güç olarak girmiştir. Modernizm, gelenekselliğin yüklerinden kurtularak yeni biçimler yaratmayı üstlenmiş; hümanizm, eşitçilik, hoşgörü, liberal demokrasi, bireysel sorumluluk, değer içermeyen deneyler, değerlendirme ölçütleri, gayri şahsi kurallar ve rasyonelite de onunla birlikte gelmiştir.

     20. yüzyılın sonlarına gelindiğinde ise “modernliğin sicili”, dünya savaşları, toplama kampları, soykırım, dünya çapında bunalım, atom bombası, körfez savaşı, zenginlerle yoksullar arasındaki uçurumun genişlemesi ve benzeri sebeplerden dolayı oldukça kabarık hale gelmiştir. Nitekim; modernizmden beklenenlerin gerçekleşmemesinin yarattığı hüsranın postmodernizme kaynaklık ettiği söylenebilir.

     İçinde bulunduğumuz çağın en popüler kavramlarından biri olmakla birlikte postmodernizm, kapsadığı farklı alan ve disiplinlerdeki kullanımına bakıldığında tanımlanması zor bir kavram olarak karşımızda durmaktadır. F. Jameson’un “geç kapitalizmin mantığı” E. Gellner’in görecilik, Guyy Debord’un “gösteri toplumu” diye adlandırdığı yada tanımladığı postmodernizm veya postmodern toplumun kesin ve net bir tanımını yapmak hemen hemen mümkün değildir. Yine de, kavramın genel özellikleri analiz edildiğinde “modernizm sonrası” , “modernizm karşıtlığı”, “geç kapitalizmi”, “popülizm ve eklektizm”, “global köy fenomeni”, kelimelerinden birinin karşılığı olarak kullanılabilmektedir.

*Modernizmden sonra: Postmodernizm, “post” önekinden de anlaşılacağı üzere sonralık, aşmışlık boyutu taşımaktadır. Modern çağın ve onun teorik ve kültürel pratiklerinin ötesi, modernizmin bir uzantısı olarak ifade edilmektedir.

*Modernizm karşıtı: Bu görüşe göre postmodernizm, modernliğin temel belirleyicilerinin yani akılcığın, bürokrasinin, uzmanlaşmasının, merkeziyetçiliğin, hiyerarşi kimlik belirlemelerinin ve dolayısıyla modern devlet yapısının reddiyesidir.

*Geç Kapitalizm: Postmodernizme geçişin kapitalizmin gelişme süreci ve aşamaları ile ilişkilendirilmesinin sebebi; kapitalizmin gelişiminin, para ekonomisinin, büyük kentlerin ortaya çıkışının toplumsal ilişkilerin niteliğinin de değişimine yol açmasıdır.

*Popülizm ve Eklektizm: Postmodern sanat anlayışı, bir toplumsal kritik iddiası taşımadan estetik ölçütlerini popülizm ve eklektizm üzerine kurmaktadır. Belli bir inanca sahip olmadan farklı fikirler ve üsluplar içerisinde kendine uygun geleni seçmek; farklı tarzları karıştırarak mimaride, sinemada, resim ve edebiyattaki biçimleri değiştirmek, kaldırmak ve yeniden kurmak anlamına gelmektedir.

*Global köy fenomeni: Bilişim ve iletişim alanında odak hale gelen mikro elektronik devrim, üretim yapısını değiştirmiş, bilginin en önemli siyasal ve sosyo-kültürel olmak üzere tüm alanlarda kendini gösteren bir süreç haline gelmesi sonucu dünyanın adeta büyük bir köye dönüşmesi pek çok kişinin ortak kanısı haline gelmiştir.

     Ülkeler arasındaki iktisadi, siyasi, sosyal ilişkilerin yaygınlaşması; ideolojik ayrımlarla dayalı kutuplaşmaların çözülmesi gibi, farklı görünen ancak birbiriyle bağlantılı olgular içeren küreselleşme bir anlamda, maddi ve manevi değerlerin olgusal sınırları aşarak dünya çapında yayılması anlamına gelmektedir.

     Dünyanın bütün ülkeleri için yaşamın temel ve sürekli bir gerçeği olan kaynak sınırlılığı batı ülkelerini yeni yeni etkilemektedir. Serbest pazar ekonomisi tasarrufçu önlemleri gündeme getirmekte ve kamu sektörünün büyüklüğünün ve kamu hizmetlerinin kalitesi ve verimliliğinin yeniden ele alınmasına neden olmaktadır.

Postmodern Kamu Yönetimi

     Yaşadığımız dünya çok önemli bir değişim süreci içersinde bulunmaktadır. Bilgi çağı adı verilen bu yeni dönemde bilim ve teknoloji alanındaki baş döndürücü gelişmelere tanıklık ediyoruz. Tüm dünyada modern toplumdan postmodern topluma geçiş yönünde yeni ilkeler benimseniyor, yükselen değerler toplumları geleneksel değerlerden kopmaya ve değişime zorluyor.

     Bir yadsınamaz yaşam gerçeği olan bu dönüşümün geleneksel kamu yönetimi anlayış ve uygulamasını etkilememesi mümkün değildir. Eğer yepyeni bir dünya düzeni ortaya çıkmışsa bu yeni düzen içinde konum ve işlevleri bakımından yepyeni bir devlet kurumu ile karşı karşıya kalınmıştır; bu düşünce çizgisinin doğal sonucu yeni bir kamu yönetimi anlayış ve uygulamasının gerekliliğidir.  

     Postmodern kamu yönetimi adı verilen olgu aslında kamu yönetiminde bir paradigma değişikliğidir ve postmodernizm ile koşuttur. Ancak bu paradigma değişikliğinde, hiçbir şekilde, yönetimin arka plana itilmesi gibi bir tavır yoktur. Kapitalizmin ve halkın istemlerine daha iyi yanıt verebilecek, daha esnek bir yönetim şekillenmesi söz konusudur.

     Yaşanan değişim hareketinin etkisinin en çok geleneksel bürokratik örgütlenme alanında ve bürokrasinin temel unsuru olan hiyerarşi üzerinde hissettirdiği açıktır. Doğal ve evrensel bir olgu olan hiyerarşinin, iş bölümü ve otorite düzeninin bulunduğu tüm örgütlerde esas olarak biçimselliğe, katı ve yazılı kurallara, merkeziyetçi bir yönetim ve denetim yapısına dayalı olması ve katılıma yer verilmemesi, demokratik ilkelere ve küresel gelişmesinin yönetim alanına hakim kılındığı esneklik yaklaşımlarına ters düşmekte; dolayısıyla bürokratik yapılanmanın özünü oluşturan hiyerarşi ile yükselen değerler arasında temel bir çelişki ve uzlaşmazlığın varlığı dikkati çekmektedir.

     Bu bağlamda; bilgi çağının gereklerine uygun olarak hiyerarşinin olabildiğince azaltıldığı bir kamu örgütünde Weberci bürokratik yönetim modeline has merkeziyetçi bir iş bölümü, otorite ve denetim yapısı çözülürken, “hiyerarşik sorumluluk”, anlayışının getirdiği örgüt merkezli ve biçimsel kuralların gereklerinin karşılanmasıyla yetinen bir yapıdan yönetimdeki demokratik süreç ve mekanizmaların önem kazanacağı birey merkezli ve sonuçlara yönelik yapılmaya doğru gidiş süreci hızlanmaktadır.

     Postmodernler, modern olan her şey gibi bürokrasiyi de reddetmiş, ancak yerine pek bir şey koyamamışlardır. Bürokrasinin toptan yok edilmesi yerine, ortaya çıkmıştır. Özerkleşme ve Yerelleştirme bu bağlamda kullanılabilecek yöntemler olarak vurgulanabilir.

Özerkleşme: Özerkleşme, kamu yönetiminin hantallığına getirilebilecek çözümlerden birisi olduğu gibi, kamu yönetimi-siyaset ayrımı bağlamında da düşünülebilecek bir olgudur.

 Yerelleştirme: Dünya ölçeğindeki değişim doğrultularından birisi de merkeziyetçilikten uzaklaşma eğilimidir. Yurttaş üzerinde odaklanan postmodern politika, yurttaşlara ulaşmak için en uygun yollardan birisi olarak yerel yönetimleri görür. Merkezi devletin görev ve yetkilerinin mümkün olduğu ölçüde yerel yönetimlere devredilmesini ifade eden yerelleştirme, katılımcı yerel demokrasiye işlerlik kazandırmayı amaçlamaktadır.  

Sonuç

     Teknolojinin günümüzde ulaştığı üstün düzeye karşın, dünya ölçeğinde açlık sorununun büyük boyutlarda ortaya çıkması, teknik bilginin öldürücü silahlar üretmesi, bütün çabalara karşın zengin ve fakir ülkeler arasındaki farkın büyümesi, iletişim teknolojisindeki gelişimin dünyayı küçültmesi yanında bilginin bir meta haline gelişi, okur-yazarlığın artmasına karşın bilgilenmiş insanın yaşamını kontrol edememesi, istenç ve demokrasiye dayalı ahlaki bir topluluk olarak kabul edilen devletin ve bürokrasinin giderek bireyden uzaklaşması ve emredici nitelik kazanması gibi pek çok sorun ussallığa, bilimsel bilgiye, aydınlanmaya, kısaca modern kavramının özüne tüm bağlantılarına belli tepkiler doğurmaktadır. Postmodernizm, dünyanın içinde bulunduğu koşullara, insanların karşılaştığı sorunlara tepki, bir eleştiri görünümündedir. Ve postmodern süreç içerisinde şekillenen toplumsal ve ekonomik koşullar doğal olarak kamu yönetiminin alacağı biçim ve sahip olacağı içeriği de belirleyecektir. Kamu yönetimi kuramcıları ve uygulayıcılarına düşen ödev, küresel ve ülkesel düzeyde toplumsal ve ekonomik koşullarda meydana gelen değişimleri izlemek, algılamak ve bunarla uygun düşecek çözüm önerileri geliştirmektir.

Kaynakça

*Aktan, Coşkun Can, “Yeni Değişim Dinamikleri ve Devletin Yeni Rolü.’’

* Berna, “Postmodern Kamu Yönetimi, Demokrasi Kuşağı İçin Girişim’’, Üç Aylık Politika Dergisi, Cilt:1, No:2, Mart 2000.

*Dursun Gülten, “Ekonomik Postmodernlik: Üretimin Enformatikleşmesi ve Bilgi”

*Ergun, Turgay, “Postmodern ve Kamu Yönetimi”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt:30, Sayı:4, 1997

*Hasanoğlu, Mürteza, “Küreselleşmenin Devlet Yönetimine Etkileri”, Türk İdare Dergisi, Yıl:74, Sayı:434, Mart 2002

*Roseau, Pauline Marie, Postmodernizim ve Toplum Bilimleri, Çev: Tuncay Birkan, Bilim ve Sanat

Yayınları, Ark, Ankara, 1998

*Saran, Ulvi. “Küresel Değişimin Dinamiklerinin Kamu Yönetimi Alanındaki Etkileri”, Türk İdare Dergisi, Yıl:73, Sayı:433, Aralık, 2001

* Birkan Uysal, “Postmodernizm ve İkinci Cumhuriyet”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt:26, Sayı:1, Mart, 1993

*Şaylan, Gencay. “Bağımsız Bir Disiplin Olarak Kamu Yönetimi: Yeni Paradigma Arayışları”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt:29, Sayı:3, Eylül, 1996

*Şener, Hasan Engin. “Bilgi Kuramsal Açıdan Postmodern Kamu Yönetimi”, Demokrasi Kuşağı İçin Girişim, Üç Aylık Politika Dergisi, Cilt:1, No:2, Mart, 2000

*Dr.  Ülkü Varlık Arşivi

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55
xx