Şükrü Akıllı /
KAYNAKLAR MI TÜKENDİ DE SIRA SAHİLLERİN KİRALANMASINA GELDİ
01 Haziran 2018 Cuma, 07:00

Son zamanlarda kamuoyunun ve Basının gündeminde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca Ülkemizde 11 Doğal sit alanı olan yerlerde kiralama yapılması konusunun yer aldığını gözlemliyoruz. Bölgemizde de Saros körfezi bu doğal sit alanlarından biridir. Saros’da sahil şeridi boyunca çok sayıda yer tespit edilmiş, sınırları, şartları, kira bedelleri tespit edilmiş ve kiralama aşamasına gelmiştir.

Kamu oyunu bilgilendirme açısından konuyla ilgili araştırmalarım çerçevesinde biraz daha açarak işlemekte fayda görüyorum. Önce SİT alanı ne demektir ona bir bakalım.”Doğal dengelerin korunması, sonraki kuşaklara olduğu gibi aktarılmak amacı ile ülkemizde yer alan tarihi ve güzelliklere sahip bulunan alanlardır” diye ifade edebiliriz.

Peki ama korunması gereken bu doğal sit alanlarını devlet olarak koruyamıyoruz da, neden   kiraya vermek için devlet birimleri çalışma yürütüyor sorusunu sorarak, gelin bir de ona bakalım.

 2 Mayıs 2013 tarihinde, bugünkü siyasi iktidarın ilk yıllarında Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca; tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinde bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin idaresi hakkında bir yönetmelik yayınlanmış Resmi Gazetede. Bu yönetmelik kapsamında ülkemizde bazı yerlerde kiralamalar yapılmıştır herhalde. Bölgemizde ise bu çalışma 15 yıl sonra kendini gösterdi.

Örneğin, Erikli’de 3-4 km. lik sahil şeridinde asgari 1,5 dönümlük 7 parsel koordinatları ile tespiti yapılmış, sınırları belirlenmiş ve ihale edilecek hale getirilmiş.  Aralarında da 50-60 metrelerle mesafe olacak. Mecidiye’de de İtalyan Koyu olarak bildiğimiz Kale Koyu bir parsel olarak kiraya verilecek. Şartnameler hazır, kira bedelleri tespit edilmiş durumda. Kiralamak isteyen kişiler, ticari işletmeler, kooperatif ve dernekler evraklarını hazırlayarak teslim etmişler. Kiralama yapanlar kira şartlarına uyacaklardır, denetim yapılacaktır, halka kısıtlama yapılmayacak, hizmet alıyorsa bedelini ödeyecektir denilse de bunları uygulamada göreceğiz.

Burada yeri gelmişken Erikli’de tanıklık ettiğimiz ve vahim gördüğüm bir hususa da değinmeden geçemeyeceğim. 29 yıldır Erikli’de imar işleri hariç hertürlü altyapıyı, aklınıza gelen tüm belediyecilik hizmetlerini sadece üye aidatları ve katılım payları ile yaparak, bugün Erikli’nin bir turizm beldesi  olması yönünde çok önemli çalışmalar yapan  tek kuruluş Turizm  Geliştirme Kooperatifidir. Ben de geçmiş yıllarda 5000 üyeli bu yapının üç yıl Başkan yardımcılığını yaptım. Yasalar bize görev vermemiş olsa da sahilin, halkın istifade ettiği kumsalın işgal edilmemesi, kiraya verilmemesi yönünde, görev ve sorumluluk  anlayışımızın gereği olarak ve halk yararı için valilik, defterdarlık nezdinde önemli girişimlerimiz, çalışmalarımız oldu. Başarılı da olduk. Oysa bu günkü koop. Yönetimi sahil şeridinin, plajın kiraya verilmemesi için mücadele etmesi, üyeleri ve halk adına yasalar çerçevesinde itiraz etmesi gerekirken onlar parsellenen yerlerden şezlong ve şemsiye satmak için yer kiralama talebinde bulunuyorlar. Bu fütursuzluğu kabullenmek mümkün değildir. Kum üzerine postu sermeye hazırlanıyorlar. Yazıklar olsun…  

İşin özeti Mecidiye’de, Erikli’de, Yayla’da, Enez’de deniz kıyısında çok sayıda yerin kiraya verilmesi için Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından Bakanlık talimatı gereği birtakım çalışmalar tamamlanmış. Bölge Komisyonundan geçmiş, Banaklığın onayı bekleniyor.. Denizden, kumdan, Güneşten yararlanmak üzere sahile akın edecek halk bu sene kiralanan yerlere girmekte tedirginlik yaşayacaktır. Serbest bölgelerde, hele hele bayramlarda kumda yer bulmak imkansız olacaktır. Yoğunluğun yaşanacağı o günlerde müessif olayların yaşanması da kuvvetle muhtemeldir. Ne olacaktı yani, devlet kaynakları satıldı, satıldı yetmedi… sıra sahillerin kiralanmasına geldi. Gerekçeye bakınız. Efendim? kumdaki işgalleri kiralama yaparak engelleyeceğiz. Yıllardır kumsaldaki işgalleri devletçe önleyemedikse pes  vallahi diyorum. Böyle bir gerekçe olabilir mi?

Mevcut Anayasamızın 43. Maddesine göre kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir diyor. Bir başka ifadeyle kıyılar, kum ve plajlar kamunun ortak malıdır diyoruz. Ama halka açık olması gereken kumsallar bir ticarethaneye dönüştürülerek, parsellenerek kiraya verilmesi oralarını bir rant kapısı haline getirmektedir. Anayasa ve yasaların bu açıkça ihlalidir. Bu durum tatil yapacak halk nezdinde infiale yol açacağı gibi bireylerin kıyılardan istifadesinde ve turizm sektöründe sıkıntılar yaratacaktır.

 Eğer kiralamaların önü açılırsa nerede duracağı kestirilemeyen bir  doğal yapı kaybını, ve ülkemize gelmesi beklenen turistler üzerinde  de olumsuz etkileri olacağı, bunun da net bir toplumsal zararla sonuçlanacağı muhakkaktır.

Korunması ve halkın özgürce yararlanması gereken kumsalların doğal yapısı parsellenerek bozulmamalıdır. Devlet kira alacağım mantığı ile hareket ederek, bunları görmemezlikten gelemez.

 Mademki kumsallar, sahiller kamunun ortak malıdır Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, iptalle sonuçlanan  yargı kararlarını da dikkate alarak, halkın önceliklerini gözeterek, kamu yararını zedelemeden, ihaleden vazgeçmelidir.

Netice itibarıyle, bu kiralamaların gelecek yıllarda yaygınlaşması, kıyıları kamuya kapatacak mahiyette sabit işgallere dönüşeceği ve suç teşkil edeceği kaygısını taşıyorum. Bu işgallerin ne çevre bilinci, ne de genel toplumsal fayda bakımından savunulması söz konusu olamayacaktır…

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55
xx