NURAN İKİZ /
Süleymaniye’yi yıkmak ve yapmak
13 Nisan 2018 Cuma, 07:00

Geçen pazar günü şarkılar ve şiirlerle harmanlanan bir program izledim. Güneri Cıvaoğlu ile Şeffaf Oda, 10. sanat yılıyla Sıla ve 50. sanat yılıyla Zülfü Livaneli'yi konuk etti. Usta besteci, müzisyen Zülfü Livaneli adına açılan Zülfü Livaneli Kültür Merkezi'ni anlattı. Zülfü Livaneli kendi heykelini görünce
hissettikleri ekrana yansıdı. Bugüne kadar aldığı en etkileyici ödül ve Livaneli'nin 50. Yılı konuları…

Şarkılarla başlayan, şiirlerden dem vurulan program hareketli bir şekilde sürüp giderken Zülfü Livaneli’nin bir ara şiirlerin ne kadar önemli olduğunu belirttiği sırada Mehmet Akif’ten benim hiç duymadığım, ama çok hoşuma giden ve mana dolu bir dörtlük örneği verdi. Önce onu sizinle paylaşayım.

 “Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen,

 İki kazma kürek, iki de ırgat gerek,

 Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen,

 Bir Sinan, bir de Süleyman gerek.”

Livaneli bu dörtlüğü okur okumaz tabii ki benim aklıma “Bir şeyi yıkmak çok kolay ama yapmaya gelince çok zor.” cümlesi geldi. Programdaki konuklar da aynı düşünceyi paylaştı.

Düşünün, geçen günlerde ölümünün 430’uncu yıldönümünde andığımız Koca Sinan, Edirne’de bulunan dünyaca ünlü Selimiye Camisini, dile kolay tam 7 yılda vücuda getirmiş. Şimdi ben de Mehmet Akif’in o dörtlüğünü,

”Hadi gel yıkalım şu Selimiye’yi desen,

İki kazma kürek, iki de ırgat gerek,

Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen,

Bir sinan, bir de Selim gerek.”  diye çevirsem ötü mü yapmış olurum acaba?..

Akif’in bu dörtlüğü için kısa bir araştırma yapınca değerlendirmeler de gözüme çarptı. İsmini vermeyen biri, “Süleymaniye için ‘İki kazma kürek, iki de ırgat gerek,’ demiş ya Mehmet Akif.

Aslında ikiden çok daha fazla gerek, ancak yavaş yavaş da olsa iki kişi dahi toplumdaki bütün güzelliklerimizi yıkmaya, yakmaya muktedir olabilir. Bu kötülüklere, amaçlarını bilmediğimiz kişilere sayıları çok az da olsa dikkat etmemiz gerekir. Bu dikkat görünüşe değil zihniyete dikkat etmektir. Zihinlerimizin sağlam durması gerekir ve bu zihinleri sayıları çok az olan kişiler dahi bozabilir.

Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen, Bir Sinan, bir de Süleyman gerek.

Dedik ya Süleymaniye bizim güzelliklerimizin bir miniyatürü gibi. İşte Mimar Sinan ve Sultan Süleyman da bizim tarihimizde çok büyük işler başarmış iki büyük şahsiyet. Zihinleri herhangi iki kişi yavaş yavaş da olsa yıkabiliyor olsa da, yeniden inşa etmek için büyük şahsiyetler lazım” ifadelerini kullanmış. Yıkmak zor, yapmak kolay, dedik ya, neler kolay, neler zormuş bir bakalım.

Hayatta zor işler, kolay işler var,

Bunları ayıran insan olmak zor.

Bilgiçlik taslamak, konuşmak kolay,

Az ve öz konuşup susan olmak zor.

Akıl vermek kolay, iş bozmak kolay,

Bozuğu onaran insan olmak zor.

Niyet etmek kolay, başlamak kolay,

Bir işi bitiren insan olmak zor.

Almak kolay, benlik, bencillik kolay,

Alan insan değil, veren olmak zor.

Merak kolay, olay seyretmek kolay,

Bakan insan değil, gören olmak zor.

Kazanç kolay, servet, zenginlik kolay,

Vicdanlı, namuslu patron olmak zor.

Açları kandırmak, azdırmak kolay,

Açları doyuran insan olmak zor.

Yemin etmek kolay, söz vermek kolay,

Verdiği sözünde duran olmak zor.

Seçilmek, yükselmek, baş olmak kolay,

Sahtekar baskıyı kıran olmak zor.

Hile, yalan, riya, kalleşlik kolay,

Doğru olmak, içten insan olmak zor.

Kan akıtmak kolay, acıtmak kolay,

Acıyan yarayı saran olmak zor.

Nefse uymak kolay, hırslanmak kolay,

Nefsini, hırsını yenen olmak zor.

Yuva kurmak, evlenmek kolay,

Yuvada huzura eren olmak zor .

Yaşam kolay, doğmak, yaşlanmak kolay,

İnsanca yaşlanmak, insan olmak zor.

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55