M. ENİS ŞENSEVER /
Görsel sanatlar eğitiminde yaratıcılığı körelten kopyacı yönlendirme-2
12 Nisan 2018 Perşembe, 07:00

Burada özel bir bilgi vermek zorundayız. Okul öncesinden başlayarak, İlkokul birinci basamak, 1 ve 2 sınıflar ile ikinci basamakta 3 ve 4 sınıflarda yaşadığımız, çocuğun istemi dışındaki yönlendirmeler, bu gelişim evrelerini takip etmemizi engeller, zorlaştırır. Öğretmen eliyle öğrenci yeteneklerinin öldürülmesine tanık olmaktayız. Tabi ki velilerin eliyle de. Çevremizde oyun parklarında da görebiliyoruz.(Resim–7)

 Uzmanlar, öğretmen eliyle sahtekârlık tanımı yaparlar(Prof. Dr. Meliha YILMAZ). Eğitimde kopyacı yöntem ve yaratıcı yöntem diye öğretmen kaynaklı yaklaşımlarda % 80 öğretmenler kopyacı yöntemle uygulamaya yöneldiklerinin gözlemlendiğini tespit etmişlerdir.(LOWENFELD–Çocukların resimsel gelişimi)

      Çocuklara ezberlenmiş formlar sunmaktadırlar. Çizimler, içi boyalı boyama kitapları, okul öncesinden başlayan, yaratıcı dönemde kopyacılık ve taklide yöneltmektedirler. Çocuğun yaratıcı dahli dışında hazır sunulan şablon biçimlerdir.(Resim–8.a)(Resim– 8.b) Örnek vereceksek, aynı sınıftan bir çok öğrencide görülebilen üçgen ev damları, iki dağ arasından doğan güneş, güneşin içinde kaş, göz, ağız çizimleri, ya da güneşin kağıdın tam köşesinden doğması, kubbe gibi dağ sıraları, hemen hemen  hepsinde tepesinde kar olması, dağın tepesinden akan ırmaklar, hep aynı top ağaçlar ki buna değineceğiz, (m) harfi şeklinde kuşlar(Resim–8), çizgi romanlarda içinden söylenilen sözlerin yazıldığı boğum boğum bırakılan boşluk benzeri bulutlar ki bunları minyatürlerde görüyoruz. Ve birçok şekiller, örneğin çizilen ortak özellikteki uçak şekilleri gibi.(Prof.Dr.Meliha YILMAZ)

      Eğitimciler sanat eğitimi kavramı içinde çocuk resimlerini, çalışma ve resimleme açısından psikolojik farklılıklarına göre üç tipe ayırırlar. A) –Görücü tipler, B) –Yapıcı tipler, C) –Karışık tipler.

      GÖRÜCÜ TİPLER

Bu çocuklar resim çalışmalarında konuyu bütünüyle ele alırlar. Çizgi halinde, yani tek çizgi ile kontur diyebileceğimiz çizimle resimlerinde, insanı baş, gövde, kol ve bacaklarını biteviye ve bütün olarak ayrıntısız çizerler. Vücudun bölümleri ve ayrıntılarına yer verilmez. Aynı mantıkla diğer nesne ve varlıkları da bu şekilde ifade ederler. Eğer bir ağaç çizeceklerse, sanki ağaç bir bütünmüş gibi topluca anlatılır. Dallarını ve gövdesini ayrı ayrı göremezsiniz. Yukarıda bir gül betimlemesinde olduğu gibi gül resmini çizerken dış konturlarıyla imgesini kağıda aktardığımız şekliyle görebildiğimiz benzer çizimlerdir bunlar. Boyarken de lekesel bir anlayışla ve daha cesur renkçi bir üslupla karşılaşırız.  Bu çocuklar renkle ifadede daha güçlüdürler.(Şekil–1)

      YAPICI – İNŞACI TİPLER.

      Bu gruptaki çocuklar nesneleri parçalar halinde düşünürler. Resimlerini oluştururken varlıkların parçalarını ayrı ayrı çizerek ve bütünleştirerek bütünü elde ederler. Bir insan çiziliyorsa, önce baş, sonra gövde, kol ve bacaklar, parçadan bütüne gidercesine bir anlatım yolu izlerler. Yine tüm varlıkları aynı anlayışla resmederler.  Bu tip çocuklar anlatımcı değil daha realist ve daha bilinçli bir yol izlerler. Bu tiplere göre görücü tip çocuklarda artistik eğilim öne çıkar. Boyama çalışmalarında da ayrıntıcıdırlar. Üç boyutlu kil, mukavva ve ağaç gibi materyallerle daha yaratıcı, kütle hacim olgusunu kavrayabilme yetenekleri gelişmiştir.(Şekil– 2)

      KARIŞIK TİPLER

      Görücü ve yapıcı anlayışın ortasında endüstriyel tiplerdir. Her iki tipin karması bir eğilimle karşılaşırız. Ülkemizdeki okullarda bu çocuk tiplemesi %90 civarındadır. Ancak ne kadar tam bir istatistiğin yapıldığını söyleyemiyoruz. Bu çocuklarda çizgilerinde doğruluk, ölçülülük, düzen tutkuları sezilir.  Resimlerinde, bütün içinde ayrıntıya yer verme eğilimi ağırlıktadır. Resimlerinin her türünde, konular ne olursa olsun yaratıcı eğilimlerinde, gerek çizgi ve renk anlayışı, gerekse üç boyutlu form anlayışı olarak varlıkların biçimlendirilmesinde nesnel bir tutum içindedirler.(Şekil–3)

      Sanat eğitimcisi gerçekten uzman kişi olmalıdır? Maalesef bu çok tartışmalı bir konudur. Çocukların psikolojik farklılıklarına göre değerlendirirken, sanat eğitimcisine çocuğu doğru tanımasına imkân verecek ve el değmemiş sağlıklı, çocuğun özgün çalışmalarının değerlendirmede gerçek ölçütler olduğu bir kez daha hatırlanmalıdır. Bu şartlarda öğretmenler çocuğu gözlemleyerek gelişimini takip ederler. Örneğin; çocuğun hangi sosyal çevreden geldiği, anne, baba, kardeş ve arkadaş ilişkileri gibi oluşumunu etkileyen olumlu ve olumsuz tüm bağlantıları resim çalışmalarında olduğu gibi yansımaktadır?(Resim–9/Resim-10) O nedenle eğitimciler çocuğu anlamak için çalışma ortamlarını ve gerekli olanakları sağlamakla yükümlüdürler.

      Ders saatlerinin düşürülmesi ve ilkokuldan üniversiteye kadar her aşamada konulan sınav sistemiyle görsel sanatlar, müzik ve beden eğitimi derslerini kimi zaman test çözme eğilimine dönüştüren anlayışın geldiği noktada daha yetersiz ve donanımsız bir gençlik yetiştirdiğimizin de altını kalınca çizelim. Kuşkusuz çevremizde birçok öğretmen bunun doğru olmadığını onaylayacaktır. Ancak 40 dakika ile sınırlı bu derslerde gerçek bir performans beklenmemelidir.

      Bu konuyu bağlarken çocuğun özgün çalışmaları yerine yapılan dış müdahalelerle, velilerin ve öğretmenlerin bilinçsizce ve kasıtlı yönlendirmesi ile aynı sınıflarda birbirinin aynısı ortak eğilimli çizimlere rastlanmaktadır.  Bir kez daha belirtirsek bunlar çocukların anlatımı değildir. Bu tür müdahalelerle çocuğun gelişimini takip etmek zorlaşmaktadır. Sanat eğitimcileri, IQ-zeka yaşının da tespitinde yararlandıkları bu çizimlerde dışarıdan müdahalelerle bu tespit hiç yapılamamaktadır. Gelişimlerine göre bir yaş altı ve üstü özellikler göstermeleri olağandır. Yani 5 yaş çocuğu, 7 yaş özelliği gösterebilir. 9 yaşında olup da 6 yaş seviyesinde ise zekâ gelişiminde bir sorun var demektir. Bu yaş aralığı üç ve üstüne çıkıyorsa bu problemi mutlaka görmek isteriz.(Prof.Haluk YAVUZER–resimleriyle çocuk)  ( Resim – 11.) Yine çocuğun görme ve işitme problemi varsa, bunun da izlenmesinden öğretmenler sorumludur.

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55