CELİL ÖZCAN
KADINLARIN BELEDİYE SEÇİMLERİNDE İLK KEZ SEÇME VE ADAY OLMA HAKKI
Yayın Tarihi: 03 Nisan 2018, Salı
Diğer Yazıları

Mustafa Kemal Atatürk, hayatı boyunca başta annesi olmak üzere tüm kadınlara büyük değer vermiştir ve kadınların gerek evlerinde gerekse toplumsal hayatta ne kadar fedakarlık göstererek çalıştıklarının bilincinde olmuştur. Bu nedenlerden dolayı da kadınlara haklar, özgürlükler ve insani değerler vermiştir. Böylece Türk kadınının toplum içinde ve çalışma hayatında önemi artmıştır. Özellikle kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi kadınların devlet yönetiminde de söz sahibi olmasını sağlamıştır.

Atatürk’ün kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermesi Atatürk’ün eşitliği ifade eden “Cumhuriyetçilik” ve “Halkçılık” ilkeleri ile ilişkili olmaktadır.

Seçme ve seçilme hakkı, vatandaşlık görevlerinden birisidir. Atatürk bu hakkı Türk kadınlarına birçok medeni batılı toplumdan önce hediye etmiştir.

Mecliste, kadınlara yeni haklarının tanınacağına dair ilk açıklama 20 Mart 1930 günü, kanunun ilk oturumunda görüşülmüştür. Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakları, kanunun 23 ve 24. maddelerinin a fıkrasında yer alan “Türk olmak ” hükmüne bağlı olarak tanınmıştır.

Kadınların belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkı 3 Nisan 1930'da Belediye Kanunu'nun kabul edilmesiyle tanındı.

Kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde kullandılar. Seçimler, Eylül başından Ekim’in 20’sine kadar sürdü. Şehir meclislerine girebilen kadınlar arasında İzmir seçimlerinde Cumhuriyet Halk Fırkası’nın iki kadın adayı olan Hasane Nalan ve Benal Nevzat Hanımlar ile İstanbul seçimlerinde Cumhuriyet Halk Fırkası adayı olan Rana Sani Yaver, Seniye İsmail Hanım, Ayşe Remzi Hanım, Nakiye Hanım ve Latife Bekir Hanımlar vardır.

1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanınan kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934’de Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa değişikliği ile tanındı

Kadınlara verilen bu haklar memleketin dört bir tarafında bayram havasında kutlanmıştır. 3 Nisan 1930’da Ankara’daki Türk Ocakları merkezinde Atatürk, İsmet İnönü ve Kazım Paşa’nın da bulunduğu kalabalığın önünde konuşma yapan Afet Hanım kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinden dolayı şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Hanımlar, Efendiler! İntihap hakkındır, vazifendir. İntihabın esaslı ciheti vatandaşın reyini kullanmasıdır, intihapta milli halkçılık prensibinin fiilen tatbikidir. Kadınlara intihap etmek ve edilmek hakkının verilmesi millî hakimiyetin ifadesidir. Sabilerden, delilerden maada bütün vatandaşlar kadın ve erkek intihap hakkına maliktirler. Milli hakimiyet hiçbir faikiyeti kabul etmez. Bundan şüphe edenler milli hakimiyeti ve demokrasiyi bilmeyen acizlerdir.”

Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkının Tanınması, 1930’larda, Türkiye Cumhuriyeti’nde kadınların siyasi haklarını kazanması için gerekli yasaların çıkarılmasını ifade eder. Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkını elde etmesi; toplumsal hayatta gerçekleşen Atatürk Devrimlerinden birisidir.

Atatürk’ün kadınlarla ilgili olarak söylediği sözlerden birkaçı şöyledir: “Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir.“

“Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.”

“Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.”

 

DİĞER YAZARLAR
Tülay Çağlarer
GIDA İSRAFI
Yaver Tetik
Merkezi sistem katı yakıtlı sıcak sulu kalorifer kazanlarından nasıl enerji tasarrufu sağlanır? (3)
Psikolog. Buse Başköylü
Ergenlik huzursuzluğu mu, depresyon mu?
NURAN İKİZ
Hayatın değeri
Zafer Dereli
Disiplin cezasına itiraz etmedim, dava açabilir miyim?
Şükrü Akıllı
Selimiye ve yemiş kapanı hanında Vakıflar açıklaması
ERCAN KERMAN
Zihin egzersizi
Selçuk Duranlar
Karbon ayak izi (2)
MURADİYE AKCAN
TRAFİKTE ZORBALIK MI HOŞGÖRÜ MÜ?
EKREM KANTUR
SGK’da malül ve engelli aylığı
Ahmet Acaroğlu
UĞURLAR OLSUN OZAN ARİF
Numan Özgür METİN
Sapanca-Maşukiye-Kartepe doğa turu
ERTAN ÇEKİÇ
Güzel konuşma sanatı
M. ENİS ŞENSEVER
Türkiye’de psikolojik edilgenliği kırmak
Recep Çınar
Şehir ve İnsan
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
MUSTAFA ÇETİN
ALEVİLİK VE TOPLUMSAL BİRLİK
Teoman Özçuhacı
İP’E TAKVİYE HAMLESİ TELAŞ YARATTI
CELİL ÖZCAN
ATATÜRK’E HAKARET ETMEK DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR.
Burhan Aytekin
Bulgaristan Gezi Notlarım-3
HAMİT PUHALOĞLU
Kırım'dan gelir bir Tatar