ERCAN KERMAN /
İNGİLİZ OYUNU
12 Mart 2018 Pazartesi, 09:30

Bu gün gerek Kıbrıs’ta, gerek Ortadoğu’da yaşadığımız sorunlar İngilizler’in başının altından çıkmıştır.

İngilizler, üzerinde güneş batmayan ülke haline geldiklerinde, yani sömürgecilik sayesinde genişleyip zengileştiklerinde üzerlerine bir soyluluk ve asalet de gelmişti.

İngiliz lordları az konuşan, vakur insanlar olmuşlardı. Öyle ki bir İngiliz lordu “Benim pipolarımla ilgilenen üç uşağım var.” diyebiliyordu. Bu uşaklar ne iş yapar? Sorusuna da “Biri temizleyip bakımını yapar, diğeri günlerine göre düzenler, üçüncüsü de içer.” diye cevap veriyordu.

O yıllara ait epey komik fıkra vardır. Örneğin sabaha karşı kulüpten çıkan soylu, arabada onu bekleyen uşağına sorar. “Etraftaki bu koku da ne?”

Çünkü saatlerce içerde, sigara dumanında kalmıştır. Uşağın cevabı “Temiz hava efendim” olur.

Yine o yıllarda anlatılan bir fıkra:

İki İngiliz asilzadesi kaza yaparlar. Arabalarından inerler, hiç dalaşmadan polis çağırmaya karar verirler. Ne olduğuna polisin karar vermesi en doğrusudur. O arada biri arabasına gider ve kaliteli İskoç viskiyle gelip diğerine ikram eder. Viskiyi içen asil diğerine “Siz içmiyor musunuz?” diye sorar. O da “Polis gelip zabıt tuttuktan sonra içeceğim.” cevabını verir.

Asalet, az ve öz konuşma iyi meziyetler. Yine o yıllarda Fransa’da Waterloo Savaşı devam etmektedir. Yat Kulübünde, yaşlı Yahudi bankerin yanına uşağı gelip kulağına bir şeyler söyler. Yaşlı Yahudi bastonunu alıp hızla borsaya gider ve borsadaki bütün hisselerinin satılması talimatını verir. Bunu gören İngilizler “Eyvah, biz Waterloo Savaşını kaybettik.  Bu, erken haber alarak bütün hisselerini satıyor.” diyerek paniğe kapılırlar ve borsada hızlı bir satış furyası başlar.

Tabii ki fiyatlar hızla düşmektedir. Akşamüzeri borsanın kapanmasına yirmi dakika kala Yahudi banker alıma geçer, iyice düşmüş hisselerden toplayabildiği kadarını toplar ve o gece İngilizler’in Waterloo Savaşını kazandığı haberi gelir. Bu tarihteki bilinen ilk borsa maniplasyonudur.

“Ercan, buraya kadar ankattıklarını anlıyoruz da vermeye çalıştığın mesaj ne, onu bir türlü anlayamadık.” dediğinizi duyar gibiyim.

Söyleyeyim; bugün çok güçlü gibi görünen Amerika’dan hiç çekinmiyorum. O Vietnam’da askerlerini 15 gün cephede savaştırdı, on beş gün Saygon’da genelevde eğlendirdi. Gene de Vietnam’dan yenilgiyle çekilmeye mecbur oldu.

Neden?

İmparatorluk geleneğine sahip olmadığından…

Ben Ruslar’dan ve İranlılar’dan çekinirim. Çünkü onlarda imparatorluk kurma yeteneği bizdeki kadar var. Gerçi Ruslar da Afganistan da başarılı olamadılar. On altı devletten oluşan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, Petroskaya’yla dağıldı ama yine de çekinirim.

İran hâlâ direncini koruyor. Netice, eskiyi iyi okumak, geleceğe ışık tutar.

Yakın gündeme girmek istemiyorum. Türk ordusunun Afrin’e ilerlediği bu günlerde söyleyebileceğim tek şey gün gelecek Musul ve Kerkük Türk Bayrağını görecek.

Neden?

Bana göre tek sebebi Atatürk’ün Musul ve Kerkük’ü Misak-ı Milli sınırları içinde göstermesi.

Bu benim için yeterli. Bekleyeceğiz ve gelişmeleri hep beraber göreceğiz.

Kalın sağlıcakla…

 

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55