Şükrü Akıllı /
ŞEKER FABRİKALARI NEDEN ÖZELLEŞTİRİLİR?
01 Mart 2018 Perşembe, 10:04

         Tarım ve hayvancılığımızın yangın yerine döndüğü bir ortamda acil önlemler alınması gerekirken  köylümüzün can damarı olan şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin gündeme oturması ile kapsam içinde olan 14 şeker fabrikası bölgelerinde köylü ayakta, işçi ayakta,  ekonomik kaygının aşıldığı, sağlık boyutunun da toplumda telaş yarattığı bu duruma itirazlar, eylemler sürüp gidiyor. 

 60 yıl önce insan ve hayvan gücü ile tarımın yapıldığı, zirai ekipmanların yetersiz olduğu dönemlerde  çiftçi bir ailenin çocuğu olarak gencecik bedenimle tarım alanında yoğrulmuş biriyim. Bu gelişmeleri üzüntü ile izlediğimi belirmek isterim. Çocukluk ve gençlik yıllarımın bir bölümü köyde tarlada geçti. Buğdayın, arpanın, ayçiçeğinin, mısırın, tütünün, pancarın, fasulyenin, nohutun ,domatesin, biberin, patlıcanın ekilişinden hasatına kadar olan evrelerini,  ineğin, koyunun, kuzunun, tavuğun bakım aşamalarını iyi bilirim.

             Tan yeri ağarırken yatağımda uyumam gerekirken tütün tarlasında tütün topladığımı, eve getirip kurutmak üzere iplere dizdiğimizi, ellerimizle buğday biçtiğimizi, yaz sıcağında gün boyu harman yerinde hayvan yardımı ile buğday hasat günlerini, ayçiçeği ekimlerini, çapalanmasını, günü geldiğinde kafalarının toplanarak zor şartlarda yağlık bitkilerin depolanma koşullarını, şeker pancarının ekim ve çapalanmasını, tarladan toplanmasını, Alpullu Şeker Fabrikası’na sevkinde yaşanan zorlukları,  hayvanlarımızın beslenmesinde önemli yeri olan pancar küspesine verilen emeklerimizi, kavun-karpuz tarlalarında çektiğimiz zahmetleri anıları  ile dün gibi hatırlıyorum.

              Toprakla uğraşan, tarımı geçim kaynağı ve ülke ekonomisine katkı için yapan köylümüzün ne kadar ağır ve zor koşullarda çalıştığını, sorunlarını, dertlerini yakından bilen biri olarak tarımın son kaleleri olan, şeker  fabrikalarının özelleştirilmesindeki  niyet ve amacın ne olduğunu  bilmek ve sorgulamak istiyorum.

               Tarımsal anlamda Trakya topraklarının verimliliği bilinen bir gerçek.  Bu gerçeği  bilen Mustafa Kemal ATATÜRK  1925 yılında Babaeski ilçesi Alpullu beldesinde şeker fabrikası kurulması talimatını veriyor. O günkü şartlarda 11 ay gibi kısa bir zamanda fabrika tamamlanıyor ve üretime başlıyor. 92 yıldan beri de Trakya halkının hizmetinde.  Bu fabrika ülkemizin ilk şeker fabrikası. 1933 yılında 328 bin ton şeker üretimi ile de Dünya birincisi olmuş. 1990 yılında da 600 bin tonluk üretimiyle zirvede.  Şimdi bu fabrikanın daha da modernize edilerek çalıştırılması yerine siz onu özelleştirilerek satılması, belki bir süre sonra da kapanması planlarını yapıyorsunuz. 

Bu nasıl bir anlayıştır? Bu nasıl bir devlet yönetme tarzıdır? Bu köylüye,  çalışana, Ekonomiye, insan  sağlığına vurulan bir darbe değil de nedir?

                 2002 yılında kurulan kurullarla pancar ve şekere kota getirildi. Yıllardır kotalı üretime rağmen bu gün Özelleştirme kapsamına alınan fabrikalar kâr ediyorlar. 1950 sonrası bu fabrikalar adeta  KİT’ler olarak devreye girdiler. 7,5 milyon pazar oluşturdular. Dünya sıralamasında da  yedinciyiz. %7 de küçük bir pay değildir. Bunlar bir kenara bırakıldı ABD’li bir firmaya rapor hazırlatıldı. Onlar da dediler ki;  şeker pancarından şeker üretiminin Türkiye için maliyetli ve verimsiz olduğunu,  mısır bitkisi ve şurubu üzerinden kimyasal yollar ile şeker üretiminin ekonomik avantajlarını bildirdiler. Çünkü çıkarları bunu gerektiriyordu. Bizi hep kandırıyorlar ya burada  kandırıldığımız anlaşılıyor.. Görüşmeler , görüşmeler.. al-ver ilişkileri sonucunda 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi pat diye gündeme oturdu. Pancar üretiminin artırılması, Dünya piyasalarıyla rekabet eder hale gelmemiz, fabrikaların  revize edilmesi neden düşünülmez?

                    Özelleştirme ile pancar kooperatifleri, Birlikleri, kve aileleri, pancar üreticisi köylülerimiz zor durumda kalacak.  %7,5’a düşen köy nüfusumuz daha da azalacak. İşsizlik daha da artacak. Bitme noktasına gelen hayvancılık iyice bitecek. Bugüne kadar pancardan üretilen şekeri tüketen Türk toplumu  özelleştirme sonrasında nişasta bazlı şeker tüketmeye başlayacak. Yazık ama çok yazık. Bu özelleştirme çabası ekonomik kaygıyı aşmış, sağlık boyutu da telaş yaratmıştır.

                    Tüm bu olumsuzlukları dikkate alarak şimdi sormak istiyorum.

                  -Türkiye pancar üretiminden vaz mı geçiyor?

                  -Özelleştirme kim için, ne için yapılıyor? Bu fabrikaları neden satıyoruz?

                   - Amerikan şirketli Çargill’in istekleri dikkate alınıyor da neden ülke ve halkın menfaatleri göz önünde bulundurulmuyor?

                   Bu güne kadar bu sorulara yanıt veren olmadı! Devlet ve Hükümet yetkililerinden açıklama beklemek  bu ülke insanı olarak hakkımız değil mi?  On beş yıldan beri sattığımız varlıklarımızın akıbeti ne oldu? Şeker fabrikalarını da bu son mu bekliyor? 

 

 

 

 

 

 

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55
xx