MUSTAFA SOLAK
ATATÜRK İLKELERİ ANAYASAYA NASIL EKLENDİ?
Yayın Tarihi: 12 Şubat 2018, Pazartesi
Diğer Yazıları

Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve İnkılapçılık (Devrimcilik) olarak bilinen Atatürk İlkeleri 05.02.1937 tarihinde mecliste yapılan görüşmeler sonucu anayasaya eklendi. Anayasa encümeni adına İçişleri Bakanı Şükrü Kaya söz alarak bu ilkelerin hangi nedenlerle yasaya dahil edilmesi gerektiğini açıklamaya çalışmıştır. Cumhuriyet Devriminin materyalist tarih anlayışını da şu sözleriyle ortaya koyar:

“Biz tarihe kaza ve kaderin bir neticesi nazarı ile bakmadığımız gibi, tarihin böyle kaza ve kaderinden ve zaruri akıbetlerinden gelen hükümlerine de boyun eğmeği bilmeyen bir milletiz. Bizim kanaatimizce her millet kendi tarihini kendi yapar.” 1

Kaya, bu altı ilkenin milletin kendi seciyesinden alınmış ve onun bütün ihtiyaç ve zaruretlerine uygun olarak seçildiği için “Türkçü” olduğunu ve bu itibarla millicilik vasfının kendiliğinden çıkan bir zaruret olduğunu savunur. Halkçılık ilkesiyle ilgili olarak Kaya, “bizim halkçılığımız, halka doğru, halk için değil, halk tarafından ve halkla beraber sistemidir” 2 diyerek de Kemalist Devrimin Halkçılık anlayışını yansıtır. Bu sistemin memleketin doğrudan doğruya halk tarafından idaresini temin ettiğini belirtir. Determinist tarih anlayışını da şu şekilde açıklar:

“Mademki tarihte deterministiz, mademki icraatta pragmatik maddiyetçiyiz, o halde kendi kanunlarımızı kendimiz yapmalıyız…Kanunlarımızı bugünün icaplarını, maddi zaruretlerini göz önünde tutarak yapmalıyız.” 3 Laiklik, din ve devlet değil din ve dünya işleri ayrılığıdır Laiklik konusunda da vicdan hürriyetine ve istedikleri dinlere inanmaya müdahale edilmediğine, herkesin vicdanın hür olduğu söyleyerek laikliğin tanımını şöyle yapmıştır: “Laiklikten maksadımız dinin memleket işlerinde etken olmamasını temin etmektir.”

Görüldüğü gibi laiklik gericilerin pek sevdiği laiklik “din ve devlet işlerinin ayrılması” ile sınırlı değildir. Cumhuriyet kadroları laikliği eğitimden, ekonomiye, sanattan, bilime dinin memleketin işleyişine, toplumsal hayata müdahalesinin önüne geçmek olarak anlamışlardır. Çiftiyi topraklandırma çabası Şükrü Kaya topraksız, az topraklı çiftinin de topraklandırılması gerektiğini de savunur. 18 milyon kişinin 15 milyonu çiftçidir.

Bu 15 milyonun birçoğu kendi toprağında çalışmamaktadır. Oysa çiftçiyi toprak sahibi yapmak demek, Türk çiftçisini yani Türk çoğunluğunu kendi ekonomik geleceğine sahip kılarak memleket için faydalı ve aktif bir eleman yapmak demekti. Bu büyük kütleden menfaat bekleniyorsa, ötekinin, berikinin toprağında çalışmaktan kurtarılmalıydı. Liberalizmin anarşi, istismar olduğu fikri Şemsettin Günaltay ve Recep Peker liberal, faşist, irticai ve saltanat lehine fikirlerin de savunulamayacağını eklemişlerdir.

Peker’e göre liberalizm, hukuk bakımından anarşi, ekonomi bakımından bir kısım yurttaşın diğer yurttaşlara istismar ettirmeye açık kapı, demekti. Recep Peker dünyada kanından ve kendi ırkından olmayanları yurtdışına atmak veya yurttaş hakkından mahrum etmek şeklinde kan milliyetçiliği anlayışının varlığını söyler. Sınır aşırı yerlerde kendi kanından insanların siyasal hudut ve birlik içerisine girmesini içeren geniş çerçeveli irredentist milliyetçilik anlayışını belirtir. Kemalist Devrimin milliyetçilik anlayışı bu ikisinden de farklıdır. Kemalist milliyetçilik anlayışı vatandaşlık bağına dayanır.

Erzurum milletvekili Aziz Yürek söz alarak devrimi tanımlar: “İnkılap bir milletin yükselmesi, ilerlemesi için aranılan, bulunan bir formülün tatbikat sahasına geçirilmesi demektir.” Topraksızlık hissedildikçe verilecekti Eğer millet kendi topraklarında ekmeğine hakim olamazsa ve bu temin edilemezse yapılan şeylerin manası da olmayacaktı. Kaya, vatandaşın aç ve topraksız bırakmanın belirsiz idealler peşinde koşmak anlamına geleceğini söyleyerek uyarır. Devamı 2’nci yazıda...

DİĞER YAZARLAR
Tülay Çağlarer
Bal kabağının tam zamanı
Selçuk Duranlar
Karbon ayak izi (2)
Psikolog. Buse Başköylü
15 tatilde çocuklarla yapılabilecekler
Yaver Tetik
Enerji verimliliği nedir, neden önemlidir? (5)
NURAN İKİZ
Kıssadan hisse
Zafer Dereli
Personel müracatları başladı
Şükrü Akıllı
Poşet ve çevre tahribatı
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
MURADİYE AKCAN
TRAFİKTE ZORBALIK MI HOŞGÖRÜ MÜ?
Burhan Aytekin
Bulgaristan Gezi Notlarım-3
EKREM KANTUR
Asgari ücrette yeni değişiklikler
Ahmet Acaroğlu
Doğu Türkistan kan ağlıyor
Numan Özgür METİN
Eskişehir gezisi notlarım
ERTAN ÇEKİÇ
Okumanın önemi
M. ENİS ŞENSEVER
Toplumda Sanat
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
MUSTAFA ÇETİN
ALEVİLİK VE TOPLUMSAL BİRLİK
ERCAN KERMAN
GERÇEĞE SAYGI
Teoman Özçuhacı
İP’E TAKVİYE HAMLESİ TELAŞ YARATTI
CELİL ÖZCAN
ATATÜRK’E HAKARET ETMEK DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR.
HAMİT PUHALOĞLU
Kırım'dan gelir bir Tatar
Recep Çınar
“Beka” sorunu mu, iktidarı kaybetme sorunu mu?