ÜLKÜ VARLIK /
MAHATMA GANDHİ
08 Şubat 2018 Perşembe, 09:51

"Şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir.

Aynı zamanda o, benim itikatımın da son maddesidir." 

Mahatma Gandhi

     Hindistan’ı kurtaran, onu sevmediği bir yönetimden ebediyen uzaklaştıran, İngilizler’in çekilip gitmelerine sebep olan sihirli hareket ‘’Satyagraha’’ dır. Bu öyle bir buluştur ki, İngiltere 300 milyonluk Hindistan’a topla, tüfekle senelerce tutsak hayatı yaşattığı halde, toptan tüfekten yoksun bu önlem karşısında sessizce çekilmiştir. Satyagraha, Mohandas Mashatma Gandi’nin icat ettiği bir silahtır ve bu silahın zaferi sayesinde Gandhi, Hint Milleti’nin ebedi lideri ve ölmez kahramanı olmuştur. Satyagraha’nın tam karşılığı itaatsizliktir. Buna pasif mukavemet, gizli grev, sessiz anlaşma gibi türlü türlü isimlerde verilmiştir.

Gandhi’nin Yaşamından Kesitler

     Gandhi, 1869’da Kaba Gandhi isimli Hintli memurun dördüncü karısından Porbaner’de dünya’ya geldi. Hindistan’daki öğrenimini tamamladıktan sonra 1887’de Londra’ya giderek hukuk eğitimini tamamladı. 1891’de Hindistana dönerek avukatlığa başladı.

     Ne tuhaftır ki, onun halkını hürriyet ve bağımsızlığa kavuşturmak aşkı Hindistan’da degil, Afrika’da başlamıştır. Bir ticaret firmasının Güney Afrika’daki şubesine avukat olarak tayin edilmiş ve burada başta kendisi olmak üzere Hintliler’e insan muamelesi yapılmadığı şahid olmuş, birkaç defa dayak yemiş, hapse girmişti. Böylece İngiltere İmparatorluğu ile tek başına savaşa tutuşmuştu.

     Bir tarafta topraklarında güneş batmayan ve yarım milyar nüfusa hükmeden muazzam Britanya İmparatorluğu, diğer tarafta bir buçuk metre boyunda, elli kilo ağırlığında Mahatma Gandhi!

     Mücadele çetin oldu.1893’ten 1947 yılına kadar tam 54 yıl devam etti. Sonunda bu elli kiloluk zayıf adam, 500 milyonluk devi yendi. Hindistan’ı özgürlüğe, kendisini de Hint tarihini en büyük derecesine yükseltti. 30 Ocak 1948’de bir dua toplantısına giderken bağnaz genç bir Hindu tarafından suikaste uğrayarak öldürülünce, bütün Hindistan’da yer yerinden oynadı. Senelerce matemi tutuldu. Hala her 30 Ocak günü, 1.000.000.000 aşan nüfusu ile bu muazzam topluluk yasa bürünür. Gandhi, silaha, topa, tüfeğe karşı et ve kemikle, yahut sopa ile çıkılamıyacağını bilen bir devrimci idi. Hindistan’ı mutlaka kurtarması gerekiyordu. İdare edenler, ülkeyi  kemiriyorlar, iliğini emiyorlardı. 300 milyon insan, 100 bin İngiliz askerinin esiri idi. Halk eziliyor, yoksulluktan bitiyor, sürünüyor, vergi veriyor, yeri geliyor açlıktan kırılıyor, buna karşılık, topuna, tüfeğine güvenen İngiliz askerleri, subayları ve kumandanları, hayatın her türlü zevkini ve sefasını sürüyorlar. Hintliler’e nefes almalarını bile çok görüyorlardı. Sanki Hintliler, Britanya İmparatorluğu fabrikalarına ham madde göndermek için yaratılmış birer bitki idiler.

     Limanlara gelen vapurlar sadece buradaki İngiliz askerlerine elbise yiyecek ve eğlencelerini temin edecek şeyler getiriyorlar, giderken Hindistan’ın ürettiği ve elde ettiği ne varsa götürüyorlardı. Buradaki İngilizler: ‘’Tanrı İngiliz askerlerini yarattı. Onlara hizmet etsinler diye de Hintlileri yarattı.’’ diyorlardı.

Gandhi Natal Hint Kongresini topluyor

     Gandhi ilk olarak 14 Mayıs 1894’de Natal Hint Kongresi’ni topladı. Böylece mücadele bayrağını Afrika’nın Natal Kentinde dikmiş oldu. 1896’da Hindistan’a geçti. Orada da bir gizli örgüt kurdu. Sonra bu iki örgüt arasında iletişim kurdu. Bunu öğrenen İngilizler onun tekrar Afrika’ya dönmesine engel olmak istediler. Limana gelen vapuru içindeki 800 kişi ile 33 gün karantinada tutarak içeri sokmak istemediler. Fakat sömürge yönetimi de olsa, insanların bir takım hakları vardı. Bundan dolayı Gandhi’nin israrında devam edeceğini anlayınca izin verdiler. Bir takım Hintli gençleri para ile elde ederek, kendilerini kurtarmaktan başka ideali olmayan bu savaşçılar aleyhine tezahürat yaptırdılar ve adam akıllı dövdürdüler. Bu dayakla Gandhi’nin bütün karşı gelmelerinin kırılacağı düşünülürken büsbütün intikam hislerini alevlendirmiş oldular. İlk olarak Hint davasını anlatmak için Natal’da bir gazete çıkarmağa başladı. Sömürge ülkesi olmasına karşılık beslediği fikirleri açıkca yazıyor ve duyurabiliyordu.

     Bu sıralarda İngilizler bütün Hintliler’in hareketlerini kontrol için parmak izlerinin alınacağına dair bir kanun çıkardılar. Gandhi bu kanuna ‘’Kara Kanun’’ ismini verdi. Şiddetli bir mücadele açtı. 1906’da Johannesburg’da muazzam bir miting hazırladı. Bu mitingde kanuna karşı koymaya halkı davet etti. Şiddet kullanılmadan kanuna karşı konulacaktı. İşte yeryüzüne Satyagraha diye bir sistem o gün doğmuş oluyordu. Kara kanuna karşı mücadele devam etti. Gandhi bir heyetin başında Londra’ya giderek Sömürgeler Bakanı  ve Hindistan’dan sorumlu bakan ile görüştü. Sonuçta, İmparatorluk ‘’Kara Kanunu’’ kaldırmağa mecbur oldu. Yarım yüzyıl önce bir sömürge yönetimi olan Hintliler, parmak izlerini aldırtmadılar.

 Gandhi General Smuts Andlaşması

     O’ nun Afrika’daki mücadeleleri bununla bitmedi. O kadar çok grevler, karışıklıklar, mücadeleler devam ettiki, sonuçta ‘’Gandhi General Smuts’’ andlaşması yapılarak Güney Afrika Hintliler’ oldukça hürriyetlerine ve insan haklarına kavuştular. Sonuçta zulme uğrayanların Satyagraha ile nasıl zafer kazandıklarını bütün dünyaya kanıtladı. Sonra hindistan’a döndü. Aslında sürekli irtibatı vardı. Hemen burada da mücadeleye girişti. Hint Müslüman Sorunu çözülmedikçe bağımsızlik gayesine ulaşılmayacağını biliyordu. Bir yandan bu anlaşmazlığı ortadan kaldırmaya uğraşıyor, bir taraftan da ingiltere’ye karşı itaatsizlik savaşına devam ediyordu. Ahmedabad’ta yapılan bir sorguda Satyagraha prensiplerini açıkca savundu. Altı yıl hapse mahkum oldu. 1924 yılına kadar hapiste yattı. Bu arada esas özgürlük davası yanında Müslüman – Hint kavgalarını protesto için büyük oruca başladı.

Denize doğru yürüyüş (Satyagraha)

     Mart Ayı’nın 12. sinde meşhur denize doğru yürüyüş başladı. Kafile her geçtiği yerde biraz daha büyüyor ve halkı Satyagraha’ya davet ediyordu. Kafile gece-gündüz yürüyerek büyük bir çığ halinde ve tam bir ay sonra denize vardı. Bu yürüyüş bütün dünyada özellikle Avrupa ve Amerika’da görülmemiş heyecan yarattı. Asıl Hint-İngiliz mücadelesi bundan sonra kızıştı. Birçok defalar tutuklandı ve bırakıldı. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’nda İngiltere’ye yardım edilmemesi kampanyası başladığı zaman bağımsız Hindistan Topluluğu’nun 25000 üyesi tutuklandı.

     1943 yılının 10 Şubat’ın da Hindistan’ın özgürlüğü uğruna Gandhi, ölünceye kadar oruca başladığını açıkladı. İngilizlerin Hindistanı terk etmeğe karar verdikleri 20 şubat 1947 tarihine kadar satyagraha hüküm sürdü. Topun, tüfeğin, kılıcın, süngünün yapamadığını ‘’itaatsizlik’’ başarmıştı. Aksi halde Britanya İmparatorluğu’nu Hindistan’dan çıkaracak hiçbir güç mevcut değildi.

Ve Gandhi’ye suikast (30 Ocak 1948)

     Gandhi suikaste uğradığı zaman mutluydu: İdealine erişmiş, devletinin kuruluşu’na katkısı bulunmuş ve Dünya’ya, zalimlere karşı kullanılmak, zorla baskı kurmak isteyenlere kayıp vermeden direnme hakkı vermek üzere ‘’Satyaghara’’ diye bir sistem bırakmıştı.

     En şiddetli düşmanlara, atom bombalarına önlem hazırlayan devletler, Satyagraha’ yı önleyecek bir çare bulamazlar. Bunu önlemenin tek yolu, yönetimin halk tarafından sevilmesidir. Halka kendini sevdirmeyen benimsenmeyen yönetimler, bin türlü rejim değiştirerek uygulasalar da, halkın ‘’Satyaghara’’ ilanı karşısında yine de başarılı olamazlar. Nitekim o yıllarda İngiltere, Hindistan’ı kaybetmemek için bütün olanaklarını kullanmış, milyonlar dökmüş, halkın refahı için her türlü yola başvurmuş fakat bir netice alamamıştı.

     Günümüzde ise, Hindistan, 28 tane eyalet ve birlik bölgesinden oluşan ve parlamenter demokrasi olan bir cumhuriyettir. Borsa sayılarına göre dünyanın en büyük on ikinci ekonomisine ve dünyanın en büyük dördüncü satın alma gücü paritesine sahiptir. 1991'den beri uygulanan ekonomik inkılapları nedeniyle dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birisidir. Buna rağmen yoksulluk ve kötü beslenme oranları hâlâ çok yüksek, okuryazarlık ise çok düşüktür. Çin ile birlikte dünya gezegeninde nüfusu 1 milyar sınırının üstündeki iki ülkeden birisi olarak önemli bir yere sahip olan Hindistan, daha yüksek olan nüfus artış hızı sebebiyle yakın bir gelecekte dünyanın en kalabalık ülkesi olacaktır.

Sonuç

     Yazımı bu önder insanın anlamlı güzel bir sözü  ile sonlandırmak istiyorum. ; ‘’Hind'e hizmet edeceğim diye İngilteɾe veya Almanya'ya kötülük edemem. Evimin döɾt biɾ yandan duvaɾla kuşatılmasını, penceɾeleɾimin kapatılmasını istemem. Heɾ ülkenin kültüɾü biɾ bahaɾ ɾüzgaɾı gibi seɾbestçe esebilmeli odamda. Ama beni önüne katıp götüɾmemeli. İman biɾ zindan değildiɾ. Tanɾının bütün yaɾatıklaɾına açıktıɾ bu iman. Ne ıɾk ayɾılığı tanıɾım, ne ɾenk ayɾılığı.’’
 

Kaynaklar.

* Encyclopaedia Britannica, Mahatma Gandhi ile ilgili bölümleri

*Tekin Erer, Milli Kültür Aylık Dergi, 1977, Ankara

* https://tr.wikipedia.org/

*Dr. Ülkü Varlık arşivi

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55