Tülay Çağlarer /
MEMLEKETİMDEN MANZARALAR…
07 Şubat 2018 Çarşamba, 09:47

Hemen hemen hergün “tuhaf, mantıksız, düşündürücü, nasıl böyle bir şey olabilir?” diye kendi kendimize sorduğumuz olaylarla karşılaşıyoruz. Bazılarına gülüyoruz, bazılarına kızıyoruz, bazı olaylar da bizi araştırmaya sevk edip bilgilerimizi artırmamıza yarıyor. Son günlerde ulusal basında da yer alan birkaç hadiseyi sizlere hikaye edeceğim.

İlk olarak “Trabzon’daki ilginç köprü”den bahsedeceğim.

Trabzon’un Arsin ilçesi sahilinde altından hiçbir şey akmayan 160 kilometre uzunluğunda, 5 metre genişliğinde, fıkralara konu olabilecek bir köprü inşa edildi. Bu dev köprünün özelliği suyun üstünde değil, suyun tam yanında, kıyıya paralel olmasında. Kemer şeklinde demirden olan bu yaya köprüsüne çevrede “Aşk Köprüsü” deniliyor.

Arsin’de belediye tarafından sahil alanında çevre düzenlemesi yapıldı. Proje kapsamında kafeteryalar, yürüyüş yolları, spor alanları ile parkların yer aldığı 300 dönümlük dolgu alanı içersine bu ilginç köprü inşa edildi. Seyir Köprüsü olarak da adlandırılan köprü, belediye tarafından ışıklandırılarak turizme kazandırıldı.

Ziyaretçilerin fotoğraf çektirdiği, yürüyüş yaptığı köprü düğün fotoğrafçılarının da tercih ettiği alanlardan biri oldu. Köprüden sevgililer el ele inip çıkıyor, burada anı fotoğrafı çekiniliyor. Çocuklar da bisiklet sürüyorlar, köprü özellikle Arap turistlerin de ilgisini çekiyor.

Projeye toplam bir milyon lira civarında bir para harcandığı söyleniyor. Oysa ki Trabzon’da bu köprüye harcanan masrafla ihtiyaç olan bir çok dere üzerine köprü yapılabilirdi. Bu bölgede insanlar bir yamaçtan bir yamaca ulaşabilmek için ölümü göze alıyorlar.

Altından bir su sızıntısı bile akmayan bu traji komik köprüden söz edilince “tam da Karadenizliler’e yakışır bir köprü.” deniliyor.

                *    *      *

Bu enteresan haberden sonra tüylerimi diken diken eden iğrenç bir habere yer vermek istiyorum.

Geçen hafta sosyal medyadan en çok tartışılan konulardan biri Kocaeli’nin Gebze ilçesinde köpeğe tecavüz eden 82 yaşındaki bir adamın haberi idi.

Sosyal medyada paylaşılan yaşlı adamın boynuna kemer bağladığı köpeğe tecavüz ederken yakalandığı anlara ait görüntüler hayvanseverleri isyan ettirdi.

Anadolu Hayvan Hakları Federasyonu, sosyal medya sayfasında yaşlı bir adamın, boynuna kemer bağladığı köpeğe tecavüz ederken çekildiği önesürülen görüntülerde, yanına gelen bir kişinin “Ne yapıyorsun orada? Yaşından başından da mı utanmıyorsun? Evimin karşısındasın. Cami var orada.” diye karşı çıktığı tepkisi de izlendi.

İç çamaşırı ve pantolonunu yukarı çekerek toparlanan yaşlı adam ise “Bir cahillik yaptık.” diye karşılık verdi. Görüntüleri çeken kişi “Polis çağırayım mı?” derken yaşlı adam, “Yok bir cahillik yaptım. Polise ihbar etme.” diyerek kendini savundu.

Bu olay üzerine Anadolu Hayvan Hakları Federasyonu’nun sosya medya hesabından konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Sosyal medyada gezmekte olan görüntülerde şahsın hayvana tecavüz ettiği, suçüstü yakalandığı, zavallı hayvana bilerek acı ve ızdırap verdiği, yaşam hakkına kasteddiği açıkça görünmektedir. Bu şahsın tespit edilerek gerekli cezayı alması için verilen şikayet dilekçesini adreslerine göndermeliyiz.” denildi.

Hayvanseverler, Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER), İçişleri Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Kocaeli Valiliği olmak üzere ilgili kurumlara e-posta yoluyla şikayette bulundu. Hayvanseverler görüntülerdeki kişinin tespit edilerek cezalandırılmasını talep etti.

Havanseverlerin tepkisi ve ilgili kurumlara şikayet e-postası atması sonunda köpeğe tecavüz eden kişiyle ilgili incelemede bulunan polis, görüntülerdeki kişiyi tespit etti. Darıca Abdi İpekçi Mahallesi’nde oturan 82 yaşındaki N.C. gözaltına alınarak ifade için Gebze İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

N.C. emniyetteki ifadesinde “Nefsime yenik düştüm. Köpeği yatırdım ama yapmadım.” dedi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevkedildi.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca;

 Şüpheli hakkında 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14/ J maddesinde belirtilen eyleminden dolayı gerekli idari cezanın uygulanması kararı verildi.

Soruşturma tamamlandıktan sonra şüpheli hakkında atılı suçtan dolayı Gebze Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davasının açılması kararlaştırıldı.

Kamu davası açılana kadar ev hapsi kararının yanında N.C.’nin psikolojik takibinin yapılması için haftada bir kez hastaneye giderek kontrolden geçirilmesi kararı verildi.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 14/j maddesine göre idari cezadan ne anlıyoruz? Onu açıklamak istiyorum.

Bu fiil Hayvanları Koruma Kanunu’nun ilgili maddesine göre yasak olup idari para cezası uygulanır. Böylece bu suç kabahat kapsamında değerlendirilir. Dolaysıyla idari para cezası verilmesi zavallı hayvanları insan vahşetinden korumaya yetmemektedir. Bütün hayvanseverler tüm hayvanlara yapılan tecavüz, eziyet, işkencenin Türk Ceza Kanunu kapsamında suç sayılarak caydırıcı şekilde cezalandırılması ve hayvan haklarının korunmasını istemektedirler.

N.C.’nin davranışının bir özürü yok. İnşallah tedavisi olumlu sonuçlanır. Konuyu sulandırmak istemiyorum ama, “O yaşlı bir dede.” anlayışıyla kendisine yardıma çalışan çevresindeki kadına, kıza, çocuğa karşı tutumunu da merak ediyorum. Bence şahsın takibine devam edilmelidir.

 

                *       *      *

Beni hayrete düşüren üçüncü olayı anlatmadan önce size herkesin yakından tanıdığı, bildiği bir sinema-tiyatro eserinden bahsetmek istiyorum.

“7 kocalı Hürmüz.”

Özellikle sözleriyle akıllara kazınan;

“Tanrım

Tek başına koyma kullarını.

Yalnızlığa ancak sen dayanırsın.

Hey Tanrım

Bana üç tane

Üç de yetmez beş tane

Beş de yetmez yedi tane

Ver ver ver ver

Ver Allahım ver.”

şarkısıyla herkes bu eserden

haberdardır.

Eserin konusu hakkında da kısa bir

bilgi vereceğim.

İstanbul’da Taşkasap’ta yaşayan Hürmüz, değişik mesleklerden altı kişiyle, hiçbir yasal yanı olmadan evlenir. Her kocasını haftanın bir günü ağırlar, gönüllerini hoş eder, onlardan hediyeler alır ve ekonomik sıkıntılarını da giderir

Ancak onun gönlü berber olan eşinin dükkanında gördüğü doktordadır. Bir hastalık uyduran Hürmüz, doktoru evine getirtir. Doktor da kendisine aşık olur. Bu andan sonra doktor ve Hürmüz, kendilerini karmaşık olduğu kadar, gülünç gelişmeler karşısında bulurlar. Sonunda iki sevgili tüm engelleri aşıp evlilik yoluna girerler.

Yazar Sadık Şendil’in kaleme aldığı bu müzikal oyun, bu sezon Müjdat Gezen’in yapımcılığı ve yönetmenliğinde TİM Maslak Show Center’da sahnelenmekte, Hürmüz’ü Birce Akalay canlandırmaktadır.

Bu eserin bir sahnesinde kadın oyuncular ve Hürmüz, hamamda El Hubb şarkısıyla erkek duası ederler.

TV8 ekranlarında Acun Ilıcalı’nın sunduğu “Yetenek Sizsiniz” isimli yarışma programının 27 Aralık 2017 tarihli yayınında “Ottoman Tiyatral Dans Grubu” sahneye çıktı. El Hubb şarkısı eşliğinde performans sergiledi.

Sonradan sosyal medyadan öğrendim ki RTÜK bu şarkının sözleri içinde yer alan, gösteri sırasında çalan ve “Gökten yağmur gibi herif yağacak, kızlar şükredin Allah Baba’ya.” ifadelerini içeren kısmına dayanılarak “Toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı olduğu” gerekçesiyle ceza kesmiş.

RTÜK’ün raporunu birlikte okuyalım:

“Bir sahne dolusu kadın dansçı, şiddetli bir biçimde erkek arzulayan, yatsıdan sonra yağmur duasına çıkar gibi dama çıkıp bu istekleri için Allaha dua edip yalvaran, duaların kabul edilmesi neticesinde de ‘Allah Baba’ya  şükreden kadınları teatral bir biçimde canlandırmışlardır. Bu içerikte Allah, erkeksizlikten hayati düzeyde etkilenmiş kız evlatların bu yoksulluğun erkek bolluğu ile giderecek, erkek bir Tanrı’ya, lütufkâr ve hoşgörülü bir babaya benzetilmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın cinsiyet, doğurma ve doğurulma gibi insana ve diğer varlıklara atfedilen özelliklerden münezzeh(açık) olduğu açıkça ve mutlak bir biçimde belirtilmektedir.

Allah’a ‘Baba’ atfında bulunulması, Yahudilik ve Hıristiyanlıkta bulunan, ancak Kur’anda küfür ve şirk olarak eleştirilen bir durumdur.” ifadeleri kullanıldı.

Raporun sonunda “çoğunluğun Müslüman olduğu ülkemizde, Kur’an-ı Kerim’deki temel inanç esası olan, tevhide aykırı olan ‘Allah Baba’ tabirini milyonların izlediği bir yarışma programında eğlenceye vesile yapılarak hafife alınması suretiyle ihlal oluştuğu değerlendirilmiştir.” denilerek TV8’in “Toplumun milli ve manevi değerlerini, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkelerine ‘aykırılık’ gerekçesiyle cezalandırılmasına oy çokluğu ile karar verildi.

Şimdi cezaya reva görülen bu şarkının sözlerini herhalde merak etmişinizdir.

 

-EL HUBB-

Aşk zinciri erir

El hubb devri gelir

El hubb

El hubb derim ben el hubb el hubb

Allah gönlümce verir

El hubb derim ben el hubb el hubb

Allah gönlümce verir

 

Hava bulutlandı

Şimşekler çakacak

Kadınlar damlarda

Seyre çıkacak

Derlerki bu gece yatsından sonra

Gökten yağmur gökten yağmur

gökten yağmur

Gökten yağmur gibi herif yağacak

Kızlar şükredin Allah Babaya

Benzerdik yalnızken kızgın sobaya

Çölde kalmış gibi bakardık göğe

Hadi toplanın toplanın toplanın

Buluşalım bu gece avluda damda

Gökten adam gökten erkek gökten

koca

Gökten sapır sapır herif yağacak 

Herif yağacak

Gökten şapur şupur herif yağacak

Herif yağacak

Açılsın memeler

Süzülsün gözler

Dövülsün tavına gelince sözler

Devrilin yatağa zevklenin kızlar

Çok şükür çok şükür çok şükür

Çok şükür bu gece yatsıdan sonra

Gökten adam

Gökten erkek

Gökten koca

Gökten sapır sapır herif yağacak 

Herif yağacak

Gökten şapur şupur herif yağacak 

Herif yağacak

Aşk zinciri erir el hubb devri gelir

El hubb derim ben el hubb el hubb

Allah gönlümce verir

El hubb derim ben el hubb el hubb

Allah gönlümce verir

El Hubb Arapça Muhabbet-Aşk anlamına geliyor. Allah’a duyulan sevgiyi, aşkı ifade etmek için kullanılan bir sözcük. Böyle bir başlıkla başlayan şarkının söz yazarı ,şarkının içindeki Allah Baba kelimesini herhalde küfür anlamında kullanmamıştır. Şarkıyı söyleyenlerin de böyle bir niyeti olmadığına inanıyorum. Ve bu nedenle kanalın da büyük para cezasına haketmediğini düşünüyorum. Ve de bu olayı garipsiyorum.

Ne diyeyim-Bir yaşıma daha girdim-

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55