CELİL ÖZCAN /
KADINLARA MİLLETVEKİLİ SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ VERİLMESİ
05 Aralık 2017 Salı, 07:01

 

5 Aralık 1934′de “Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı” veren yasanın kabulü ile bu tarih kadın hakları günü olarak kutlanmayabaşlamıştır. Yaşamın her alanında yok sayılan kadın, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte önemli siyasi ve sosyal haklar elde etmiş, toplumsalalanda varlığını ortaya koymuştur.

Atatürk'ün Türk toplumunu yüceltme çabaları doğrultusunda, gelenekçi tutumu ortadan kaldırarak yenileşme arayışı içinde, çağın gereğine uygun kurumları, örgütleri yerleştirmek çabasıyla yaptığı devrimler, yeni neslin bu çizgide yetişmesi amacını taşıyordu. Bu nesil Türkiye Cumhuriyetini geleceğe taşıyacaktı. Nitekim Atatürk yeni neslin yetişmesi ve eğitiminde birincil rol oynayan Türk toplumunun temeli kabul ettiği aileye ve ailenin de direği olarak gördüğü Türk kadınına çok büyük önem vermiştir. Özellikle hukuk alanında kadınlara geniş haklar tanımıştır.

Atatürk, 1923 yılında "...şuna inanmak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir" ya da ''...toplumun başarısızlığının asıl sebebi kadınlara karşı olan bilgisizlikten ileri gelir, bir toplumun bir organı faaliyette iken diğer bir organı işlemez ise o toplum felç olur." derken bu yaklaşımını dile getirmektedir. Bu hedef için önemli bir başlangıç olarak 1924 yılında yürürlüğe konulan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim merkezileştirilmiş, aynı zamanda kızlarımıza ilkokul, ortaokul ve yüksekokul öğreniminin kapıları açılmıştır. Bunun anlamı cinsiyet ayrımı gözetilmeden eğitimde eşitlik olanağının yaratılmasıdır.

Kadın, insanlığın ilkel çağlarında kısa bir süre anaerkil aile tipinde, üstün duruma yükselmişse de sonraki tarih çağları kadını, toplumda, ailede ikinci plana geçirmiştir. Özellikle, kadınlara siyasi hakların tanınması yolundaki gayretler 20. Yüzyılın başlarında Avrupa ve Amerika’daönemli aşamalar kaydetmiştir.

Atatürk, 3 Şubat 1923’te İzmir’de yaptığı bir konuşmada, kadınlara erkeklerin gördüğü bütün öğrenim kademelerinin açılmasının gerektiğini, artık kadınların, toplumsal hayatta erkekle birlikte yürüyeceklerini, birbirlerine yardımcı olacaklarını belirtti. Nitekim Cumhuriyet devri kanunlarında kadın hakları kesin çizgilerle çizildi, kadın erkek eşitliği prensip olarak kabul edildi.

4 Nisan 1926 yılında yürürlüğe giren Medeni Kanun ile de erkeğin üstünlüğüne dayanan düzene son verilmiştir. Bu kanun sayesinde evlilikte çok eşlilik yasaklanmış, Evlenme ve Miras Hukuku’nda kadın, erkekle eşit hale getirilmiş, boşanma hakkı kadına da tanınmış ve imam nikâhı yerine medenî nikâh şart koşulmuş, evlilik esnasında da sonrasında da kadının ekonomik ve hukuksal güvencesi sağlanmıştır.

Böylece Türk aile yapısı ve işleyişi çağdaş, demokratik kurallara dayandırılmıştır. birçok Batı memleketlerinden daha çabuk ve daha geniş ölçüde, Anayasal olarak erkeklerle eşit haklara kavuşan Türk kadını, cinsiyet farkı gözetilmeksizin, herkesin kanun karşısında eşit olduğu hakkını kazanmıştır. Anayasa, diğer kamu haklarında da, kadınla erkek arasında hiçbir ayırım yapmamıştır. Çalışma şartları bakımından kadınların, gençler ve çocuklarla birlikte özel surette korunacağı, belirtilmiştir.

Atatürk tarafından birçok batı ülkesinden önce Türk kadınına tanınan bu haklar, Ata’nın kadının toplumdaki yerine verdiği önemin somut göstergesidir.

1930 tarihli Belediye Kanunu, seçme ve seçilmede kadınla erkeği eşit tutmuştur. Böylece kadınlara belediye seçimlerinde hak tanınması çok ileri bir adım oldu.

İkinci adım, 1933’te atıldı. Köy Kanunu değiştirilerek, kadına, köyde muhtar ve ihtiyar heyetini seçmek, muhtar ve ihtiyar heyeti üyesi seçilmek hakkı verildi.

Asıl büyük hamle, yasama organlarına seçme ve seçilme yolunun kadına açılmasıyla oldu. 1924 Anayasasının 10. ve 11. maddeleri 1934’te 2599 sayılı kanunla değiştirildi, bu sayede, Türk kadını, Büyük Millet Meclisi seçimlerinde seçmek ve seçilmek hakkı kazandı.

5 Aralık 1934 günü dünyada kadınların yasal olarak milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu ülke sayısı 28, bu hakkın kullanıldığı ülke sayısı ise sadece 17 idi. Kadınlar seçme/seçilme hakkına Fransa'da 1944, İtalya'da 1945, Yunanistan'da 1952, Belçika'da 1960 ve İsviçre'de 1971 yılında kavuştular.

Daha demokratik toplumlar için, önce kadın kendi haklarını biliyor ve kullanıyor olmalıdır ki yetiştirdiği bireylerin de temel hak ve özgürlüklerikullanma konusunda bilinçli hareket etmelerini sağlayabilsin.

Yasalarca elde ettiğimiz bu haklar kadar önemli olan, toplumca benimsenmiş, değişmek istemeyen geleneksel düşünceleri değiştirmeyibaşarabilmektir.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak,5 Aralık 1934 tarihinde Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkının verilmesinin 83. yıldönümündebu anlamlı günün tüm kadınlarımız için kutlu olmasını diliyoruz.

 

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55