NURAN İKİZ /
Sıcaklar ve karıncalar
15 Eylül 2017 Cuma, 07:00

O eski sıcaklar biraz olsun kaybolunca karıncalar da elini ayağını ortalıktan çekti. Neydi o, bu yazın o sıcak aylarındaki karınca bolluğu. Çalışma masamızın üzerinde gezinmeler, ellerimizin üzerine çıkıp yüzümüze kadar tırmanmalar… Üfleyip püfleyip kurtulmak istedikçe yine karınca akınıyla karşılaşmalar… Şimdi yok artık.  Herhalde bundan sonra çıkmazlar.

Gerçi Eylül ayında Ağustos sıcakları yaşıyoruz. Meteorolojiye göre sıcaklık mevsim normallerinin 10 derece üzerinde. Hafta sonu da aşırı sıcaklar tüm yurdu etkileyecek. Meteorolojinin yayınladığı son hava durumu tahminine göre önümüzdeki hafta perşembe gününe kadar bu sıcaklar devam edecek.

Biz yine gelelim karıncalara… Özellikle yaz aylarının gelmesi ile beraber işyerimizi, mutfaklarımız başta olmak üzere evimizin pek çok yerini karıncaların istila etmesi aslında oldukça doğal bir olay. Ancak bu durum pek çok nedenden ötürü bizlere rahatsızlıklar yaşatmakta. Bu yüzden bir şekilde karıncaları yaşadığımız çevreden uzak tutmak ihtiyacı duymamız da normal.

Ben de bu amaçla karıncaları öldürmeden ve onlara zarar vermeden, doğal yöntemler ile yaşadığımız çevreden nasıl uzak tutarız diye biraz araştırma yaptım ama uygulamaya gelince gerçekleştiremedim. Çünkü mücadele yöntemleri o kadar çok uğraş isteyen çeşitte ki en sonunda vazgeçip zamana bıraktım. Ve öyle de oldu, bir süre rahatsızlığa katlandıktan sonra karıncalar işte bugünlerde ortalıktan çekilip gittiler.  Herhalde buna aşırı sıcakların sona ermesi sebep oldu veya onlar kendilerine daha kolay bir beslenecek yer veya yol buldu.

Bunu nasıl tahmin ettim, araştırmamda ortalıkta gıda kırıntısı bırakmayın, çevrenizi temiz tutun önerileri yanında şu tavsiyeden esinlendim:

“Karıncalar bir rotayı takip eder. Aynı yoldan gidip gelmeleri şöyle olur: Karıncaların yollarını bulabilmek için yürüdükleri zemine bir koku maddesi salgılamalarıdır. Salgılanan bu koku sayesinde karıncalar hem tekrar yuvalarına dönebilmekte, hem de diğer karıncaların aynı yolu takip ederek gıda kaynağını kolayca bulabilmelerini sağlamaktadır. Karıncaları izleyerek takip ettikleri bu yol sayesinde, giriş noktalarını bulup, bu noktaları silikon veya alçı benzeri maddelerle kapatmanız karıncaların varlığını(karıncalar yeni yol açana kadar) %50–60 oranında düşürecektir.”

Bu önerileri yerine getirmek için nereden geldiklerini arayıp bulamayınca mücadeleye boş verdim.

O aşırı sıcakların etkisi gidince karıncalar da gitti ve rahatsızlığımız da bitti.

Sırası gelmişken karıncalar hakkında kısaca bir bilgi vermekte yarar var. Yeryüzünde en kalabalık nüfusa sahip olan canlıların karıncalar olduğu biliniyor. Her yeni doğan 40 insana karşılık, 700 milyon karınca dünyaya gelirmiş. Karıncalar hakkında şu bilgilere de rastladım:

“Böcek türlerinin en ‘sosyal’lerinden biri olan karıncalar, son derece iyi ‘örgütlenmiş’ bir düzen içinde, ‘koloniler’ denen topluluklar halinde yaşarlar. Örgütlenmeleri öyle gelişmiş bir düzen içindedir ki, bu açıdan insanlarınkine benzer bir uygarlığa sahip oldukları bile söylenebilir.

Evrimciler, karıncaların 80 milyon yıl önce arkaik bir yabanarısı türü olan ‘Tiphiidae’den türediklerini, 65-140 milyon yıl önce aniden ‘kendi iradeleriyle’ sosyalleşmeye başladıklarını ve böceklerin evriminin en üst basamağını oluşturduklarını iddia ediyorlar.”

Son yıllarda aşırı bir kış geçirmedik. Geçen kış, yani sadece 2016 yılının son günleri bir yoğun kar ve buzlanmaya şahit olduk ki her şeye bedeldi. Giden gittiği yerde kaldı, dönmek isteyenler yollarda büyük çileler çekti. Araçlarını yollarda bırakmak zorunda kalıp evlerine yaya dönebilenler oldu. Yılbaşı organizasyonlarına katılmak isteyenlerin birçoğunun hevesleri kursaklarında kaldı.

Eskiler kara kışları anlatırken insanı üşütürler adeta... Kar, zaten çoğu tek katlı evlerin çatılarına kadar çıkar, sabah kalkanlar sokak kapılarını açınca kar duvarı ile karşılaşırlarmış. Sonra kürekler ellerde kapıyı kaplayan kar duvarını önce açar, sonra da sokakların ortasında yayaların geçebileceği kadar bir patika oluştururlarmış. Ulaşımlarını ancak öyle sağlarlarmış.

Bir de yaz çok sıcak olunca yazı takip eden kış da ona oranla çok soğuk olurmuş derler. Önümüzdeki kış böyle mi olacak acaba? Zor mu ısınacağız? Yoksa bu tahminler boş mu çıkacak, göreceğiz…

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55