ERCAN KERMAN /
İLİM DİLİ
11 Eylül 2017 Pazartesi, 07:00

Benim çocukluk ve ilk gençlik yıllarımda her yılbaşı eve “Saatli Maarif” takvimi alınır, yıl boyunca gün gün onun yaprakları kopartılıp okunurdu.

Benim yerde bulduğum bir gazete, yazılı kâğıdı alıp okuduğum yıllardı. Takvimin yapraklarındaki günün yemeğinden, doğan çocuklara konulacak isimlere kadar her yerini okurdum.

Beni hayrete düşüren hava durumunu bilmesiydi. Eski Kasımın 93’ü olduğunda “Kocakarı Fırtınası” yazar ve o gün hakikaten kuru soğuk, ayaz bir gün olurdu. Bir yıl önceden hazırlanan bir takvimin bunu bilmesi şaşılacak bir şeydi benim için.

Sonradan aklım erdiğinde her yıl periyodik olarak aynı rüzgârların aynı günlerde estiğini, Kuzeyli rüzgârlar estiğinde fırtına ve ayaz olduğunu, yıllarca bunu gözlemleyerek insanların sonuçlar çıkardığını akıl ettim.

Yukarıda “Eski Kasım” diye bir deyim kullandım. Eskiler yılı iki aya ayırmışlar. 180 gün Kasım, 180 gün Hızırellez. Bahsettiğim 180 gün süren kasım ayı.

O kasımın 100’ü olduğunda yaşlılar “100, önümüz düz” derlerdi. 120’de leylekler muhakkak gelirlerdi, “Yüzelli yaz belli” deyimi havaların ısınmaya başlamasının Kasımın 150’siyle başladığını belirtirdi. Cemreler de eski kasım günlerine göre düşerdi.

Rahmetli amcam “Saatçi İsmail” anlatırdı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında ramazan, yazın sıcak günlerine rastlamış. Oturdukları Kıyık’ta cami olmadığından teravih namazı için “Selimiye Camii”ne’ giderlermiş. Karartma dolaysıyla halılar caminin camlarına gerili imiş. Cami hava almadığından epey uzun olan teravih namazında bayağı terlerlermiş.

Gelelim ramazanın miladi takvime göre 10 gün farklı gelmesiyle 36 yılda bir devrini tamamlamasına.

Biliyoruz ki “Hicri Takvim” Ay takvimi. Ayın devri 28 günlük olduğundan yılda on gün fark oluşmakta. Bu değişkenliğin Batı dünyasıyla uyuşmamızda zorluk çıkarması üzerine o günkü Hicri Takvimin üzerine Miladi Takvim, yani 365 günlük takvim monte edilince  ‘Rumi Takvim’ ortaya çıkmıştır. Rumi Takvimi, Miladi Takvime çevirmek için 584 ilave etmek gerekir. Yani halk arasında 93 Harbi denilen Türk-Rus Savaşı, Rumi 1293 artı 584 eşittir 1877-1878 Türk-Rus Savaşı demektir. 1878’i araya katmamızın sebebi ay farkından doğar. Rumi Mart ayıyla Miladi mart ayı arasında on gün fark olması gibi.

Çanakkale Türküsündeki “Hey  on beşli” deyimi de Rumi bin üç onbeşlileri, yani Miladi 1899 doğumluları anlatır.

Güzel ülkem o kadar hızlı değişimlere maruz kaldı ki dün halita derken bu gün alaşım demeye başladık.

“Mütemmim malumat bilâhare tarafınıza tevdi olunacaktır.” Cümlesi İstiklâl Savaşı’nda Atatürk’ün çektiği bir telgraftır. Hadi anlamını da söyleyeyim:

“Tamamlayıcı bilgi devamen tarafınıza gönderilecektir.”

Her şeye rağmen “İlim dili olamaz” denen Türkçemiz içindeki yabancı kelimelerle bile olsa ilim dili olmuştur. Kalın sağlıcakla…

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55