ÜLKÜ VARLIK /
KIRKPINARA HOŞ GELDİNİZ (III) EDİRNE ŞAHESERLERİ ADALET KASRI ( KASR-I ADL )
15 Temmuz 2017 Cumartesi, 07:00

           


 

 

KIRKPINARA HOŞ GELDİNİZ (III)

EDİRNE ŞAHESERLERİ

ADALET KASRI ( KASR-I ADL )

 

Bu yazımı, Edirne’de 2000-2004 yılları arasında

Edirne Valiliği yapan rahmetli Fahri Yücel ve

kıymetli eşleri Perihan Yücel Hanımefendiye

armağan ediyorum .

 
 
 

     Yüzyıllar boyu üç kıtaya hükmetmiş bir imparatorluğun başkentlerinden (payitaht) biri olan Edirne'de tarihi yapılar    arasında dolaşıldıkça geçmişin görkemli günlerini hatırlatan tatlı esintileri hissetmemek mümkün değildir.

     Tunca ve Meriç vadilerinin birleştiği noktada, eşsiz bir doğal güzellikte, verimli tarım topraklarıyla çevrilmiş ticari ve politik önemi olan bir yolun üzerinde, Hadriyanos'un yaptığı surlar içinde düzenli, planlı, ilginç bir müstahkem kent olan Edirne, bu özelliğiyle Osmanlı sultanlarının devamlı ilgisini çekmiştir. Birinci Sultan Murat tarafından (1326-1389), 1361 yılında fetholunan Edirne, bu tarihten sonra Türklerin Rumeli'yi zaptetme hareketlerinin vazgeçilmez bir üssü olmuş ve II.Sultan Murat'ın (1402-1451) cülusuna kadar geçen süre içerisinde sultanlar bu şehri yüksek minareli camiler, ilim-irfan dolu medreseler, yoksulluğun yarattığı sıkıntıları önlemeye yönelik imaretler (yoksullara yiyecek dağıtmak üzere kurulmuş hayır evleri) inşa ederek süslemişlerdir.

Fotoğraf sanatçısı Enver şengül'ün objektifinden Adalet Kasrı

 

Edirne Sarayı ve Adalet Kasrı

      Türkler Edirne'yi aldıktan sonra burada imar hareketlerine başladıkları gibi, Osmanlı sultanlarının oturmaları için de saraylar, köşkler yaptırmışlardır. Edirne'de Osmanlılar tarafından yaptırılan iki saraydan biri olan  ve Saray-ı Cedid-i Amire olarak da bilinen Edirne Sarayı'nın inşası, 1451 yılında II. Sultan Murat tarafından başlatılıp Fatih Sultan Mehmet (1432-1481) zamanında tamamlanmıştır. Saray uzun yıllar içerisinde yapılan ilavelerle genişlemiştir. Sarayda ilk yıllarda Bab-ı Hümayun, Alay Meydanı, Cihannüma Kasrı, Kum Kasrı, Harem ve Enderun bulunuyor iken, Kanuni döneminde Terazi ve Adalet Kasırları da saraya eklenmiştir.

 

     İhtiyaç sahiplerinin dilekçe ve arzuhallerini sarayın emniyet teşkilatının başı durumundaki Bostancıbaşı'ya iletilmek üzere, bu kulenin önündeki iki taş sütundan biri olan Seng-i Hürmet Taşı'na (Saygı Taşı) bıraktıkları için olsa gerek, bu kuleye Adalet Kasrı denilmektedir. Seng-i İbret (İbret Taşı) denilen diğer sütunda ise boğdurulan devlet büyüklerinin başları padişahın görmesi için sergilenirdi.

II.Sultan Murat (1403-1451) Tuval Üzerine Yağlı Boya Tablosu  

 

     Adalet Kasrı'nın  dilekçe kabulü ve ders alınmak (ibret) için sergilenmek dışında da  önemli işlevleri vardı. Osmanlı İmparatorluğu'nun merkezi yönetim örgütü öğelerinden olan Divan-ı Hümayun toplantılarının bu kulede yapılıyor olması ve Kanuni Sultan Süleyman'ın (1495-1566)  Osmanlı İmparatorluğu'nun yasalarını yine bu kulede bir araya toplayarak bir Kanunname oluşturması oldukça önemlidir.

 

Divan-ı Hümayun Toplantıları  ve Adalet Kasrı

      Divan, devlet adamlarının her türlü kamu işini gözden geçirmek ve halkın dilek ve yakınmalarını dinleyerek yürütme ve yargı kararları almak üzere toplanmaları demektir. Osmanlı sisteminde en önemli ya da yüksek divan, padişahın katıldığı Divan-ı Hümayun'dur.

Kanuni Sultan Süleyman (1494-1566) Tuval Üzerine Yağlı Boya Tablosu

 

     Sultan, sadrazam, öteki vezirler (kubbevezirleri), kazasker’ler, defterdar,  nişancı ve Rumeli Beylerbeyi'nden oluşan Divan-ı Hümayun; mülki, askeri ve şer'i konularda müzakere ve karar alınan yerdir. Önemli mali sorunlar, toprak meseleleri gibi yöneticilerin tek başlarına karar alamayacakları önemli bütün konular burada görüşülmektedir. Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar Sultanın başkanlığında toplanan Divan, 1475 yılından itibaren veziriazam başkanlığında toplanmaya başlamıştır. Ancak padişah, arzu ettiği takdirde divanın toplandığı salonun üstünde "kasr- ı adl" denilen kafes pencerenin arkasından divandakilerin haberi olmadan toplantıları takip edebilirdi. Divan-ı Hümayun'da makamlar şikayetleri bizzat dinlediklerinden, divan görüşmelerini "kasr-ı adl" de dinleyen padişah tarafından mahalli idarecilere, halkın şikayetlerini önlemek ve çeşitli sorunlarını çözmek; bey, paşa, kadı gibi güçlü yetkilere sahip kişilerin halkı ezmesini, kanunsuz ceza verilmesini, kanun dışı vergi alınmasını  önlemek üzere adaletnameler gönderilmesi mümkün olmuştur.

 

     Divan- Hümayun aynı zamanda en üst temyiz kurumu idi. Kaza Mahkemelerinde hükme bağlanmış kararlara itiraz edildiği takdirde konu Divan'da görüşülürdü. Divan'ın verdiği kararlar kesindi ve derhal uygulanırdı.

 

    İmparatorluk yönetimi açısından böylesine önemli görevleri bulunan Divan-ı Hümayun toplantılarının Edirne Sarayı'ndaki Adalet Kasrı'nda yapılıyor olması bu taş yapının varlığını oldukça anlamlı kılmaktadır.

  

Saray içinde yer alan Adalet Kulesi (Kasr-ı Adl) Genel Görünümü

 

Osmanlı İmparatorluğu'nda Hukuki Yapı ve Adalet Kasrı

     Osmanlı Hukuk Mevzuatı iki kısımdan oluşmaktadır: Şer'i ve örfi hukuk. Klasik fıkıh kitapları içinde yer alan ve geçmiş dönemlerde devletin müdahelesin’den bağımsız olarak oluşan hukuka Şer'i hukuk, padişahların emir ve fermanlarıyla oluşan hukuka örfi hukuk adı verilmiştir. Padişahların amme hukukuna, idare teşkilatına, ceza işlerine dair çıkardıkları birçok kanun vardır. Bunların çok çeşitli olmaları dolayısıyla bir araya toplanıp standart hale konmaması hak ve yükümlülüklerde eşitsizliklere sebep olmaktadır. Aynı konuda çeşitli sınıf, zümre ve bölgelere göre ayrı kural ve uygulamalar göze çarpar, kodifikasyon (düzenleme) söz konusu değildir.

 

     “Kanunname" şeklinde bir kodifikasyon çalışmasını başlatan Fatih Sultan Mehmet olmuştur. Osmanlı Devleti'nde tedvin edilmiş olan kanunnamelerin en önemlileri Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman'a ait kanunnamelerdir. Fatih'in Teşkilat Kanunnamesi (Kanunname-i Al-i  Osman) eskiden beri mevcut hükümleri derleyip toparlamaktadır. Kanuni Sultan Süleyman devrinde tedvin olunan (düzenlenen) kanuname ise, yalnızca idari alana özgü olmayıp; idari, hukuki, mali ve cezai alanları, usul  hukuku alanını kapsamakta ve böylece daha geniş bir hukuk sahasını kanunlaştırmaktadır. Bu Kanunnamenin ise, Kanuni Sultan Süleyman tarafından,  sadrazam ve şeyhülislam nezaretinde Edirne  Sarayı'ndaki Adalet Kasrı'nda oluşturulması kentimizin  tarihi değeri açısından son derece önemlidir.

 

Sonuç

      1361 ile 1453 tarihleri arasında Osmanlı İmparatorluğu'nun payitahtı olan müze şehir Edirne'nin  sinesindeki Edirne Sarayı içinde yer alan ve geçirdiği onarımlar sonucu yüzyıllara direnebilmiş olan Adalet Kasrı, bir imparatorluğu yüz yıllarca yıkılmadan ayakta tutmuş "adalet" kavramını çevresindeki onca yıkım ve felakete direnerek vurgulamıştır. Yüzyıllar öncesinden günümüze kalan bu kasrı yüzyıllar sonrasına miras bırakabilmek ise hepimize düşen bir insanlık görevidir.

 

Kaynakça

 *Gülsün, Hakan, vd.  “Osmanlı Saray Mimarlığında “Devlet” Kavramını Vurgulayan  Mimarlık  Öğeleri”, 1.Edirne Sarayı Sempozyumu Bildirileri, 25-27 Kasım, 1995, T.Ü. Rektörlüğü Yayınları No: 16, Edirne, 1999

*İnalcık, Halil, Osmanlı’da Devlet, Hukuk, Adalet, Eren Yayınları, İstanbul.

*Kazancıgil, Ratip, Nilüfer, Gökçe, “Edirne Sarayı ve Hekim Beşir Çelebi”, 1.Edirne Sarayı Sempozyumu Bildirileri, 25-27 Kasım , 1995, T.Ü Rektörlüğü Yayınları No: 16, Edirne, 1999

*Kuban  Doğan,  “İstanbul`un Batıya Dönük Yüzü: Edirne” 1. Edirne Sempozyumu Bildirileri, 25-27 Kasım 1995, T.Ü Rektörlüğü Yayınları No:16, Edirne, 1999 

*Onur,  Oral,  Edirne Kadıları, Kasr-ı Adl, Edirne Valiliği Yayını, İstanbul, 1999

*Ortaylı,  İlber,  “Osmanlı Bürokrasisinin Özelliklerine Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım  Denemesi”, Osmanlı İmparatorluğu’nda İktisadi ve Sosyal Değişim, Makaleler I, Turhan Kitabevi

 *Ortaylı, İlber, Türk İdare Tarihi, TODAİE Yayınları, No: 180, Ankara, 1979

 *Sencer,  Muzaffer  “ Tanzimata Kadar Osmanlı Yönetim Sistemi”, Amme İdaresi Dergisi, C.17,  S.2.  (Haz.1984’ten ayrı basım), Ankara,1984

 *Ünal M. Ali, Osmanlı Müesseseleri Tarihi, Genişletilmiş 3. Baskı, Kardelen Kitabevi, Isparta,1999

 *http:// www.osmanli.gen.tr/padişahlar/10hayati.html

 

Açıklamalar.

(1)Bu yazım, Trakya Üniversitesince düzenlenen I. Edirne Kültür Araştırmalar  Sempozyumunda‘’EdirneSarayı’nda Yer Alan Adalet Kasrı’nın (Kasr-ı Adl) Osmanlı Kamu Yönetimindeki Yeri ve Önemi’’ başlıklı bildirmin kısa bir özeti olarak tarafımdan düzenlenmiştir. Ayrıca, bugüne kadar çok sayıda yazı, makale ve bildirilerde kaynak olarak yararlanılmıştır.

(2)Üç bölümden oluşan bu yazı dizisini 656. Kırkpınarların anısı için hazırladım. Gelicek yıllarda nice Kırkpınarlarda buluşmak dilek ve temennilerimle.

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55