Necdet Tezcan /
ATIYORUM
12 Temmuz 2017 Çarşamba, 07:00

Atıyorum, atıyorsun, atıyorlar…  İyi ki atanlar var.

            Ne atıyorlar?

            Top mu, üç buçuk mu?

            Üç buçuk deyince Lorel ile Hardi geldi aklıma.

            Karşılık oturmuşlar. Zarlarla kumar oynuyorlar. O sırada bir polis birinin arkasında dikilip onları seyretmeye başlıyor. Ama karşıdaki görüyor polisi, öteki görmüyor ve tehlikenin ayırdında değil. Çünkü kumar oynamak yasak. Atma sırası gelen polisi gördüğü için zarları evirip çeviriyor ama atmıyor. Karşıdaki hadi atsana diye sıkıştırıp duruyor. Bu ısrar karşısında Hardi’nin ince sesli yanıtı:

            -Atıyorum, atıyorum da üç buçuk atıyorum!

            Karşılıklı konuşmalarda bu “ATIYORUM” sözcüğü sıkça kullanılır oldu. Türkçemizi bozma yolunda gayret gösterenlerin ve dizilerin, marifeti bunlar. Yabancı çevirilerde de aynı sözcük Türkçeye hakaret edercesine söylenmekte. Atmak fiili var Türkçemizde Kullanılıyor da. Ancak yerinde ve gerektiği zaman, anlamı saptırılmadan kullanılırsa yakışıklı olur ve yerini bulur.

            Öz Türkçe sözlükleri küçümseyen aşağılan bir gurup var. Bunlar bu yenilenmeyi bir türlü sindiremezler. Ve bile bile ve inadına konuşurken şurdan burdan dilimize

giren(özellikle Arapça) sözcükleri seçerler. Bir zamanlar “Yaşayan dil” özdeyişine sığındılar.

            Neymiş!... İki kuşak anlaşamazmış. Dil, ister istemez kendini yeniler. Bu her dil için elzemdir. Aydınlar, yazarlar bu  gelişime katkı sağlamalıdır. Yoksa ve zamanla her dil ulusallığını yitirir. Kültür olayının en başında  o ülkenin dili gelir. Kültür sömürüsü “dil”den başlar. Bilindiği gibi İngilizce dünya dili olmak durumuna taşınıyor. Bir ara ”Esperanto” diye bir dünya dili üretme çabaları başlamıştı. Öyle kaldı. Çünkü emperyalizmin işine gelmedi bu iş. Dil üzerine söylenecek çok şey var bildiğim. Dilsiz ülke olmaz, ülkesiz dil  de olmaz

            Bizim bu konuda çok güzel bir deyişimiz var. Şu “atma” konusunda.

Çoğumuz kullanırız bu deyişi

-          Atma şaban atma, din kardeşiyiz.

Türkçeyi yozlaştıran buna benzer atmasyonlar. En sinirlendiğim deyişlerden biri de,

“Ne alaka’” Daha var. Bakalım bir gün onları da saptayıp, yazacağım.

Türkçemizin özleşmesini istemeyenlere söylenecek bir şeyler var:

Hay

Hay dilinizi eşek arısı soksun e mi!.

Atarak, satarak ilerliyoruz, bakalım nereye?

-----------------------------------------

 

“Hiçbir haksızlık küçük, hiçbir insan önemsiz değildir”

Jeremy BENTHAM

A-SALAK

Dağa çıkma değil, ülkeyi yüceltmek zamanı hemen

Elele, gönül gönüle vermek için çok geç sayılmaz.

Bölücülük, ayırımcılık  ayıbıdır yarınların

Birlik, dirlik gibisi var mı yaşlanmanın

 

Bir karış gökyüzü bir avuç toprak ama bizim

Kalıcı olmayan varsıllık çıkmazında şaşkın

Kime kalmış, kim kalmış-aklımda- aklın da

Kurşun izleri olmasın yaşamın damak tadı

İnsanı insan yapan odak insandır biline

Yine mi çay döküldü  insanlığın  çölüne

                                               N. T

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55