Hakan KEZER /
TURİZM DENETİMLERİ
07 Nisan 2017 Cuma, 07:00

Mesleki denetim söz konusu olunca çoğu kişi tedirgin olur. Bazıları bundan sıkıntı duymaz. Tedirgin olanlarla, sıkıntı duymayanların gerekçelerini açıklamaya elbette gerek yok.

Meslek odaları veya birlikler, üyelerinin mesleklerini belirli bir kanun ve yönetmelik hükmünde sürdürmelerini sağlamak, hem mesleğini icra eden, hem de hizmeti satın alan kişilerin mağdur olmaması açısından mücadele etmek, düzenlemeler yapmak ve istenilen düzeyde ki meslek etiği kavramını muhafaza etmek ve mesleklere sahip çıkmak için varlıklarını devam ettirirler. Dolayısıyla bu disiplin ve ciddiyet, denetim birimleri ile sağlanmaktadır. Zira.piyasada ki işletmeler hiç bir şekilde denetlenmese, servisçiler veya taşımacılık yapanlar denetlenmese, kamu kurumları yetkili merciler tarafından denetlenmese, eğitim kurumları denetlenmese, işletme belgesi olmadan merdiven altı restaurantlara müsade edilse, korsan taksicilik yapılsa, kaçak inşaat faaliyetleri yapılsa, belgesiz konaklama hizmeti sunulsa, fırınların, kasapların hijyenleri denetlenmese, marketler denetlenmese ve aklınıza gelebilecek bir sürü şey bu şekilde ilerlese, sizce sonuç ne olur..? Hatta yapılan bu denetimlere karşı çıkan insanlara hangi gözle bakarsınız? Bunun ötesinde yıllarca emek verip, mesleğe sahip olmak adına her türlü koşulu yerine getiren, eğitimini alan, maddi veya manevi birikimini ortaya koyan, emek veren insanlar aptal da, bu işleri hiç bir yetkiye sahip olmadan yapanlar mı çok akıllı?

Meslekler, insanların hayatlarını devam ettirebilmesi ve hayata karşı sorumluluğunu yerine getirebilmesi için bir araç ve amaçtır. Mesleklerin yaşayabilmesi için, ilgili birimler tarafından sahip çıkılması bir ihtiyaçtır. Yönetmeliği olan bir meslek dalının sahip olduğu oda veya birlik, yönetmeliğinin gerektirdiklerini yapmak ve bunları yaptırarak disiplini sağlamak, yapılan kanun hükmünde mesleği yaşatmak zorundadır.

Turizm son yıllarda her türlü zorluklarla mücadele etmeye çalışan, küllerinden yeniden doğmaya çalışan ve zor dönemler geçiren bir sektördür. Bununla beraber bir şekil de turizm hareketleri yaşanıyor. Havaların ısınmasıyla beraber, insanlar bir yerlere gidip stres atma, kafa dinleme ve yeni yerler görme arzusundalar.
Ülkemizde çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da halkımızın kanunları çok net bilmemesinden faydalanan bazı kanun tanımayan kişiler, seyahat endüstrisinde 'kaçak' olarak anılan, hiçbir yasal zemini olmayan tur veya geziler organize etmekte. Kanunen, bakanlıktan belge almaksızın seyahat acentalarının yapabileceği faaliyetlerde bulunanlar hakkında;
"1618 sayılı kanunun 29 uncu maddesinde belirtilen idari soruşturmadan ayrı olarak, üç aydan altı aya kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.
Bakanlıktan belge almaksızın rehberlik faaliyetinde bulunanlar hakkında, bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.”

- Dernek, okul, arkadaş grupları, doğa, fotoğraf, yürüyüş grupları yada tanıdıklar vasıtasıyla organize edilen turlar, 'kaçak tur faaliyeti' kapsamında değerlendirilmektedir.

- Bu tür organizasyonlar yapmak isteyenlerin 'TURSAB' belgeli bir acenteden destek almaları ve profesyonel rehber bulundurmaları yasa gereği zorunludur.

- Bu tip faaliyetler devletin vergi, sizlerin güvenlik, yasal acentelerin ve lisanslı rehberlerin ise iş kaybına sebep olmaktadır.

Denetimlerden kimler, neden rahatsız olurlar?
 

Tabi ki öncelikle bu işi merdiven altı, yasal olmayan zeminde yapanlar oldukça rahatsız oluyorlar. Bizim gördüğümüz çevrede, çoğu emekli veya hali hazırda işi olan kişiler sahnede yer almakta. İnsanoğlu diliyle hakkı savunur, ancak nefsiyle haksızlığı yapar biçime bürünmüştür. Üç kuruş daha fazla kazanma söz konusu ise, hiç bir şeyin önemi kalmıyor. ‘Bir insanın ibadeti, görünüşü sizi aldatmasın. O adamın maddiyat ile olan ilişkisine bakın,’ şeklinde bir hadis bu durumu güzelce açıklıyor. Bu biraz da ahlaki ve vicdani değerler kavramıyla ilgili aslında. Kanun hükmünde gereken tüm yasal belgeleri ve lisanslı rehberi bulunan hiç bir acentanın rahatsız olmasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir. Aynı şekilde vizesini yaptıran, sözleşmesi bulunan hiç bir rehberin bundan zarar görme ihtimali yoktur. Denetimler sadece kaçak yapılan faaliyetler için değil, mesleği icra eden kişiler için de yapılır.

Yapılan denetimler turizme zarar verir mi?

Hiç bir surette yapılan denetimler şehirlerin veya bölgenin turizmine zarar vermez. Tam tersine kaliteyi arttırır. Hatta kaliteli bir hizmet için, hizmeti veren ve hizmeti alanların güvencesi için, yasal bir işleyiş adına denetimlerin yapılması şarttır. Geçmiş dönemlerde ülkemizde yasal olmayan biçimde yapılan organizasyonlarda meydana gelen kazalarda pek çok canlar yandı. Hiç kimse hakkını arayamadı. Çünkü yapılan organizasyonlar, yasaların önerdiği biçimde değildi. İnsan hayatından daha önemli bir şey yoktur. İşini ahlakıyla, adabıyla, kanuna uyarlı şekilde yapan kişiler, her türlü belgesinin eksiksiz olması gerektiğini bilir. İşini kanunlara göre yapar. Bunlarla birlikte her acenta profesyonel rehberin bir ihtiyaç ve yasal zorunluluk olduğunu, geziye katılanların bu hizmeti almaya hakkı olduğunu ve rehberi ne şekilde bulabileceğini gayet iyi bilir. Fakat işi alt seviyeden sürdürenler, lisanslı bir rehbere 3 kuruş vermektense, belgesiz rehberlik yapana 2 kuruş vererek, arada ki 1 kuruşu kardan kar kazancı olarak görecek şekilde basit düşünen bu kişilere ve onlarla iş ortaklığı yapan belgesiz rehberlik yapanlara göre denetimler turizme zarar veriyor. Aslında bu işin bahanesi tabi. Esnafı maşa gibi kullanarak, etrafı körüklüyorlar. Yukarı bahsettiğim gibi bu yankıları turizme verilen zarardan değil, kendilerine olan zarardandır. Bunun çok iyi farkındalar. Hatta bazıları öyle gülünç davranıyor ki, 'bir daha buraya gelmeyeceğiz, sürekli denetim oluyor, ceza kesiliyor,' diye haddini bilmeyen sözde tur liderleri veya kaptanlar yasaların yaptırımına çamur atma derdindeler. Acaba denetimlerde neden işlem yapılıyor? Neden cezalar kesiliyor? İşini kaliteli yapanla, yapmayan arasındaki fark zaten rahatlıkla görülebilir vaziyette. Hem kişi, hem kişilik, hem de yapılan iş için, kalite önemli bir husustur. İyi bir duruş, beraberinde iyi bir netice getirir. Ve sizin ileride ne olacağınızı, neye sahip olmaya çalışmak istediğiniz belirler. Şayet değerli olanlarla ilgilenirseniz, siz de başkalarının gözünde değerli olursunuz. Sınırlar aşılsın, hizmet anlayışı ve duruş ne şekilde ilerliyor şöyle bir görülsün isterim. Bir şeylerin peşinden koşarken, malesef farkına varmadan kalitemizi ve değerimizi düşürür hale geliyoruz. Edirnemiz adına söyleyecek olursak, böylesine önemli, değerli ve kıdemli tarihi mühürlerin olduğu bir şehirde, biraz daha sükunetli, biraz daha gelecek odaklı, biraz daha etik davranmak bu şehiri daha değerli kılacaktır. Bunları düşünürken ve yazarken sadece turizmci kimliğimi değil; aynı zamanda eğitimci ve araştırmacı kimliğimi de ortaya koyarak yazıyorum. Yıllardır işin duayenlerinden aldığımız eğitimler, uygulamalar, araştırmalar ve bu konularda verdiğimiz eğitimlerin bizlere kazandırdıkları bu şekilde düşünmeyi gerektiriyor. Biz evrensel gözlemleyelim, evrensel öğrenelim, evrensel bakalım ama yine özümüzü kaybetmeden yerel yaşayalım. Yerel yaşarken de karşı taraf bizlerde evrensel bir çaba olduğunu hissetsin. Kalitenin, devamlılığın yolu bundan geçer.

Sonuç olarak herkesin en iyi işi, sahip olduğu işidir. Biraz daha fazla kazanmak adına, meslek çizgisinden sapan insanlar, mutlaka bir gün yolun sonunda ki duvarla karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz olacaktır. Hem kendi mesleğimize, hem de başkalarının mesleğine ahlak ve dürüstlük çerçevesinde saygı gösterelim. Bizim ülke olarak en büyük sorunumuz da bu zaten. İş ahlakı ve dürüstlük kavramlarından yoksun olmamız. Başkalarının emeğine saygı duymamamız. Kısa yoldan nasıl zengin olalımları düşünürken, üretken olmaktan yoksun kalmamız. Böyle olmaya devam ettiğimiz sürece, başkalarının bizi sömürmesine gerek kalmadan, biz kendi kendimizi sömürmüş olacağız...
 

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55