ÖZLEM BEDEL
VE KADIN
Yayın Tarihi: 15 Mart 2017, Çarşamba
Diğer Yazıları

Kadın, şiddet.  Yan yana yazması bile yakışmayan iki kelime.

Hani kadınlar çiçekti. Üzerinden sadece 3 gün geçti 8 Mart’ın. Neyi unuttuk yine millet olarak, insan olduğumuzu mu yoksa?..

 

Bi video yayınlanmış internet üzerinden. Kadın kucağında çocuğunla oturuyor ve bi adam elinde makasla bağır çağır ite kaka onun saçlarını kesiyor.

Neresi burası. Türk değiller ancak bulundukları yer Türkiye’de olabilir. Malum potansiyel “evet”çiler olarak birçok mülteciyle beraber yaşıyoruz. Sorun ayrım değil şu an; dini, dili, ırkı ne olursa olsun orada psikoljik şiddete maruz bırakılan bir KADIN var…

Kadın… Yüzü gözü şişmiş ağlamaktan...

Niye o kadar çaresiz bırakıldı? Nedir bu duruma onu mecbur eden? Sessiz bırakılışının ardındaki suçlular kim?

Kucağındaki de kız çocuğu… Korkmasın diye ağlamak bile istemiyor, bişey yokmuş gibi davranmaya çalışıyor. Sarılmış evladına, belli ki kendinden geçmiş, bakışları umutsuz, yarınsız… Neler düşünüyor kimbilir bunlar yapılırken. Evladına sonra oyun gibi anlatmayı mı, unutturmaya çalışmayı mı?

Ve sen yaratık… Ne zaman unuttun insan olduğunu ve bu var oluşun bir kadın sayesinde olduğunu. Ne aciz bi ego doyumsuzluğu ki bu yaptığın; bir çocuğun gözü önünde bir anneyi, bir kadını bu hale getirebiliyorsun. Nasıl yetiştirildin, ne yaşadın da bu hale gelebildin, nerden yaralandın ki başka bir insanı bu kadar ezip yaralayabiliyorsun…

Bunlar belki okuyup duyabildiklerimiz. Birçok kadının sesini duyamadan ya sesleri kesiliyor ya da devam ediyorlar sürgün hayatlarına… çok acı...

Dünyamızda hala kadına şiddetten bahsederken ufak bi tarih irdelemesinde çıkan sonuçlar da hiç iç açıcı değil.

*Hint geleneğinde kadın, erkeğin mutlak egemenliği altındaydı. Kayıtsız şartsız itaat ve sadakat göstermek zorundaydı. İnsan ilişkilerinde tercih ve söz hakkı yoktu.

*Japon ve Çin geleneğinde, eşine ve onun akrabalarına sunduğu hizmetle değer kazanırdı. Erkek özellikle de aile yaşantısında her şeye hâkimdi.

*Kadın, Yunan geleneğinde alınıp satılan, adeta devredilen bir eşya niteliğindeydi.

*İslam öncesi toplumlarda, kız çocuklarının diri diri gömülmesi korkunç bir insanlık dramıydı.

Ve biz bugün yarın hep güçlü olmalıyız. Kadın olmanın çok zor olduğu apaçık bir gerçek, bu sebeple de ne eğitimimize ne de bakış açımıza ket vurulmadan ilerlemek zorundayız. Kadın güçlü olursa anne güçlü olur, toplum güçlü olur. Toplum güçlü olursa bu psikopatlar azınlık kalır. Maalesef kurtuluş ve son durak ölüm olarak gören kadınlar değil, kendi ayakları üzerine basabilen özgür ve umutlu kadınlar çoğunlukta oluruz.

Kadınlar sadece 8 Mart’ta değil her zaman kutsaldır. Kadına kalkan eller kırılsın demekle olmuyor. O elleri kıracak yasalarla, pırıl pırıl bir toplumun cansuyu olan kadına gereken değerin verildiği yarınlarda görüşmek dileğiyle…

DİĞER YAZARLAR
ERCAN KERMAN
Edirne Sevdalıları
Recep Çınar
İnsan tipleri!
CELİL ÖZCAN
Kurtuluş Mücadelesinin 100. Yılı
Psikolog. Buse Başköylü
Alt Islatmanın Psikolojik Sebepleri
Tülay Çağlarer
Edebiyatımızdan örneklerle Ramazan
Zafer Dereli
Sağlık personeli alımında mülakata hayır!!!
Teoman Özçuhacı
Perşembenin gelişi çarşambadan belli
NURAN İKİZ
Şehirler ve insanlar
Ahmet Acaroğlu
HER ŞEY GÜZEL OLACAK
ERTAN ÇEKİÇ
Kelebeğin kanadı
EKREM KANTUR
Malüllük maaş hesabı neden farklı?
M. ENİS ŞENSEVER
SINIR–LI/ SIZ–BİRLİKTE-LİK GRUP SERGİSİ
Şükrü Akıllı
Ülkemi yoran bir seçim daha
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
Numan Özgür METİN
Kötü ruhların kovalandığı festival; Kukerlandia
Burhan Aytekin
Nevruz
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
MUSTAFA ÇETİN
ALEVİLİK VE TOPLUMSAL BİRLİK
Selçuk Duranlar
Karbon ayak izi (2)