HAMİT PUHALOĞLU /
Ukrayna ziyareti
21 Ocak 2017 Cumartesi, 07:00

Geçtiğimiz yıl sonu babaannemin memleketi olan, akrabalarımı bulmak için Ukrayna’ya gittim.

Tatarların Kırımdan gelip en çok yaşadığı yerlerden biri Ukrayna’nın Lviv şehridir.

Bir buçuk milyon nüfusu var. 362 kilise var. Katolik Hıristiyan bunlar, 1500 tatar var. 10 000 Müslüman var. 4 bini de Türk bunların. Buralarda dolaşırken enteresan bir şekilde ‘Galiçya’ denen bir bölge dikkatimi çekti. Galiçya, Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Savaşı’ndan sonra 1916 yılında Keşan ve Uzunköprü’den 33 000 Çanakkale gazimizi Osmanlı devletinin Almanlarla birlikte Rusya’ya karşı savaşmak için gönderdiği özel birliklerdir. Bunlar uzun boylu, dil bilen, yakışıklı ve sağlıklı askerlerdir. Bu 33 000 askerin 12 000 - 13 000 civarı Galiçya’da şehit olmuşlar. Bu yıl da Galiçya’daki şehitlerimizin 100. yıl dönümü ve bunların özelliği Çanakkale’nin 15. Kolordusundan seçilmiş altı tümen var. Bu tümenlerden de alaylar var. Alayların biri de 57. Alay. 57. Alayın merkezi de Tekirdağ. Yani oradaki şehit olan askerlerimiz Atatürk’ün arkadaşları.

Bir kültür merkezi yok. Ve bu bölgede hiç cami yok. Atatürk’ü anlatan bir özellik yok, müze yok. Yalnız, sahipsiz şehitlerimiz orda. Eğer biz o gün 13.000 şehidi vermeseydik belki de 1917-18’lerde İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar boğazı işgal ederlerdi. Musul, Kerkük elimizden gitmezdi. Düşündüm, taşındım bu Galiçya’yı niye tarihçiler anlatmıyor diye?  Araştırdım. Kendimde Marmaraereğlisi Saadet Partisi Belediye Başkan adayıydım. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı’na buradan sesleniyorum. 57. Alayın merkezi Tekirdağ. Galiçya’da da 57. Alayın askerlerinin arkadaşları şehit olmuşlar. Ve sayıları 12.000- 18.000 arası. Ve bunların orada anlatılacak bir kültür merkezi, aş evi, misafirhane, cami olması gerek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşu Çanakkale ve Galiçya’dan başlıyor. Ondan sonra kalan askerlerimiz Türkiye Cumhuriyetini kurtarmışlar. Buradaki kültür merkezinin adı “Atatürk Kültür Merkezi Galiçya Şehitleri” adı olmasını tüm Türk Milletinden istiyorum.

Oradakiler, buradan giden, orada kalmış insanlar. Ben orada kaldığımda bir büyükelçi görevlimizi, konsolosluk görevlimizi görmedim. Sahipsiz. Kaç ilini gezdim? Odessa’yı gezdim. Cami var Arap. Kiev’e gittim, varmış görmedim. Bizim ‘Odessa’ denen yer. Hacı Bey oranın adını Araplar Camii yapmış sağ olsunlar. Bizim orada İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir sürü park yapmış. TRT 1, TRT 2, TRT 3 izlenmiyor. Hiçbir Türk televizyonu izlenmiyor. Ben, Odessa’ya yardım yapıyorsam karşılığında da TRT izlenmeli demeliyim. TİKA gidiyor çalışıyor. Daha önce de Sırbistan’a gitmiştim. Bayraklı camisi var. Caminin abdest alma yeri yok. TİKA gidiyor mezarlığı tamir ediyor. Yaşayan insanlara oradaki önemli şeyleri yap. Onlar da denetlenmiyor. Oradaki Müslüman insanlara sekiz tane sesli Kur’an-ı Kerim götürdüm verdim. İnşallah okurlar. İlk operaya gittim. İlk kez opera seyrettim. Mesela operanın ne olduğunu biliyordum. Ben dine imana inanmayan bir insan olsam her günde bir operaya gitmek isterim. Çünkü sesler çok güzel. Fakat İslam tarihini bildiğim için sonuçta operada bir tane buzağı geldi. Buzağıdan sonra onun etrafında tiyatro gösterileri oldu. Ben İslam tarihini biliyorum. Bir zamanlar buzağına tapan insanlar var ya belki de opera dinin bir başka versiyonu olarak devam ediyor.  Ukraynalılar çok dindar insanlar, çok saygı duydum. Bütün çocukları ile birlikte kiliselere gidiyorlar. Biz Müslümanız, Cuma namazı kılacak yer bulamadım. Bizim farkımız şu: Türkler çalışmak için yaşayan bir millet. Köle olmuşuz bana göre. Ukraynalı ise yüzde 50 fakir olduğu için yaşamak için çalışıyorlar. 

Diplomatik ilişki ise neredeyse hiç yok. Ben Tatar akrabalarımı buldum. Adam bana güvenmedi. Rus ajanı sandı. Kimse kimseye güvenmiyor. Ben o şartlarda dolaştım. Risk aldım. Dil bilmiyorum.  

Babaannemin soyunu bulduk ama güven sağlayamadık. Aradan 102 yıl geçmiş. Tatar satar diye bir atasözü çıkarmışlar. 

Bir otel de kalıyordum. Domuz eti olmayan bir yer ararken Tatar Lokantasını buldum. Orada cami resmini gördüm. Türkçe az biliyorlar. Orada dedim: ‘Bu caminin resmi var da cami nerede? “Kırım’da kaldı” dediler. Moskova’ya 10 000 kişilik cami yapmış Türkiye Cumhuriyeti. Recep Tayyip Erdoğan’a da teşekkür ederim. Ama 12 000 şehit olan yerde cami yok. İnsanlar sokakta dışarılarda. Kedi köpekler insandan daha kıymetli evlerde.

Aş evi yapabilir. Fakirler ücretsiz hastane yapabilir. Çünkü orada hastane çok pahalı. Sokakta yatan insanlara misafirhane yapılabilir. Cami, kültür merkezi yapabilir. Kültür merkezi ısrarla adı: “1916 Galiçya Şehitlerimiz Atatürk Kültür Merkezi” olmalı. 

Ben Türk Tarihini iyi bilen bir insanım. Devlet arması var. 1712’den beri olduğunu biliyorum. Devlet arması Selçuklu’da kartaldır. Kartal nedir? Özelliği güneşe direkt bakan tek hayvandır. Çift kartal nedir? Biri ahirete bakar, cenneti cehennemi görür. Biri Dünya’ya bakar, kötüyü iyiyi görür. Çift kartalın sağ gözüyle bakınca ben Yemen şehitlerini görüyorum. Sol gözüyle bakınca da Galiçya’yı görüyorum.

    BU HABERE YAPILAN YORUMLAR
    YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

 
Copyright ©
Yenigün Ofset Gazete ve Matbaa Tesisleri Mumcular Sk. (Eski itfaiye karşısı) No: 16/B EDİRNE
0 284 225 27 57 - 212 77 55