HAMİT PUHALOĞLU
ADAY BULMAYA GİTTİM ADAY OLDUM
Yayın Tarihi: 30 Kasım 2015, Pazartesi
Diğer Yazıları

Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u fethinde topları döktüğü ilçemiz Demirköy’dür Mehmet Han2ın doğduğu yerde Edirne’dir.    

"Edirne’de Edirnelilerinde pek bilmediği Peykler, özel ulaklar var. Peyklerin özellikleri, günde 135 kilometre yol gidebilmeleri. Bir insan yürüyerek günde 135 kilometre yol gidebiliyor. 24 saatte bir yarış atı ise 90 kilometre gidiyor. 90 kilometreden sonra at çatıyor ve gitmiyor. İnsanlar onlardan daha dayanıklı. Padişahların fermanlarını vilayetlere, eyaletlere götüren kişilere peyk deniyor. Buradan da maraton çıkmış”. “Aday bulmaya gittim. Aday bulamayınca seçime de kalmış bir iki gün kendi kendimi aday yazdım. Biraz zorlandım ama mecbur kaldım. Ben,” Saadet Partisi’nin bayrağı yükselsin” diye aday oldum. Yoksa aday çıkmayacaktım. Hala da yok bulamadım. Neden yok? İnsanlar güçten yana ben halktan yanayım yani CHP’lisi de, MHP’lisi de, AKP’lisi de güçten yana. Fikir partisi olan partiler az. Bunlarda yüzde 1, yarım alıyor.”

Onu Saadet Partisi adayı olmadan önce tanıdık. Sıkça gazetemize uğrar. İlginç anıları ve saptamaları var. Türkiye’yi gezip duyulmadık görülmedik anılarını paylaşır. Onlardan yenilerini de  bizimle paylaştı. Sert bir kişiliği olduğunu söylese de ona katılmadığımızı belirtelim. Belediyecilik yapmış. Hep eziyetli bölümlerinde çalışmış. En çok istediği konuların başında Türkiye’nin bir “Tuğrası”nın olması.”Osmanlı’nın vardı. Türkiye’nin neden olmasın?”diyor.

İlginç anılardan bir demetin de olduğu röportajımız ve sorular ile yanıtlar şöyle…

 Kendinizi tanıtır mısınız?

İsmim Hamit Puhaloğlu, Tekirdağ’da 2014 Marmaraereğlisi Saadet Partisi Belediye Başkan adayıyken, ilk geldiğim gazete ve benimle ilk röportajı yapan kişiniz. Bugün de kurban bayramından sonra seçim bölgeme bir geleyi,m insanları bir göreyim ve sizin de halinizi hatırınızı bir sorayım dedim.

Nasılsınız iyi misiniz?

Ne iş yapıyorsunuz, esas işini nedir?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde Mezarlıklar Müdürlüğü’nden emekliyim. Hiçbir iş yapmıyorum. Kendi çapımda gazetecilik yapıyorum. Buradan da nasipse Edirne’ye gideceğim. Bir tanıdığım var onu ziyaret edeceğim.

Sanırım peyklerle ilgili oraya gittiniz?

Edirne’ye gittiğimde, bu bölgenin pek bilmediği haber ulakları var. Peykler onların medreseleri var. Onların haberini yaptım, resmini çektim ve size getirdim. Bu peyklerin özellikleri, günde 135 kilometre yol gidebilmeleri. Bir insan yürüyerek günde 135 kilometre yol gidiyor. 24 saatte bir yarış atı ise 90 kilometre gidiyor. 90 kilometreden sonra at çatıyor ve gitmiyor. İnsanlar onlardan daha dayanıklı. Padişahların fermanlarını vilayetlere, eyaletlere götüren kişilere peyk deniyor. Buradan da maraton çıkmış.

Nereden bu yargıya varıyorsunuz?

Ben şiirleri severim mesela, buraya gelirken 1 hafta önce Hz. Ali’nin söylediği bir söz hoşuma gitti. Söyle diyor; “Fezanın boşluğu düşmanlarla zindandır. Siz gibi dostlarla yani Habertrak çalışanları ve sahibiyle iğnenin deliği meydandır.” Ben 2014 yılında 43 oy almıştım. Son 5 ay önceki seçimde 141 oy aldım. Bu seçimde de bunu katlayarak 300 e çıkarmayı düşünüyorum. Hesabıma göre tam 8 seçim sonra 70 yaşımda belediye başkanı oluyorum. Allah ömür verirse siz de yardımcım olursunuz. Erciyes’in karı erimeden belediye başkanı olacağım diyorum.

Yüzde kaç oy aldınız?

İlk geldiğim zaman 43 oy aldım. Son seçime göre bu % 2,5. Marmaraereğlisi’nde şöyle bir şansım var iki tane belediye başkan adayı vardı. AK Parti, CHP ikisinin kökeni de CHP kökenli ve ikisi de yaşlı insan. Allah ömür versin.Ama birisi 5’.nci dönem diğeri Yeniçiftlik’in belediye başkanıymış. Bir dönem daha yapar belediye başkanı zaten 80-90 yaşına gelir. Yeni aday çıktığı zaman Marmaraereğlisi, zaten yeni adayı tanımıyor.

İstanbul’dan gelip neden Marmara Ereğlisi’nden aday oldunuz?

Ben neden Marmaraereğlisi’ni seçtim onu biliyor musunuz? Şimdi benim için bazı tarihler çok önemli. 1453 İstanbul’un Fethi. Aslen ata memletim Kosova. Anne tarafım Rize, baba tarafım Kosova. 1453 ü rakam olarak topladım kaç ediyor. Kaç ediyor? 13 ediyor. Birde 571 bu da önemli. Peygamberimizin doğumu o da 13 ediyor. Acaba dedim buna benzer bir yer var mı? Araştırdım. Marmaraereğlisi’nin harf toplamı 13 olduğu için geldim aday oldum. Ne parti var ne teşkilat var. Ne üye var 43 oy aldık. Daha fazla da alabiliriz. Marmaraereğlisi’ni onun için seviyorum. Bir diğer özelliği de İstanbul fethedilmeden önce, Bizans İmparatorluğu’nun başkentiydi. Ondan sonra İstanbul surları yapılmış. Çok eski olduğu için ilk gelen sahabeler de ispat edemem ama, Marmaraereğlisi’’ne gemi ile gelmişler. Çok büyük alim falan olsa belki orada alim mezarı falan da çıkardı. Nasıl Eyüp Sultan var Marmaraereğlisi’nde de olabilir.

Marmara Ereğlisi’nin insanları seçimlerde tepki gösterdiler mi size ?

Marmaraereğlisi’nin bir diğer özelliği insanlarının çok kültürlü iyi insanlar olması. Çünkü ben 43 oy aldığımda iki büyük parti çekişiyordu. Aradaki fark 150’ydi. 43 oy çok riskli oy. Ne meclis üyem var, ne yardımcım var, ne parti var . Fakat benim her gittiğim seçmen dinledi, çay söyledi, kahve söyledi. Oy vermeseler bile Trakya’nın insanı iyi insanlar.’ Kartımı verebilir miyim’ dedim ‘kahveye as’ dediler, ‘konuşabilir miyim’ dedim ‘konuş’ dediler. Marmaraereğlisi yerine başka bir ilçe de, doğuda seçime girsem bir de iki siyasi parti bir birine yakın olsa içeri bile sokmazlar odunla kovalarlar adamı. O yüzden demokratik açıdan Tekirdağ insanını seviyorum. Bunları samimi söylüyorum.

Seçim sürecinde karşılaştığınız en ilginç şeyler nelerdi?

Tabi aday olmaya gitmedim. Aday bulmaya gittim. Aday bulamayınca seçime de kalmış bir iki gün kendi kendimi aday yazdım. Biraz zorlandım ama mecbur kaldım. Ben,” Saadet Partisi’nin bayrağı yükselsin” diye aday oldum. Yoksa aday çıkmayacaktım. Hala da yok bulamadım. Neden yok? İnsanlar güçten yana ben halktan yanayım yani CHP’lisi de, MHP’lisi de, AKP’lisi de güçten yana. Fikir partisi olan partiler az.  Bunlarda yüzde 1, yarım alıyor. Bütün dünya senin olsa fezanın boşluğu düşmanların varsa zindandır. Ama dostları varsa iğnenin deliği meydandır. Dostlar önemli mesela ben Habertrak Gazetesi’ni tanımıyordum. Sizinle tanıştım. Sosyal fikir olarak fikriniz benim tam zıttım velki. Ben, Erbakan’cıyım siz tam zıtsınız herhalde. Ama bu şartlarda benimle haber yaptınız. Manşet haber yaptınız. Gazete dağıldı ve 43 oy alacak bir adamı hiçbir çıkarınız menfaatiniz olmadan haber yaptığınız. Üstüne çay söylediniz, kahve söylediğiniz, yemek söylediniz. Benimle uğraşacağınız kadar diğer partilerle uğraşsaydınız gazetenize büyük tam sayfa bir ilan alabilirdiniz. Yeter ki inanın Saadet Partisi’ne bile oy verirsiniz.

Emekli olduktan sonra gazetecilik nereden aklınıza geldi?

Ben çocuktum benim ev sahibim Tiyatrocu Haldun Taner’di. Haldun Taner’e çok saygı duydum. Bir çok yerde ay başında ev sahibi gelir kirasını isterdi. Biz Haldun Taner’i arar bulur kiramızı verirdik. Çok nezaketli bir adamdı. Tiyatrocuydu. Benimde doğaçlamalarım var. İlk tiyatrodaki sözlerimi Haldun Taner’le tanıştığım zaman yazdım. Bir yere gittim tiyatro kursuna ‘sen kimsin?’ dediler. ‘Tiyatrodan anlar mısın?’ diye sordular ‘anlamam’ dedim.’ Kimsin ?’dediler. ‘Adımı sorarsınız?’ dedim Hamit Puhaloğlu, İstanbul’da bölgemde kime sorsalar tanırlar beni.’ Telefon numaram 00190 200’den 10 noksan sen kimsin?’ dedim tiyatrocu şok oldu.

Başka ne işlerle meşgul oldunuz?

Belediyeden emekli olmadan ticaret olarak ilk pazarcılıktan başladım. Sonra saat yakışı malzemesi sattım. Sonra askere gittim. Daha sonra belediyeye girdim.

Gazeteciliğe merak sardıktan sonra bazı tespitleriniz oldu mu?

Bu arada bütün Türkiye’yi bildiğim için mesela gazeteci kardeşlerimin bilmediği 5-6 şey var. Bunlardan biri Türkiye’nin en küçük ilçesi Trakya’da Kofçaz 500 nüfuslu ve oteli yok, lokantası yok. Diğer küçük ilçe Antalya’nın bin nüfuslu bir ilçesi orda da lokanta yok. Yine Kars Digor’da otel yok. Diğer bir ilçeye günlük gazete gitmiyor. Buraya ‘9’ncu gezegen’ deniyor. Burası Van Bahçesaray. Buraya ulusal gazete gitmiyor.

Halen gazete gitmiyor mu?

Sebebi bilinmiyor ama halen gazete gitmiyor. Manavgat Çayı’nın çıktığı yerde İbradı , Türkiye’nin en kültürlü insanları Antalya İbradı’da. Türkiye’nin en misafirperver belediye başkanı Yatağan Belediye Başkanı özelliği 6’ncı dönem belediye başkanı Haşmet Işık. Kapısında kapı yok. Yazı işleri müdürüymüş belediye başkanı olmuş. Ama kapı yok. Sokakta dolaşıyor vatandaş 24 saat bulabiliyor. Cumartesi, Pazar çalışıyor CHP’li belediye. Diğer halkla iç içe olan belediye başkanı da Torul Belediye Başkanı Nidai Köroğlu bu AK Parti Belediye Başkanı. Nidai Köroğlu’da Türkiye’nin en düzgün adamlarından biri. İlçe belediyeleri olarak halka çıkıp hesap veren en başarılı isim AK Parti’den İstanbul Tuzla Belediye Başkanı  Şadi Yazıcı. CHP’den Kofçaz Belediye Başkanı Mehmet Balcı. Bu da başarılı bir adam. Bir de MHP’li Fethiye bağımsız olabilir. Behçet Saatçi bu da başarılı bir adam.

Saydığınız isimlerin değerli ve  başarılı olduğunu neye dayanarak söylüyorsunuz?

Ben ters bir adamım, bir yere gittiğim zaman belediye başkanına çıkıyorum. Diyorum ki ‘ben de senin gibi belediye başkanı adayı oldum ama 43 oy aldım. Misafirin olabilir miyim? Benimle ilgilenir misiniz?’ dediğim zaman adam yardımcı olup ilgileniyor. Bazı adamlarda ters tepki verebiliyor. Bu adamları ben kızdıramadım. Özelliği ne biliyor musunuz? Örnek vereyim. Niadi Köroğlu ya da daha önceki belediye başkanı Hüseyin Altıntaş, adam kendi rica ediyor. Adamın açığı yok. Gazeteciden korkan adam sıkıntılıdır. Siz şu an Haşmet Bey gitseniz Yatağan’a aslanlar gibi karşılar. Odasında kapı yok kapı…Adam ikili özel bir şey konuşsa kapı açık herkes görüyor. Duyuyor. Bir özellikleri de sokakta korumasız dolaşıyorlar. Bu çok önemli.

Herkesin bir ümidi var. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var.

Siz siyaseti sevdiniz herhalde?Belirli bir hedefiniz var mı?

Ben siyaseti sevdim. Parçalı parçalı 30 yıldır uğraşıyorum. Kendi çapımda yapmaya çalışıyorum.  Benim de hedefim Allah nasip ederse küçük bir yere belediye başkanı olmak. Olursam örnek bir belediyecilik yapmak istiyorum. İlk işim makamımın kapısı Yatağan Belediyesi’ndeki gibi olmayacak. Bütün işlerimi şeffaf yapacağım. Marmaraereğlisi’ne başkan olursam da girişe mesela’ torpil yok’ yazdıracağım. Rüşvet alan da veren de vesile olan da melundur (günahkardır.) en büyük şekilde yazdırıp ana caddeye koyduracağım. Kul hakkı yemeyeceğim, adaletle davranacağım.

Belediyecilikteki deneyimleriniz neler ve hangi makamlar oldu?

Bu arada belediyecilikte bazı özelliklerim var. İlk belediyede Samandıra’da özel kalemde çalıştım.  Daha sonra vidanjörde çalıştım.Ardından çöp arabasında çalıştım. En son Karaca Ahmet Mezarlığı’nda ölü yıkayıp emekli oldum. Ben belediyeciliğin sürünen bir adamıyım. Onların eziyetini gördüğüm için benden sonraki insanlar eziyet görmesin diye çalışacağım. Tarih kitaplarına geçeceğim. Zaten yaşım 53, 10 yıl sonra belediye başkanı olacağım. Yaş geçtikten sonra zenginlikten bana ne. Biri’ Allah razı olsun’ desin insanlar yeter. Size bilmediğiniz bir şey söyleyeyim. Bir hayvan var dili yok nedir? Balığın dili yoktur. Bir hayvan daha vardır. Dışkılayamıyor. Bu hayvan timsahtır. Avını yiyor, yediğini hazmediyor, tekrar kusuyor kustuğunu tekrar yiyip gözyaşı döküyor. Ben timsah olmayacağım.

Bunları gazetecilik, yazarlık yaparken mi öğrendiniz?

Evet. Her cins insan tanıdım. Ben burada bir insan tanıdım sizin arkadaşınız. Tanıdığım en başarılı gazeteci. Etkili bir adam, boş bir adam değil. Bu sohbeti istersiniz bir duayla bitirelim. Son olarak bir şeyler daha söyleyeceğim. İnsanların bilmediği önemli 3 tane şey var. İslam kelimesinin Türkçe anlamını bilmiyorlar. ‘İslam’ demek barış, sevgi, selam demek. Bir de Müslüman kelimesinin anlamını bilen sayısı az. ‘Bu da benden sana zarar gelmez’ demek. Gerçek bir Müslümandan kimseye zarar gelmez. Bi de ‘la ilahe illallah muhammeden resulullah’ kelimesinin tam anlamını bilmiyoruz. Mümkünse bunu yazarsanız çok sevaba girersiniz. Herkesin bildiği Allahtan başka ilah yoktur. Hz. Muhammet onun kulu ve elçisidir. Ama la şudur.’ Reddediyorum sahte ilahları’ demektir. Sahte ilahları reddediyorum ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Hz. Muhammet onun kulu ve elçisidir. Ben beni yaradan Allah’a güvenerek buraya geldim torpilsiz buraya geldim. Siz günlük gazetesiniz röportaj yapıyoruz. İnandım geldim. “La”nın da anlamını biliyorum. Allah’a güvendim geldim. Yine Allah’a güveniyorum o 43 oyu ,4 bin-5 bin oya çevirip belediye başkanı olacağım ‘diyorum. Bunu yüz kişiye sorsanız ‘bu da çok hayalperest’ diyor. Ama ben olacağıma inanıyorum. Allah’ın emirlerini yaparsak zaten tertemiz adam oluruz. Ben ilahiyatçı değilim, siyasetçiyim.

Siyaseti kimden öğrendiniz?

Benim komşum vardı Adnan Kahveci, Allah rahmet eylesin. Küçükyalı’da oturuyordu. Büyüğümüzdü, onunla tanıştım sevdim. Anavatan Partisi’nde siyasete başladım. Saadet Partisi’nde devam ediyorum. Ama şu önemli benim için. Samimi ve gerçekten inansam başarılı olacağına inansam oyumu da başkasına veririm. O kadar katı değilim. Ben nitelikli adama yardım ederim. Ben partici değilim. 

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
POLİTİK MAYINLAR  ve KÜLTÜREL TUZAKLAR 
Recep ÇINAR
Domuzdan post, gâvurdan dost olmazmış!      
ERCAN KERMAN
TÜRKİYE GLOBALLEŞMİŞ
Seyide ESEN
ETUS’la geçmişe yolculuk
Selçuk Duranlar
İHRACAT
Zafer Dereli
KALICI BİR REFAH PAYI UYGULAMASI İSTİYORUZ
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
KIŞ MEVSİMİNDE ZAYIFLAMANIN YOLLARI
Şükrü Akıllı
EMEKLİYİ YOK SAYARSANIZ….
NURAN İKİZ
Bir Yeni Yıl Hikâyesi
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Stresle Başa Çıkmak İçin Çeşitli Tavsiyeler
Numan Özgür METİN
GÜNÜBİRLİK GÖKÇEADA
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
Roman vatandaşlar nerede?
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Anadolu Uygarlıklarından İzler – Panel ve Sergi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK