HAMİT PUHALOĞLU
RAHMET PEYGAMBERİMİ (SAV)'DEN HAYAT DÜSTURLARI(1)
Yayın Tarihi: 11 Ağustos 2015, Salı
Diğer Yazıları

Aziz Peygamberimiz (sav)'in Ebu Zerr El-Ğifari'ye nasihatte bulunduğu dört maddelik öğüdü izah etmeye ve anlatmaya çalışacağız. Öncelikle Hadis-i şerifi zikredelim:
Ebu Zerr (ra)'den, şöyle dedi: "dostum Muhammed (sav) bana dört öğütte bulundu. 
Bu dört öğüt bana dünya ve içindekilerden daha sevimli, muhabbetlidir. ve bana (Allah'ın Resulü (sav) şöyle dedi":
Ey Ebu Zerr
1- Gemiyi muhkem (sağlam) yap çünkü deniz çok derindir.
2- Azığı çoğalt çünkü yol pek uzundur.
3- Yükünü hafif tut çünkü yol zor, yamaç, kayalık ve yokuştur.
4- İşini ihlaslı (samimi) yap çünkü seni gözeten (Allah), her şeyi görendir.!
Resul-i Ekrem (sav) Ebü Zerr (ra)'in şahsında bütün Ümmet-i Muhammed'e birinci öğütte: "Gemiyi sağlam yap, çünkü deniz çok derindir." buyurmak suretiyle, geminin sağlam yapılması imanın sağlamlığına, denizin derinliği ise dünyanın aldatıcı oluşuna teşbih ettiği kanaatindeyiz.
İbn Hacer el-Askali'nin "Münebbihat" adlı eserinde; yukarıda zikrettiğimiz hadisin ilk öğüdünde "gemiyi yenile" şeklinde zikredilmektedir. Bundan maksat imanın kamil olabilmesi bakımından daim yenilenmesi ve sağlam tutulmasıdır. Kelime-i Tevhid ile meşgul olmak ve tahkiki imana ulaşmaya gayret göstermek ve çalışmaktır. Peygamberimiz (sav): "imanınızı La ilahe illallah ile yenileyiniz" buyurmaktadır. Allah resulü (sav)'nün bu nasihati, sadece dil ile Kelime-i Tevhid söylemeye hamledilmemelidir. Bu mübarek beyan dil ile telaffuz edilirken, aynı zamanda vicdanda da duyulmalıdır ki, iman tecdit edilmiş yenilenmiş, muhkem olmuş olsun, böylece dünyanın geçici nimet ve cazibesi onu etkileyemez hale gelsin.
İnsanoğlunun istifadesine (kullanımına) sunulan dünya tatlı, cazibedar ve ziyade çekicidir. başlangıcı ve sonu olan fani dünyanın amaç değil, araç olarak kullanılmasını, ondan meşru çerçevede nasiplenmemiz gerektiğini ve dünyanın bir imtihan, bir eğlence ve oyundan ibaret olduğunu kullarına Peygamberleri aracılığıyla bildirmiştir. Yüce Allah (c.c). Dünyanın cazibesi, makam ve mevkii, şan ve şöhret (şehveti): eğer mümin'in imanı Kamil değilse, bütün bu geçici müvakkat cazibelere aldanıp kapılıp, hem dünya hem de ahretini mahvedebilir.
İkinci öğütte: "Azığı Çoğalt Çünkü Yol Pek Uzundur" buyrulmak suretiyle azık, Salih amel anlamında kullanılmış, yol (sefer) ise ahiret yolculuğu anlamını ifade etmektedir. Azığın çoğaltılması ifadesinden; Salih amellerin ziyadesiyle yapılması gerektiği ve ahiret yolculuğuna çıkıldığında bu azığa (Salih) amele ihtiyaç duyulacağı anlaşılmaktadır. 
İnsan bir köyden diğerine, bir şehirden başka bir şehre ve hele bir ülkeden farklı bir memlekete giderken ne kadar düşünür, taşınır, hazırlık yapar ve yol için tedbirler alır. Ahiret yolculuğuna çıkarken ne kadar uzun olduğunu dahi takdir edemeyeceğimiz bambaşka bir seferle (yolculukla) karşı karşıya olacağız. bu yolculukta ihtiyaç duyacağımız eşyayı (azığı) dünyadan, Salih amel işlemek ve kulluk vecibelerimizi yapmak suretiyle götüreceğiz. Dünyada sefer için neler lazım olduğunu düşünüp tedarik edebiliriz; fakat dünyadan ahirete sefer söz konusu olduğunda, ötelerin azığını ancak bizi o yola sürükleyen ve bize seyahat gücü veren kudreti sonsuz lan rabbimizin mesajlarından (vahyinden) öğrenebiliriz. Unutmamalıdır ki, cennetin azığı kulluk ve tat dır; Cehennemin kumanyası ise zulüm ve masiyettir: heybemizde hangisi varsa, bize onun kapısı açılacaktır.
ÜÇÜNCÜ ÖĞÜTTE; "Yükünü hafif tut çünkü yol, zor, yamak, kayalık ve yokuştur".
Buyurmak suretiyle yol boyunca bize lazım olmayacak yükleri boş yere yanımızda taşımamamız gerektiğini ve ahiret yolculuğunun zor bir seyru sefer olduğunu ifade etmektedir. Efendimiz (sav), cehennem'e yakıt olacak bütün dünyeviliklerin insanın sırtında yük olduğunu hatırlatmaktadır. Küfür, şirk, fısk, isyan yüktür; her bir günah ve hata yüktür. Bu itibarla, yükün hafifletilmesinden maksat, mesiyetten sıyrılmak ve günahlardan arınmaktır. Önümüzdeki zorlu engelleri, aşılması güç geçitleri ve sap yokuşları düşünmeli; belimizi bükecek ağırlıklarla kat edemeyiz o uzun mesafeyi. Dünya hayatında karşımıza çıkan her musibet bir sarp yokuştur. Şeytanın tuzakları ve nefsin arzuları, aşılması gereken birer tepedir.

DİĞER YAZARLAR
Ahmet Acaroğlu
POLİTİK MAYINLAR  ve KÜLTÜREL TUZAKLAR 
Recep ÇINAR
Domuzdan post, gâvurdan dost olmazmış!      
ERCAN KERMAN
TÜRKİYE GLOBALLEŞMİŞ
Seyide ESEN
ETUS’la geçmişe yolculuk
Selçuk Duranlar
İHRACAT
Zafer Dereli
KALICI BİR REFAH PAYI UYGULAMASI İSTİYORUZ
MELTEM BABACIK (dytmeltembabacik@gmail.com) (inst: 360beslenme)
KIŞ MEVSİMİNDE ZAYIFLAMANIN YOLLARI
Şükrü Akıllı
EMEKLİYİ YOK SAYARSANIZ….
NURAN İKİZ
Bir Yeni Yıl Hikâyesi
Doç. Dr. Yeliz YEŞİL
Stresle Başa Çıkmak İçin Çeşitli Tavsiyeler
Numan Özgür METİN
GÜNÜBİRLİK GÖKÇEADA
TURAN ŞALLI (Roman Sivil Toplum Gönüllüsü)
Roman vatandaşlar nerede?
MUSTAFA ÇETİN
Alevilik ve toplumsal birlik
M. ENİS ŞENSEVER
Anadolu Uygarlıklarından İzler – Panel ve Sergi (3)
HAMİT PUHALOĞLU
Kefenin Cebi Yok…
ŞAHVER HÖBEK
Çocuklarda Nefes Farkındalığı
Mehmet Ali ESMER
BİR YANGIN HABERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ
OLCAY DAL
Cumhuriyet nedir ?
Ertan Çekiç
İNSANLARA NE İSTEDİĞİNİ SORSAYDIM, DAHA HIZLI GİDEN AT ÜRETİRDİM
CELİL ÖZCAN
SAKARYA ZAFERİ’NİN 100. YILI KUTLU OLSUN!
İHSAN KÖSE
İZ BIRAKANLAR
Hüseyin Erkin
FİYATLARI YÜKSELEN KİMYASAL GÜBRE FOTOĞRAFI
ÖZCAN AYGÜN
EDİRNE GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULUNUN KAZANDIĞI ULUSAL BAŞARI VE ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 106. YIL DÖNÜMÜ
MUSTAFA ERSOY
MUHALEFET ETMEK, BOZGUNCULUK MU? İHANET ETMEK Mİ?
Tülay Çağlarer
ATATÜRK ve ÇOCUK
Teoman ÖZÇUHACI
MESAFELER VE ÖLÇÜLER - ÖLÇÜTLER
Burhan Aytekin
19 Mayıs Gençlik Bayramı Kutlu Olsun
Yener Yaveroğlu
Allah’ın otu ıspanak neden beş lira?
ÜLKÜ VARLIK
TÜYAP DİYARBAKIR KİTAP FUARI (25/30 EYLÜL 2018) VE CAHIT SITKI TARANCI
Yaver Tetik
Sıcak Sulu Kalorifer Kazanı Yakma Talimatı:(4)
NEDİM ZOBAR
BÜYÜK ve KUTLU ZAFER
Mehmet Ali ESMER
Hüsnü Sarıgül
ABDULLAH GÜRGÜN
ŞAHVER HÖBEK