Batı Trakya Türkleri:‘Ne umduk, ne bulduk!’
Trakya Kalkınma Komisyonu’nun raporu azınlığın beklentilerine cevap vermekten uzak olduğu değerlendirilirken bu karara ilk tepki İskeçe SİRİZA Milletvekili Hüseyin Zeybek’ten geldi. Raporun hayal kırıklığı yarattığını belirten Zeybek, tarihi bir fırsatın kaçırıldığını söyledi, rapor için “Ne umduk, ne bulduk!” ifadesini kullandı.
Yayın Tarihi: 29 Kasım 2021, Pazartesi 07:00
Haberleri

Yunanistan yönetiminin özellikle Türk Azınlığa yönelik olumsuz kararları tepkilere neden olmaya devam ediyor.

Başbakan Kiriakos Miçotakis’in emriyle oluşturulan ve Dora Bakoyanni’nin başkanlığını yürüttüğü Trakya Kalkınma Komisyonu’nun nihai raporu YDP oylarıyla kabul edildi.

Türk Azınlığı’nı üç etnik gruba ayıran, azınlık bölgelerinde devlet okulları açılmasını öneren ve azınlıkla ilgili AİHM kararlarına uyulduğunu iddia eden rapor, azınlığın beklentilerinden hayli uzak bulundu.

 

Azınlık 3’e bölündü

Yeni Demokrasi Partisi tarafından hazırlanan ve yine aynı partinin milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen raporda, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın üç ayrı etnik gruba ayrıldığı dikkat çekiyor. Son yıllarda azınlık karşıtı politikanın temel eksenini oluşturan bu yaklaşımın rapora da yansıması, azınlık içerisinde komisyonun gerçek misyonu hakkında soru işaretleri yarattı.

Konuyla ilgili olarak komisyonun nihai raporunda şu ifadeler dikkat çekti: “Trakya'daki Müslüman azınlık üç etnik gruptan oluşmaktadır: Türk kökenliler, Pomaklar ve Romanlar. Yunan devleti, Yunan vatandaşlarının hakları olarak haklarına saygı duyuyor, kadın ve çocuk haklarına öncelik vererek, onları ilgilendiren eşitsizlikleri gidermek için ek pozitif önlemler aldı ve alıyor.”

 

Sorunlara çözüm getirmekten uzak

Raporda azınlık sorunlarıyla ilgili öneriler yer almakla birlikte, bunların sorunlara kökten çözüm getirmekten oldukça uzak olması dikkat çekti. Batı Trakya Türk Azınlığı’nın yıllardır çözüm beklediği bazı sorunlarla ilgili olarak ise net olmayan noktalar göze çarpıyor.

23 Kasım Salı günü mecliste yapılan toplantıda iktidar partisi Yeni Demokrasi milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen nihai raporda, İskeçe ve Rodop ilindeki azınlık ortaokulu ve liseleriyle, medreselerin fiziki ve altyapı koşullarının iyileştirilmesi öngörülüyor. Aynı raporda özellikle dağlık bölgede yeni devlet ilkokullarıyla, devlet ortaokulu ve liselerinin açılması ve bu okullarda Türkçenin seçmeli ders olması öneriliyor.

 

Lozan Antlaşması ve AİHM

Raporda, “(Yunanistan) Lozan Antlaşması'nın hükümlerine, uluslararası hukukun herhangi bir düzenlemesine ve ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihatlarına tam olarak uyar. Buna göre azınlık içindeki bireylerin çeşitlilik hakkından kaynaklanan kendi kişisel tercihlerini savunma haklarını korur.” ifadeleri dikkat çekiyor.

AİHM kararlarına tam olarak uyulduğu iddia edilen raporda, 13 yılı aşkın bir süredir uygulanmayan Batı Trakya’daki azınlık dernekleriyle ilgili AİHM kararları konusuna ise yer verilmiyor.

Azınlık üyesi öğrencilere Yunanistan’daki üniversitelere girişte uygulanan özel kontenjanın devam etmesinin tavsiye edildiği raporda, öğrencilere yurt imkânlarının desteklenmesi, ayrıca kadınların katılacağı kurslar ve ikinci fırsat okulları gibi eğitim merkezlerinin oluşturulması öneriliyor.

 

Göç sorunu

Raporun “Göç ve Azınlık” alt başlığında ise Trakya bölgesinin demografik sorunla karşı karşıya olduğu, özellikle Kuzey Meriç ve dağlık bölgelerde göç olayının ciddi boyutta olduğu ifade ediliyor. Bölgedeki tüm nüfus gruplarından iç ve dış göç olduğu belirtilen raporda, “Türk kökenliler özellikle eğitim nedeniyle Türkiye’ye göç ediyor.” ifadesi dikkat çekiyor.

Trakya Kalkınma Komisyonunun raporunda, polis, sınır muhafızları, orman müdürlüğü gibi kurumlarda da pozitif ayrımcılık uygulamasına dayanarak azınlık mensuplarından yararlanılması öneriliyor.

 

Eğitim başlığı

“Eğitim” başlığı altında ise azınlık okullarının kurumsal çerçevesi, işleyişi ve yönetiminin iyileştirilmesi gerektiği belirtilerek, eğitim kadrosunun ve fiziki koşullarının seviyesinin de yükseltilmesi öneriliyor. Bu amaca yönelik olarak ise Trakya Dimokritos Üniversitesi ile çok yönlü işbirliği tavsiye ediliyor.

 

Türkçe’nin seçmeli ders olacağı okullar

Raporda, özellikle dağlık bölgede yeni devlet ilkokulları ile ortaokul ve liselerinin açılması ve bu okullarda Türkçe’nin seçmeli ders olarak verilmesi öneriliyor. Öğrenci ve ailelerinin desteklenmesi için ise mevcut beslenme programının takviye edilmesi isteniyor. Bölgede kadınlara yönelik eğitim programlarına öncelik verilmesi ve ikinci fırsat okullarının da güçlendirilmesi tavsiye ediliyor.

Azınlığın yıllarda talep ettiği yeni azınlık ortaokulu ve liseleri talebinin ise dikkate alınmadığı gözleniyor.

 

“Avrupa’ya örnek” iddiası

Muhalefet partilerinin “evet” oyu vermediği ve sadece iktidardaki YDP milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen komisyon raporunda, Yunanistan’ın yıllardan bu yana uyguladığı sosyal politikalarla birlikte din özgürlüğüne gösterdiği saygının, bölgede ekstremist odakların oluşumunu engelleyen toplumsal bir uyum yarattığı savunuluyor. Ayrıca bu durumun Avrupa’ya örnek olduğu ileri sürülüyor.

 

Müftülük ve vakıflar

1920/1991 sayılı müftülüklerle ilgili yasanın iyileştirilmesi gerektiği belirtilen raporda, Yunanistan devletinin kısa zamanda müftü seçimi ve vakıflar konusunda yasal düzenlemeye gitmesi isteniyor. Müftülük ve müftünün devlet kurumu olduğu, müftülük makamının boşalması halinde müftü naibinin görevlendirildiği ve bu kişinin yasanın öngördüğü şekilde müftü seçimi sürecini başlattığı kaydediliyor. Müftülük makamı için başvuruda bulunacak kişilerin ilahiyat fakültesi mezunu olması gerektiği belirtiliyor.

Raporda, müftünün belirlenmesi için bir ‘Temsilciler Kurulu’nun oluşturulması, kurulun Avrupa hukuk çerçevesine uygun olması gerektiği ifade ediliyor. Kurulda yer alacak imamların üniversite mezunu olmasının şart olmadığı belirtilen raporda, söz konusu kurulda kimlerin yer alacağı ve bu kurula nasıl seçilecekleri konusuna ise bir açıklık getirilmiyor.

Vakıf idare heyetleriyle ilgili yasanın uygulanabilir olmadığı, yasanın değiştirilmesi halinde mevcut yasal düzenlemenin neden uygulanamaz olduğunun irdelenmesi gerektiği belirtiliyor. Vakıf seçimlerinden önce vakıf mallarının net bir şekilde kayıt altına alınması, vakıf mallarının borç ve ipotek durumlarının tespit edilmesi gerektiği kaydediliyor.

 

Pomakça ve Romanca şarkılar

Raporda, azınlığın kültür birikiminin desteklenmesi amacıyla Pomakça ve Romanca şarkıların kayıt altına alınmasını önerisi dikkat çekiyor.

Yunanistan, Türkiye ve Bulgaristan arasında iletişim, diyalog ve işbirliği forumu oluşturulması tavsiye edilen raporda, aynı zamanda Trakya ve Kuzey Yunanistan’ın kalkınmasının Balkanlar’ın gelişmesi ve Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesinden geçtiği vurgulanıyor.

 

Zeybek: “apor hayal kırıklığı yarattı”

İskeçe SİRİZA Milletvekili Hüseyin Zeybek, Raporun hayal kırıklığı yarattığını belirten Zeybek, tarihi bir fırsatın kaçırıldığını söyledi.

Azınlık kurumlarının sundukları fikirlerin dikkate alınmadığını ifade eden Zeybek, “Azınlık bölgelerine devlet okullarının açılması ve Türkçe’nin seçmeli ders olarak eğitim müfredatına dahil edilmesi, azınlık eğitiminin sorunlarını çözmekten uzak bir yaklaşımdır.” dedi ve şöyle devam etti:“Trakya kalkınma komisyonunun nihai kararı bizleri yeni bir hayal kırıklığına uğratmıştır.

 

Tarihi bir fırsatın kaçırıldığını düşünmekteyim. Arzu ettiğimiz sorunlarımızın çözümü yönünde bir diyalog ortamı oluşamadı. Her ne kadar azınlık kurumları fikirlerini komisyonun dijital platformuna sunmuş olmasına rağmen bu taleplerin hiç birinin kaale alınmadığını görmekteyiz.

Eğitim konusunda yalnızca okullarımızın altyapı sorununun tespiti yetersizdir. Azınlık eğitiminin seviyesinin yükseltilmesi yerine, azınlık bölgelerine devlet okullarının açılması ve Türkçe’nin seçmeli ders olarak eğitim müfredatına dahil edilmesi, azınlık eğitiminin sorunlarını çözmekten uzak bir yaklaşımdır.

Müftülük konusunda da önerilen çözüm sorunu çözmekten çok uzaktır. Kadrosu belli olmayan bir komisyon müftü adaylarını değerlendirecek ve eğitim bakanlığına tayin için uygun gördüğü ismi gönderecek. Vakıflar konusunda ise 2008 yasasının eksikliklerinin giderilmesinden bahsediyor fakat bunların ne şekilde ve ne zaman olacağı konusunda kesin bir tarih vermiyor. İlk defa biraz çekingen bir şekilde de olsa bir bireyin kendini tanımlama hakkından bahsediliyor fakat buradada toplu bir şekilde kendini tanımlama hakkından bahsedilemiyor.

Umutlar yine başka bir bahara kaldı.” Haber Merkezi

Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

Çayın da tadı kaçtı
Nakit biniş 5 TL
Şahin: “Bütün şoför esnafının başkanıyım”
Üreticiye 10 kuruş kazanç
Ülkü Ocakları’ndan Çevrimiçi “LGS Deneme Sınavı”
Zamlar Karşısında Çiftçi Nasıl Ekecek?
Edirne'de ulaşım yatırımları sürüyor
Edirne'nin "küçük dev adamı"
Edirne Yeşilay Spor ve Gençlik Kulübü Derneği genel kurulu yapıldı
Yunus Emre hatıra kitabı yayımladı
Aileler için “Çocukları dijital tehlikelerden koruma rehberi”
Edirne İyi Parti teşkilatları seçimlere hazır