Tabip Odası: Yoğun bakımda yatak kalmadı!
Edirne’deki koronavirüs artışıyla ilgili açıklama yapan Edirne Tabip Odası(ETO), korkutan rakamları açıkladı. 25 Kasım itibariyle pozitif ve hasta olarak KYK’da bulunan kişi sayısının 370 olduğu belirtilirken, ETO Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun,“Kentimizdeki hastanelerde yoğun bakım ünitelerinde boş yatak bulunmamaktadır” dedi.
Yayın Tarihi: 30 Kasım 2020, Pazartesi 07:00
Haberleri

Türkiye’nin koronavirüs salgınıyla mücadelesinde artan vaka ve vefat sayıları endişe yaratırken, Edirne’de de durum farklı değil. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Edirne’nin de aralarında olduğu 15 ilde vaka artışlarının yüzde 50 ile yüzde 100 arasında bulunduğunu söylemenin ardından ETO, kentteki son durumu paylaştı.

Salgınla mücadelede tüm toplumun desteğinin alınabilmesi adına verilerin şeffaf olarak paylaşılmasının önemine dikkat çeken ETO Başkanı Prof. Dr. Altun, yönetim kurulu adına yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Bu süreçte; aile sağlığı merkezlerinde, hastanelerde, 112 ve filyasyon ekiplerinde canla başla çalışan sağlık çalışanlarının farkındayız. Ancak bu kadar zorlu bir salgının tüm toplum kesimlerinin desteği ve katkısı olmadan başarılı bir şekilde yönetilmesi olası değildir. Tüm toplumun desteğinin alınabilmesi, ortaya konulan büyük emeğin karşılık bulabilmesi için kamuoyunun şeffaf bir biçimde gerçek verilerle bilgilendirilmesi, ülkemizdeki salgının boyutunun net olarak paylaşılması oldukça önemlidir.

 

KYK’da 370 vaka

ETO olarak sahadan edindiğimiz bilgilere göre 25 Kasım 2020 tarihi itibariyle: Kovıd-19 hastalığı nedeniyle Edirne, Keşan ve Uzunköprü devlet hastanelerinde, Trakya Üniversitesi(TÜ) Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi ile Özel Keşan Hastanesinde toplam 274 hasta tedavi görmektedir. Edirne’deki Kredi ve Yurtlar Kurumuna ait yurtlarda kalan PCR + hasta sayısı 370’dir. Kentimizdeki hastanelerde yoğun bakım ünitelerinde boş yatak bulunmamaktadır. Yapılan PCR testlerinde il düzeyinde pozitiflik oranı artmaktadır. 22 Kasım’da 190, 23 Kasım’da 202, 24 Kasım’da 360, 25 Kasım’da 338 insanımızda daha PCR testlerinde pozitiflik saptanmıştır (günlük yeni olgu sayısı)”

 

216 sağlık çalışanı pozitif

TÜ Hastanesi ve Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nde 216 sağlık çalışanının pozitif olduğunu dile getiren Prof. Dr. Altun, “13 Kasım 2020 tarihindeki basın toplantımızda belirtmiş olduğumuz sürecin başından beri Edirne Devlet Hastanesi ve TÜ Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesinde görevli “PCR pozitif sağlık çalışanı sayısı” 111 iken, bu sayı 25 Kasım itibariyle 216’ya yükselmiştir (Son 12 günde PCR pozitif sağlık çalışanı sayısı 105 artmıştır). Bu rakama aile sağlığı merkezlerinde, özel muayenehanelerde/hastanelerde, 112 ve filyasyon ekiplerinde görevli PCR pozitif sağlık çalışanı sayısı dahil değildir. 216 PCR pozitif sağlık çalışanının fazlası var, ancak eksiği yoktur” dedi.

 

Sınır kapıları kapansın çağrısını tekrarladı!

Kentteki sınır kapılarının kapatılmasıyla hareketliliğin önüne geçilebileceğini hatırlatan Prof. Dr. Altun, şöyle devam etti: “Büyük oranda ekonomik kaygılarla yapılan, erken ve hızlı açılmayı takiben yaz boyunca infeksiyon hızındaki sürekli artış, sonbaharla birlikte sağlık sistemini zorlamaya, filyasyon çalışmalarını imkânsız hale getirmeye başlamıştır. Ekonomik kaygılar elbette ki önemlidir. Ancak salgın konusunda çalışan ekonomistlerin belirttiği üzere; salgın için alınan sıkı önlemlerin neden olduğu ekonomik kayıp, bu önlemlerle salgının kısa sürede kontrol altına alınmasının yarattığı güvenli ortam sayesinde telafi edilebilmektedir. Oysa önlemlerin baştan sıkı alınmadığı, zamana yayılmış sınırlı kontrol uygulamalarının hayata geçirildiği durumlarda salgın süreklilik kazanmakta ve ekonomik etkisi uzun süreli ve daha yıkıcı olabilmektedir. Yurttaşlarımıza ve sağlık çalışanlarına karşı duyduğumuz sorumluluk gereği aşağıda yer alan uyarıları tekrarlama zorunluluğu ortaya çıkmıştır:

 

“Şehirlere giriş çıkış yasağı gelmeli”

Salgının boyutunun daha iyi görülmesi, doğru önlemlerin zamanında alınabilmesi, hem hastalık, hem de salgınla daha etkin mücadele edilebilmesi, toplumun farkındalığının artırılması ve güven ortamının sağlanabilmesi için COVID-19 salgınıyla ilgili tüm epidemiyolojik verilerin iller ve ülke bazında açıklıkla paylaşılması gereklidir. Test pozitiflik oranları, hastanelerdeki ağır olgu ve ölüm sayıları ve Sayın Sağlık Bakanı’nın yaptığı açıklamalara bakıldığında; salgının geldiği noktanın Nisan-2020 düzeyini çoktan aştığı anlaşılmaktadır. Kapanma önlemlerinin titizlikle uygulanması, sonuçlarının günü gününe takip edilerek gerekli girişimlerin yapılması halk sağlığı ve ülkenin tüm çıkarları açısından tek akılcı yaklaşımdır. Salgının kontrol altına alınabilmesi için; sınır kapılarının kapatılması, şehirlerarası ulaşım ile şehirlere giriş ve çıkışlara kısıtlama getirilmesi, toplumsal hareketliliğin azaltılması gereklidir. Güvenlik, sağlık, gıda gibi temel, zorunlu ve acil mal/hizmet üreten işler dışında tüm işlerde çalışmaların durdurulması, en az 14 gün süre ile sokağa çıkma kısıtlaması/yasağı getirilmesi virüsün bulaşını/yayılmasını azaltacaktır. Bu kısıtlamalar getirilirken sosyal devlet ilkesi göz ardı edilmemeli, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile yerel yönetimler birlikte hareket ederek yaşamını günlük kazancıyla sürdüren dar gelirli insanlarımızın ihtiyaçlarını karşılama yoluna gitmelidir”

 

“İl Pandemi Kurulları aktif çalışmalı”

Toplumsal dayanışma ve kolektif mücadelenin önemine de değinen Prof. Dr. Altun,  “Sağlık Bakanı’nın son günlerde yaptığı açıklamalar ‘gerçeğin hiçbir zaman gizli kalamayacağının’ göstergesidir. Salgının gerçek boyutunun toplumla paylaşılması, panik ortamı yaratmadan ama olayın ciddiyetine uygun doğru bilgilendirme ve önlemlerin alınmasıyla bu süreç en az kayıpla aşılabilir. Halk sağlığının, tek tek bireylerin sağlığının toplamını aşan bir anlam yüküne sahip olması nedeniyle, ortak iyiyi oluşturmak için toplumsal dayanışmaya ve kolektif mücadeleye gereksinim duyduğu unutulmamalıdır. İl Pandemi Kurulları ve İl Hıfzısıhha Kurullarının aktif çalıştırılmasıyla, gerekiyorsa yerel olarak ek önlemler/kısıtlamalar getirilmesi gündeme gelmelidir” ifadelerini kullandı.

 

“Böyle devam ederse çökeceğiz”

Altun, vatandaşlara da duyarlılık çağrısı yaparak, “Süreç böyle devam ederse ne yatacak hastane yatağı ne de görev yapacak sağlık çalışanı bulunacaktır. Halkımıza çağrımızdır! Zorunluluk halleri dışında sokağa çıkmayınız, kapalı kalabalık ortamlardan uzak durunuz, sosyal hareketliliğinize kısıtlama getiriniz, maske kullanımı ve temizlik kurallarına uyunuz. Bu süreç ancak sizlerin desteği ile aşılacaktır. ETO olarak bölgemizde salgın sürecinin sağlıklı bir biçimde yürütülebilmesi için her türlü sorumluluğu almaya hazırız” diye konuştu. Haber Jale Avyüzen Zobar

 

Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

EDİRNE İL BİRİNCİSİ OLDU
Kumar oynayan 9 kişiye ceza uygulandı
Üretimde Kadın Girişimciler Yarışması başvuruları sürüyor
Edirne’de daire fiyatları İstanbul’la yarışıyor
Vatandaşlar sakatat kuyruğunda
Yasağın bitmesiyle fiyatının düşmesi bekleniyor
Osmanlı'nın ‘devai-misk’i artık coğrafi işaretli
TÜRKSOY’dan Rektör Tabakoğlu’na Abay Nişanı
Müze envanteri genişliyor
Koronavirüsle vitamin kullanımı arttı
Müftülük binası alevlere teslim
CHP’li Vekil: “Esnaf destekleri ne oldu?”