Sonsuz aşkın anahtarı ‘kirpi mesafesi’
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Öztürk, uzun süreli ilişkilerin sırrının Alman filozof Arthur Schopenhauer'ın tanımını yaptığı "kirpi mesafesi"ni iyi ayarlamakla mümkün olabildiğini söyledi.
Yayın Tarihi: 14 Şubat 2020, Cuma 07:00
Haberleri

Prof. Dr. Levent Öztürk, TÜ Bilimsel Araştırma Topluluğunca Devlet Konservatuvarında düzenlenen "Aşk" seminerinde, "Aşkın oluşturduğu hormonlar etkiler? İlk görüşte aşk var mı? Aşkın evreleri nelerdir? Sonsuz aşk var mıdır?" gibi konulara değindi.

Aşık olmanın bireyde hormonsal değişiklilere sebep olduğunu belirten Prof. Dr. Öztürk, aşkın üç evreden oluştuğunu ifade etti.

Aşk, üç evreden oluşuyor

Aşkın ilk evresinin "ben aşık oldum" denilen evre, ikinci evrenin tutkulu bir aşkın yaşandığı dönem ve üçüncü evrenin de arkadaşça aşk dönemi olduğunu anlatan Öztürk, "İlk evrede yüksek kortizon salgılama oluyor. Aşık olan kişi gece ve gündüz sürekli karşısındakini düşünüyor. 'Kaybolmuş parçamı buldum' düşüncesi var. Bu evre 6-9 ay arasında sürüyor. Sonra hormonlar normale dönmeye başlıyor. İkinci evre olan tutkulu aşk döneminde ise stres duyguları azalıyor, karşılıklı bağlanma ve güvenme ön plana geçiyor. Bu dönem birkaç yıl kadar sürüyor. Üçüncü evre olan arkadaşça aşk evresi uzun yıllar sürebilen bir dönem ancak bütün ilişkiler bu evreye ulaşamadan bitiyor. Araştırmalar tüm ilişkilerin üçte ikisinin, aşkın iki evresinden sonra bittiğini gösteriyor." şeklinde konuştu.

Öztürk, ilişkilerin uzun süre devam ettiği arkadaşça aşk evresine geçmesinin çiftlerin "kirpi mesafesi"ni doğru ayarlamasına bağlı olduğunu dile getirdi.

Mesafeyi doğru korumak şart

Alman filozof Arthur Schopenhauer'ın "kirpi mesafesi" tanımlamasını anlatan ve bu durumun uzun süreli ilişkilerin sırrını barındırdığını vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti: "Soğuk bir kış günü kirpiler ısınmak için birbirlerine yaklaşıyorlar, fakat birbirlerine sokuldukları zaman dikenleri birbirlerine batıyor ve canları yanıyor. Bu kez uzaklaşıyorlar, ancak uzaklaşınca da üşümeye başlıyorlar. İki arada kalıyorlar. Yaklaşınca canları yanıyor, uzaklaşınca üşüyorlar. En sonunda hem kendilerini soğuktan koruyacak bir mesafe hem de dikenlerin batmayacağı bir mesafeyi ayarlayabiliyorlar. İşte esasında aşk da böyle bir şey. Çünkü üçüncü evrede belki o ilk iki evredeki fazla yakınlaşma ve mesafenin ayarlanamaması, çiftlerin sürekli birbirleriyle ilgilenilmesini istemesi bu kirpi mesafesiyle çözülebilir.

'Bugün beni kaç kere düşündün hayatım', 'Benim için bugün ne yaptın, ne aldın' gibi davranışlar ve fazla yakınlaşmalar diken batması etkisi yaratıyor. Bu mesafe ayarlanamadığı zaman ilişkiler bitebiliyor, bitmesin istiyorsak bu kirpi mesafesini iyi ayarlamak lazım." Gökhan Zobar

Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

Şükrü dedeyi polisler evine bıraktı
Selimiye'de 'canlı kandil' yayını
EDİRNE, BAHARA HAZIRLANIYOR
TÜ KİMYA BÖLÜMÜ’NDEN DEZENFEKTAN ÜRETİMİ
EDEBİYAT FAKÜLTESİ’NİN YENİ DEKANI TOPALOĞLU
Otobüs duraklarında maske dağıtıldı
"AKP KRİZİN DERİNLİĞİNİ ANLAYAMAMIŞ"
PROF. MELİHAT TÜZÜN’DEN SANAL SERGİ: “NEFES AL”
Acılı anneye ikinci kez dava!
Lalapaşa’da sokak canları ihmal edilmiyor
Maske fiyaskosu