Kaza geliyorum diyor!
Trakya Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Göksal Çidem, Trakya topraklarında yürütülen endüstriyel hayvancılık tesislerinin zehir saçtığını belirterek, derelerin, göletlerin ve toprakların kirletildiğini söyledi.
Yayın Tarihi: 03 Aralık 2019, Salı 07:00
Haberleri

Çidem, Lüleburgaz’ın Ovacık köyü yakınlarındaki demiryolunun altında açılan bir atık kanalının olduğunu ifade ederek, “Demiryolu boyunca açılmış atık kanalı ve menfezin altında biriken atıklar var. Çorlu Tren faciası henüz sıcaklığını korurken, onlarca canımızı kaybettiğimiz bu tren yolu yeni tehlikelere açık hale geliyor ki?” dedi.

Trakya Platformu Yürütme Kurulu Üyesi ve Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Göksal Çidem, tarım açısından oldukça verimli olan Trakya topraklarının endüstriyel hayvancılık tesislerince tehdit altında olduğunu söyledi.

“Bu işletmeler çiftlik değil”

Çidem, oluşturdukları ekiple birlikte Kırklareli Lüleburgaz İlçesi Ovacık Köyü’nü ziyaret ettiklerini dile getirerek,“Trakya’da büyük tehlike: endüstriyel hayvancılık tesisleri zehirsaçıyorlar. Dereler göletler ve topraklar kirletiliyor. Kırklareli Lüleburgaz İlçesi Ovacık Köyü Muhtarlığının daveti üzerine yaşanan çevre kirliliğini yerinde görmek için gittiğimizde hem gördük, hem de kokusunu teneffüs ettik. Gördüklerimiz gelecek adına endişelerimizi arttırdı. Bir de bu işletmelere çiftlik diyorlar. Çiftlik böyle mi olur. Kelime anlamına bakın. Yarattığı kirliliği görünce çiftlik olmadığı anlaşılacaktır. Bunlar yüzlerce, binlerce hayvanın kapatılarak, endüstriyel hayvancılık tesisleri olmuş. Yarattığı kirlilik ise köylünün hayvanlarını otlattığı merayı, su içtiği hayvan sulama çeşmelerini kirletmiş, meraya hayvan salmak imkânsız hale gelmiş. Meraya çıkan hayvanlar Endüstriyel Hayvancılık Tesisinin atıkları ile bataklığa saplanıp kalıyor.  Bunlar hayvan çiftliği olsa, merayı, meradaki su kaynaklarını yok eder mi?” diye konuştu.

 

Demiryolunda büyük tehlike

Söz konusu bölgede tek sorunun çevre kirliliği olmadığına dikkat çeken Çidem, demiryolu hattında açılan atık kanalının Çorlu’daki tren kazasını tekrar edebileceğini belirterek, şöyle devam etti:

“Daha büyük bir tehlike ise, demiryolu boyunca açılmış atık kanalı ve menfezin altında biriken atıklar. Çorlu Tren Faciası henüz sıcaklığını korurken, onlarca canımızı kaybettiğimiz bu tren yolu yeni tehlikelere açık hale geliyor ki?  Tren bu menfeze yaklaştığında yavaşlıyor. Neden? Menfezin altı sıvı atıklarla dolu. Endüstriyel hayvancılık tesislerindeki hayvanlar kapalı bir ortamda ve toplu olarak yetiştiriliyor. Ancak küçük aile işletmelerinde hayvanlar dışarıda geziyorlar ve dışkıları da tarımsal gübre olarak geri dönüyor. Kapalı ortamdaki hayvanların gübreleri ise bir yerde toplanıyor ve tamamen zehire dönüşüyor. Geçtiğimiz ay Kırklareli’nde bulunan Şeytan Deresi gitti, daha önce de Teke Deresi’nde, şimdi de Ovacık Köyü merasında benzer kirlilik. Kirletenlerle  ilgili etkin adli ve idari yaptırımlar uygulanmadığı sürece işimiz çok zor.  Amasız, fakatsız, kayıtsız şartsız yaşam alanları toprak, hava, su kirletilmemeli   korunmalıdır. Çünkü biz Ergene’yi kaybettik. Meraları, toprakları da kaybedince nerede yaşayacağız”

Ergene Nehri’nin benzer amaçlarla kirletildiğini ve geride kalan alanları korumak adına her türlü mücadeleyi vereceklerini sözlerine ekleyen Çidem, şunları kaydetti:“Trakya’nın can damarı olan Ergene Nehrinin ardından bölgedeki dere, toprak ve göletler de kokmaya başladı. Artık tuz kokmaya başladı. Bozulan bir şeyi düzeltecek çare vardır. Ama o çare de bozulmuşsa artık yapacak bir şey kalmaz. İlgili, yetkili kim varsa derhal sürece dâhil olmalı, görevlerini yapmalıdır. En kısa sürede kirliliğin önüne geçilerek kalan temiz su kaynaklarının kayıtsız şartsız korunmasını sağlamaları gerekir. Anayasa’nın 56. Maddesi ‘herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemenin ise devletin ve vatandaşların ödevidir’ Anayasamızın bizlere yüklediği ödevler gereği, Kırklareli Kent Konseyi olarak,Trakya Platformu Bilim ve Hukuk kurullarının destek ve katkılarıyla yaşam alanlarımızı bugün ve gelecek adına koruyup savunmaya devam edeceğiz. Hayvancılık tesislerinin su kaynaklarına verdiği zararları ilimiz sınırları içerisinde birçok defa gördük. Artık görmek, duymak ve koklamak istemiyoruz. Dünyadaki temiz su kaynaklarının hızla tükendiği bir dönemde, bölgemizdeki temiz su kaynaklarının ve topraklarımızın hızla kirletildiğini görmek gelecek adına endişelerimizi artırmaktadır. Hayvanların su içemediği bir göleti, çeşmeyi, otlayamadıkları meraları kirletenler hakkında en hızlı şekilde etkin adli ve idari yaptırımlar hayata geçirilmelidir. Hiçbir çıkar ve beklenti gözetmeden samimiyet ve gönüllülük kapsamında yaşamı savunan Lüleburgaz Ovacık Köylümüzün yanında olduk, olmaya devam edeceğiz” Haber Jale AvyüzenZobar

 

Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

Edirneli kredi kartını seviyor
‘Bunu onun memurları da söylüyor’
Meslek lisesi 3D kursuyla fark yaratacak
 “Bitcoin ödeme aracı olarak paradır”
Müdür Kurt’tan uyuşturucu uyarısı
Her 4 karttan 1’i Troy logolu
 ‘Yunan halkı Miçotakis gibi düşünmüyor’
Komşuya takvimle jest
Küçük kalpleriyle büyük sevgi paylaştılar
Atlar yaya gecidini kullandı
“Kentlinin taleplerine yanıt alınamadı”
Şensever’den desen yarışması