Edirne Barosu’ndan Çorlu davasına destek
Uzunköprü-Halkalı seferini yapan trenin, Çorlu’da altı boşalan menfezden geçmesi sonucunda vagonların devrilmesiyle 7’si çocuk 25 kişinin hayatını kaybettiği, 328 kişinin de yaralandığı faciada olaylı geçen ilk duruşmanın ardından davanın ikinci duruşması görüldü. Edirne Barosu Başkanı Alper Pınar’ın da katıldığı davada baroların müdahillik talebi kabul edildi.
Yayın Tarihi: 11 Eylül 2019, Çarşamba 07:00
Haberleri

Geçtiğimiz temmuz ayında görülmeye başlanan Çorlu tren kazası davasında adliye önünde nöbet tutan aileler, mahkeme heyetinin davadan çekilmesi üzerine şok yaşamıştı. Duruşma salonunun küçük olması nedeniyle bazı ailelerin içeri alınmaması yüzünden çıkan tartışmada olaylar büyürken, önceki gün görülen duruşma 600 kişilik kapasiteye sahip olan Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Kazada yakınlarını kaybeden aileler, kendilerine destek olmaya gelenlerle birlikte Hak, hukuk, adalet; kaza değil cinayet", "Çorlu'yu unutma, unutturma" sloganları eşliğinde "Adalet İstiyoruz" pankartıyla Çorlu 15 Temmuz Kültür Merkezi’ne yürüdü.

Barolar davaya müdahil oldu

İddianamenin kabulünün okunduğu davada duruşmanın yürütülmesi ilişkin avukatlar talepte bulundu. Baroların davaya müdahillik talepleri kabul edildi.

“Yol bekçileri olsaydı kaza olmayabilirdi”

TCDD’de görevli olan 4 sanığın yargılandığı duruşmada Demiryolu Bakım Müdürü olan sanık Turgut Kurt'un savunması bir gerçeği gözler önüne serdi. Kurt, 2001 yılından beri tren hattında çalışan yol bekçisi kadrolarından vazgeçildiğini ve yol bekçileri olsaydı kazanın önlenebileceğini savunarak, özetle şöyle dedi: “Halkalı-Muratlı arasında görevliyim. Benim görevim 7 bakım onarım şefliğindeki koordinatı sağlamaktır. Olay günü evimdeydim. Olay yeriyle aramızda 130 km vardı. Haydarpaşa lojmanlarında oturuyorum. Yağışla ilgili bana bir ihbar yapılmadı. Ben de bir işlem yapamazdım, olay sırasında Haydarpaşa gar lojmanındaydım. Yol bakım ve onarım şefimiz Çerkezköy'de görev başındaydı. Onlara bir yağış ihbarı yapıldığında benden habersiz müdahale hakları vardır. Ancak onlara da bir yağış ihbarı gelmemiştir. Bana yöneltilen tüm suçlamaları reddediyorum, görevimi yaptım. Bana yöneltilen suçlamalar asılsızdır. Bölgemizde görev yapması gereken kontrol memuru sayısı ikidir, ancak bu kadrolar boştur. Ben bir yazı yazdım 2016'da bu konuyla ilgili. Pek hoş karşılanmaz kurumda bu sayılar. Kanımca yol bekçisi olsaydı kaza engellenebilirdi. Teknolojik kontrol sistemleri uygulanmamıştır. Bunu yapacak olan genel müdürlüktür”

“Yol bekçileri hattın hafızalarıdır” diyen Kurt, “Onlar nerede ne olacağını çok iyi bilirler. Bir sorun olduğunda hemen sorumluları ikaz ederlerdi. 2001 yılında bu kadrodan vazgeçildi. İddianamede hakkımda yer alan iddiaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi. Jale Avyüzen Zobar

Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

Pilavın tadı kaçtı
Zabıtadan öğrenci servislerine denetim
‘Beyaz Önlük’ gururu
Ayçiçeği fiyatında kriz
‘Her zaman göreve hazırız’
Dartın altın kızına üçüncülük
Okullar kan ağlıyor
Süt artık 'Dijital' edilecek
Asker Hastanesi Şehitliği’ne ziyaret
TÜ'de 'Geleceğin Müzisyenleri' belli oldu
Kadınlar için buluştular
Tekvandocularımız 4 madalyayla döndü