‘Fesad anlaşması yürürlükten kaldırılmalı!’
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Ali Demirkıran, 11 Mayıs 2011’de imzalanan, 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe giren “İstanbul Sözleşmesi” sonrası, aile yapımız ve toplumsal dengemizin onulmaz yaralar aldığını söyledi.
Yayın Tarihi: 12 Temmuz 2019, Cuma 06:00
Haberleri

Hükümetin,  halkı bilgilendirmeden “Ben yaptım oldu” mantığıyla 2014’te İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlüğe koyduğunu söyleyen Başkan Demirkıran,  pek çok ülkenin Avrupa Konseyi’nin bu rezil dayatmasına tepki gösterdiğini,  Avrupa ülkeleri içinden bile şerh koyanlar olduğunu aktardı.

Demirkıran, “Sömürgeci güçler sağlam aile yapımız üzerinden oynuyorlar. Sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra aile yapımızı çökertmeye yönelik uygulamalar başlatıldı. Hükümet eşcinselliğin yolunu açan düzenlemeler yaptı. LGBT Derneği’nin kurulmasına izin verdi. Bu çarpık zihniyet yürüyüşler düzenleyerek Türkiye toplumunun bünyesine aykırı, dıştan dayatılan sapıklığı yaymaya girişti. ‘Devlet bizden korksun’ benzeri pankartlarla Türkiye’ye meydan okudular. Acaba,  ‘Devlet bizden korksun’ pankartını eşcinsellerden başkası taşısa, başlarına gelecekleri düşünebiliyor musunuz?”  sorusunu yönelterek Hükümetin bu sapık zihniyete sınırsız hoşgörü tanımasının mantığını anlamanın mümkün olmadığını söyledi.

Aile yapımıza yazık oluyor!                                                                                                                                Cinsel yönelişlerin rahatça ve özgürce yaşanabilmesini devlet garantisi altına alan bu kanunun, eşcinsel evliliklerini onaylama zorunluluğuna da kapı araladığına dikkat çeken Demirkıran, “Düşünün, kendisine evlilik müracaatı ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ yaftası ile kanunlaşan bu ifsat hareketi, çok geçmeden ‘Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi’ (ETCEP) ile okullarımıza girdi. Bir de gördük ki, 2 yıl boyunca okullarımızda ‘pilot bölge’ uygulaması ile onbinlerce evladımızın kafasına eşcinsellik tohumları atılmaya başlanmış. Şimdi ise bu pilot bölge uygulamasından sonra tüm okullarda uygulanması bekleniyor.   Ülkemize zarar vermek isteyen karanlık güçler, bu ifsat programının savunucusu ve destekçisi sivil toplum kuruluşlarına milyonlarca lira para yardımı yapılmaktadır” dedi.

Dertleri “kadın hakları” değil!                                                                                                                               

İstanbul Sözleşmesi’nin 4. maddesi, “Devletler cinsel yönelimi yasal güvence altına alır”. M.4/1 Cinsel Yönelim: Bir kişinin, cinsel arzusunun, hemcinsine, karşı cinse ya da her ikisine birden yönelebileceğini anlatmak için kullanılan kavram. “Gay, lezbiyen ve biseksüel” kavramlarını içerdiğini belirten Demirkıran,  “Dolayısıyla ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’, öyle bizim saf politikacılarımızın veya feministlerimizin anladığı gibi bir samimi insancıl proje değil, kadın haklarını öne çıkararak, sinsi bir ifsat hareketidir” uyarısında bulundu.

Sözleşme kapsamında çıkartılan 6284 sayılı yasanın ise kadın cinayetlerinin hızla yükselmesine neden olduğuna da dikkat çeken Demirkıran,  2011’de 121 olan kadın cinayetleri, 2012’de 210’a, 2013’te 237’ye, 2014’te 294’e, 2015’te 303’e, 2016’da 328’e, 2017’de 409’a, 2018’de 440’a  yükseldiğini kaydetti.

Demirkıran devamla; “Sözleşmenin 12/1. maddesinde ‘Kadın ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rollerine dayalı önyargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların kökünün kazınmasını amaçladığı’ anlatılmaktadır. Buradaki ‘diğer uygulamalar’dan maksadın İslâm dininin kuralları olduğu bellidir. Proje, Türkiye’nin insanlığa örnek olan sağlam aile yapısını yıkmayı, İslâm’ın aile anlayışını devre dışı bırakmayı amaçlamaktadır. Vahim süreç bir an önce durdurulmalı; ‘İstanbul Sözleşmesi’ iptal edilmelidir. Türkiye, kendi eliyle geleceğini tehlikeye atma yanlışından kurtarılmalıdır” diyerek Cumhurbaşkanı’nın şu açıklamasına da yer verdi:  “Cumhurbaşkanı Aile Şurası”nda , “Nikâh akdinin değersizleştirildiği, evlilik dışı ilişkilerin normal sayıldığı, boşanmaların adeta teşvik edildiği sancılı bir süreçle karşı karşıyayız.” (02.05.2019) Bunlar hepimizin yaşadığı acı gerçekler!”

“İktidar yakınmaz; icraat yapar”  diyen Demirkıran, “ Bizim Cumhurbaşkanı ve TBMM’den istediğimiz, ‘Zina Yasası’ ve ‘İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılmasıdır” şeklinde konuştu.    

Eşcinsellik meşrulaştırıldı!                                                                                                                            

 “Sözleşmenin 6. ve 12. Maddeleri ise doğrudan eşcinsel sapkınlığını normalleştiriyor” diyen  Demirkıran,  12.  Maddenin 1. Fıkrasında yer alan, “Taraf Devletler, kadınların aşağı bir cins olduğu veya erkekler ile kadınlar için alışılagelmiş rollerin bulunduğu düşüncesine dayanan önyargıları, örf ve adetleri, gelenekleri ve her türlü farklı uygulamaları ortadan kaldırmak amacıyla kadınların ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarının değiştirilmesi için gerekli tedbirleri alır” ifadeleri, eşcinselliği meşru ve doğal gösteriyor. 45 ülkenin imzası olmasına rağmen 27 ülkede onaylanan İstanbul Sözleşmesi, birçok Avrupa ülkesinde tartışılmaya devam ediyor. Hırvatistan Parlamentosu, sözleşmeyi onaylamazken, Bulgaristan Anayasa Mahkemesi ise yürürlükten kaldırma kararı verdiğini belirtti. Haber Merkezi

Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

2 Ay Önce Evlenmişti
Öğrenciler cumhuriyet için aynı sahnede
‘İyi tarihçi şüpheci olur’
Hurdaya dönen araçtan yarasız çıktı
Musulça’ya cem evi
71 işletmeye 438 bin TL ceza
Keşan'da sahte tutanak iddiası
Saraçlar’da Atatürk
Köprü eleştirisine ilginç yanıt
"Buğdaylı fişekle" domuz mücadelesi
"Dünya Palyatif Bakım Günü" programı
ESTAB'tan Saros Tematik Turizm Haritası