'Kanser kapımızı çalacak'
Trakya Platformu Dönem Sözcüsü Avukat Bülent Kaçar, “Trakya'nın yeraltı sularının kirlenmesini engelleyemez, içme sularımızı koruyamazsak kanser hepimizin kapısını çalacak” dedi.
Yayın Tarihi: 13 Haziran 2019, Perşembe 07:00
Haberleri

Kaçar, “Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası” nedeniyle yaptığı açıklamada, “Hava kirliliği, toprak kirliliği ve su kirliliği ile mücadele etmez ve yetkililerin etkin idari tedbirler almalarını sağlayamazsak hepimiz ciddi hastalıklarla baş başa kalacağız.” ifadelerini kullandı.

Trakya’daki ekolojik yıkım projelerinin bir kez daha düşünülmesi gerektiğini söyleyen Kaçar, “Saros Körfezi’nin baş belası taş ocaklarının ardı arkası kesilmiyor. Mecidiye ve İbrice Limanı çevresinde yeni kalker ocaklarının açılması ve kapasitelerinin artırılması için ÇED süreçleri devam ettiriliyor. Saros FSRU Liman ve Boru Hattı projesi için iktidarın aceleciliği had safhada, BOTAŞ kamulaştırma süreçlerini hızla devam ettirme peşinde. Sultaniçe ve Enez'in doğası ve denizi, fabrika atık depolama projesinin bilinmez sonuçlarıyla çok yakında karşı karşıya gelecek. Anayasaya ve kıyı kanununa göre; halka ait olan kıyılar ve kumsallar, iktidar tarafından kiralama yoluyla özelleştiriliyor. Tüm bunlar özel çevre koruma bölgesi ilan edilen Saros Körfezi’nde yaşanıyor. Bölgemizde biyoçeşitlilik ve ormanlarımız ciddi tehlike altındadır” değerlendirmesini yaptı.

Trakya’nın bazı sahillerinde temiz ve sağlıklı içme suyu temininin gerçekleşemediğini ifade eden Kaçar, şunları kaydetti:

“Atık suların gereği gibi arıtılamaması sahillerimizde ve yerleşim yerlerimizde halen önemli bir sorundur. Bölgemizin kanayan yarası Ergene Nehri, acımasızca kirletilmeye devam ediliyor. Kirletenlerden yargı önünde hesap soruluyor mu?

Çevremizi, nehirlerimizi kirletenlere göz yumanlara adli ve idari yaptırımlar uygulanıyor mu? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kimleri savcılığa şikâyet etmiş? Hangi fabrikalar adli ve idari cezalara maruz kalmış maalesef halen bilemiyoruz. Trakya Bölgesi, ciddi bir hava kirliliği ile karşı karşıyadır. Hava kirliliği, toprak kirliliği ve su kirliliği ile mücadele etmez ve yetkililerin etkin idari tedbirler almalarını sağlayamazsak hepimiz ciddi hastalıklarla baş başa kalacağız. Trakya'nın yeraltı sularının kirlenmesini engelleyemez, içme sularımızı koruyamazsak kanser hepimizin kapısını çalacak”

Yıldız dağlarında RES'lerin ve taş ocaklarının, doğaya ve köylere verdiği zararlarla boğuşan Trakya’nın Marmara Denizi sahilleri kısa zaman içerisinde Ergene Derin Deniz Deşarjının acı sonuçlarıyla karşılaşacağını ifade eden Kaçar, devamında şu ifadelere yer verdi:

“Kirliliği yaratan sanayi tesislerinin ileri arıtmalarını çalıştırmalarını sağlayamayanların halı altına süpürme girişimleri doğamızı değil kurtarmak yeni ve büyük çevresel sorunlara yol açacağı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Siyasi iktidar, Kırklareli Dokuzhöyük'te ve Hayrabolu'da kömürlü termik santrallerin kurulmasına vize vererek, Danıştay'ın Trakya'da Kömürlü Termik Santral Kurulamaz kararlarına aykırı kararlar almaktadır. Trakya'da yerin üstü yerin altından çok daha değerlidir.

Trakyalılara rağmen bölge ve il çevre düzeni planlarında yapılan değişiklikler her şeyin sermaye için olduğunu açıkça gösteriyor. Bölge halkının topyekûn karşı çıktığı, on binlerce imza ile itiraz ettiği projeler umursanmadan halkın katılımı ilkesi görmezden gelinerek bir bir hayata geçirilmeye çalışılıyor. Yapmamız gereken tek şey var! Ekolojik kırıma ve yıkımlara, bilinç ve kararlılıkla karşı durmak. Bilim ve hukukun rehberliğinde toplumsal bir karşı duruşu hep birlikte oluşturmak. Yaşamımızı savunmak zorundayız. Başka çaremiz yok”   HABER Merkezi

Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

Kırkpınar'ın şampiyonuna 51 bin TL
“Türkiye’de eğitimin karnesi zayıf”
Çeltikte otla mücadele başladı
EKK Kadın Meclisi’nde yeni dönem
Kokusu Uzakdoğu'yu aştı
Doktoru darbedenlere hapis cezası
Gurbetçi için ekstra önlem
Toplama kampında hayatını kaybetti
Bilar’dan yeni kitap
Filiz Okulları’na TEMA’dan kurum sertifikası
'Herkes İstanbul seçimine kilitlendi'
Meslek Yüksekokulu’nda ‘mezuniyet’ heyecanı