'İnsanlığın geleceğine vurulacak darbe'
Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Hasan Karagöz, Sazlıdere’ye yapılması planlanan FSRU Gemi İskelesi’nin, ÇED olumlu kararına izin verilmesine ilişkin, “19 Temmuz 2018’den bugüne mevcut gerçekliği açığa çıkarmak için çok büyük bir mücadele veriyoruz.” dedi.
Yayın Tarihi: 25 Nisan 2019, Perşembe 07:00
Haberleri

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü sitesinde Çevresel Etki Değerlendirmenin olumlu görüşü bildirildiğini belirten Karagöz, şunları kaydetti:“ÇED’in Önünde bir engel kalmadığına dair haber var. Çevresel Etki Değerlendirme yönetmeliğinin 14. Maddesinde halkın bu konuda görüş öneri itirazları da belirtiliyor. ÇED resmen bizim aklımızla alay etme, bizi ciddiye almama anlamı içeriyor ve devlet yapısı ciddiyeti ile bağdaşmıyor. 19 Temmuz 2018’den bugüne kadar Saros FSRU Limanı ve Kara Boru Hattı ile ilgili olumlu görüş belirten ve ortada yayılan, basına yansıyan, resmi kurum ve kuruluşlara bu anlamda düşünce ve önerileri ileten ne bir birey ne bir kurum tüzellik söz konusu değil.

Burası doğa harikası bir yer, kesinlikle korunması, mevcut mevzuatlar temelinde bir şey yapılacaksa öncelikle çevre düzen planının değişmesi gerekir. Planlarda değişiklik yapmadan izin verilmiş olmasına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kendi kendini inkâr etmiş oluşturuyor. Değişiklik yapmadan olumlu görüş bildirdiklerini kamuoyunun da ciddi anlamda tepkisini hep birlikte yaşadık"

Henüz mücadelenin bitmediğini ifade eden Karagöz “2 Ekim’de yapılamayan ÇED halkın katılım toplantısından sonra verilen dilekçelerle, sonradan da verilen binlerce dilekçe kendilerine ulaştı ve değerlendirmeye alındı. ÇED İzin Denetim Müdürlüğü’nden yazılı metin geldi. Keşan Kent Konseyi ve bileşenleri, Tekirdağ’ dan, Kırklareli’den, İstanbul’dan, Edirne’den yüzlerce itiraz dilekçesi verildi. Binin üzerinde verilen itiraz dilekçeleri ciddiye alınmadan böyle bir karar çıktı” dedi.

Karagöz, şunları sıraladı:

 “Doğalgaz depolama diye bir şey söz konusu değil. Normal gemilerle doğalgaz gelecek, başka yere aktarılıp dönüştürülecek. Burada sadece dönüşüm istasyonu var. Daha sonra 17 km’lik boru hattıyla Mahmut Köy’den geçen Botaş’ın borularına aktarılacak ve Avrupa’ya transfer edilecek. Depoladık, ihtiyaç olduğunda kullanacağız falan değil. Bunun bedelini Trakyalılar olarak biz çekeceğiz.

Burada gizlenen öne çıkarılmak istenmeyen bir şey daha var. Dünyada örneği olmayan doğal gaz boru hattında aynı paralel içerisinde beyaz bir boru hattı da geçiyor. Diğer ürünü Botaş; benzin, motorin ve gaz yağı olarak belirtiyor. Onların da basılacağını söylüyorlar. Bunlar basıldığında ulaşım kolaylığı, maliyetin sıfıra yakınlığı ve bu beyaz ürünün buradan basıldığında sanayi buraya akın edeceği söz konusu. Böyle bir yatırımın yapılmasına izin çıktığı ve diğer müracaatlar da olumlu izin verildiğinden ne Korudağ, ne Saros Körfezi, ne de alçaklardaki köyler kalacak. Keşan dil ovası olarak kalacak. Saros Körfezi Aliağa veya İzmir Körfezi gibi olacak.  Bu ne bir yatırımdır, ne bir artısı var

Lehimize karar çıkacağına inanıyoruz, aksi mümkün değil diye düşünüyoruz. Sazlıdere’de yaşayan ve mülkü olan, sahilde mülk sahibi ve yazlığı olan vatandaşlara, kooperatiflere, derneklere ve bireylere çağrı yapacağız. Bir ay süremiz var, yürütmeyi durdurma ve iptal talepleri için dava açmamız gerekiyor. İtiraz dilekçesi veren kişilerin de dava açması gerekiyor. Çünkü bunlarda bir vurdumduymazlık var. Eminim ki bunu kabul eden İDK’ daki zatlar da Saros Körfezini ve o doğal güzellikleri hiç görmemiştir, geldiklerini de hiç düşünmüyorum. Onları buraya davet ediyorum. Neye karar verdiklerini görsünler. ÇED başvuru dosyasında limanın olacağı yerdeki deniz suyu derinliğini kendileri yazmış, 35 mt diyorlar. Yanaşacak olan gemilerin manevra sırasında yaratacağı etki 50-60 mt. Orada dünya çapında uluslararası düzeyde korunması gereken yer altı çayırları var, ne çayır kalır orada ne doğal denge kalır"

Karagöz, sözlerini, “Bu konuda yapılması gereken ne varsa yapmak için herkesi duyarlı olmaya çağırıyoruz. Gerçekleşirse eğer, Trakya Bölgesi’nde yaşayan herkese etki edecek. İnsanlığın geleceğine vurulacak bir darbedir bu. Gerek bilim insanlarımızdan gerek buna gönül vermiş hukukçulardan her türlü desteği alacağımızın sözünü aldık. 25 Nisan Perşembe günü saat 10.30’da Mecidiye Köyü’nde yapılacak taş ocakları ile ilgili ÇED Halkın Katılım Toplantısında her şey görüşülecek. Bütün halkın toplantıya katılımlarını bekliyoruz" şeklinde sonlandırdı. HABER Merkezi

Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

Roller değişti
Trakya Birlik'ten ortaklarına dev ödeme
Pedallar arılar için
Edirne de Atabarı oynayacak
“Parlamenter sisteme geri dönülecek”
“Türk gençliği, Ata’nın inancını boşa çıkartmayacak”
Ramazan’da kan bağışı azaldı
Kızılay'dan sıcak yemek yardımı
Nisan’da 391 konut satıldı
Edirne Kent Müzesi ücretsiz
Vali Canalp'e özel teşekkür
Doğurganlık hızına fren