‘Tuzla kendimizi zehirliyoruz’
Trakya Üniversitesi (TÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ, böbreği korumanın anne karnında başladığını söyledi. İnsan vücudunun dışarıdan alınacak tuza ihtiyaç duymadığını da belirten Üstündağ, “Adeta tuz ile kendimizi zehirliyoruz” dedi.
Yayın Tarihi: 14 Mart 2019, Perşembe 07:01
Haberleri

Prof. Dr. Üstündağ, Dünya Böbrek Günü dolayısıyla fakülte binasında gerçekleştirdiği toplantıda, Türkiye'de yaklaşık 10 milyon böbrek hastasının bulunduğunu söyledi.

Türkiye'deki böbrek hastalarının sadece yüzde 10'unun hastalığının farkında olduğunu ve önlem aldığını belirten Üstündağ, son yapılan araştırmalarda Türkiye'deki böbrek hastası sayısının sürekli arttığını gösterdiğini ifade etti.

Böbrek hastalığının bireye ve topluma maliyetinin yüksek olduğunu dile getiren Üstündağ, böbreği korumanın anne karnından başlaması gerektiğini anlattı.

“Anne karnında korumaya başlamalıyız”

Böbrek hücrelerinin sadece doğuma kadar geliştiğinin altını çizen Üstündağ, "Böbrek dokuları, anne karnında ikinci aydan itibaren olgunlaşmaya başlıyor. Tam doğum olacak güne kadar büyüyor ve doğduktan sonra bir tane dahi böbrek hücresi oluşturulamıyor. O yüzden en sağlıklı insanların dahi böbrek fonksiyonları 25 yaşından itibaren her yıl yüzde 1 azalıyor. Dolayısıyla anne karnında yeteri kadar böbreklerimizi geliştirmemiş olursak, erişkin yaşamda çok daha hızlı böbrek hastalığı gelişiyor. Anne karnında böbreğin gelişmemesinin en önemli nedeni zamanından önce, anne veya çocuk sağlığı açısından her hangi bir zorunluluk olmamasına rağmen zamanından önce yapılmış sezaryen doğumlardır. Eğer bebek, normalden iki hafta önce doğurtulursa her bir böbreğin 1 milyon 200 bin işçi olacağına 800 bin işçisi olur. Dolayısıyla o çocuğun böbrek hücreleri az olduğu için böbrek yetersizliğini çok daha hızlı geliştirmiş oluyor." şeklinde konuştu.

Normalden 3 kat fazla tüketiyoruz

Prof. Dr. Üstündağ, Türkiye'deki günlük tuz tüketiminin 15 gramla böbreklerin temizleyebileceği tuz miktarından 3 kat fazla olduğunu dile getirdi.

İnsan vücudunun dışarıdan tuza ihtiyaç duymadığını ifade eden Üstündağ, şöyle devam etti: "Böbreğimizi korumanın en önemli adımı tuzu kısaltmak. Aşırı tuz tüketimi insan yaşamını çok olumsuz etkiliyor. Avcı toplayıcı dönemde insanlar günde bir buçuk gram tuz tüketiyordu. Böbreklerimiz 5 gram sofra tuzunu tölere edebiliyor. Ancak günümüzde ortalama bir Türk insanı günde 15 gram sofra tuzu tüketiyor. Yani atamızın aldığı tuzun on katı, böbreğin en iyi şartta atabileceği 3 kat fazla sofra tuzunu tüketiyoruz. 1 çay kaşığı kadar sofra tuzunu fazla aldığımızda vücudumuzda 4 su bardağı suyu fazladan tutar. Bir taraftan ödem olur, diğer taraftan kan basıncı yükselir ve hem böbreğimizi hem de kalbimizi olumsuz etkiler, yaşam kalitesini etkiler ve düşürür. Adeta tuz ile kendimizi zehirliyoruz. Türkiye'de dünya ülkeleri arasında tuz tüketiminde ilk sırada yer alıyor. Tuz kullanımını en aza indirmenin yanı sıra böbrekleri korumak için sağlıklı beslenmeli, hareketi artırmalı, sigara ve alkolden uzak durmalıyız. Aynı zamanda gereksiz ilaç kullanımından kaçınıp, hastalığı erken dönemde tanımalı ve tedavi etmeliyiz.

“Tuz konusuyla ilgili bir bilgi kirliliği var”

Toplumda ve özellikle medyada tuz konusuyla ilgili bir bilgi kirliliği var. Televizyonlarda daha çok ekstrem konuşan insanlar ilgi görüyor. İnsanlara önerilen kaya tuzu, himalaya tuzu yada deniz tuzlarının içinde yüzde 95'i bildiğimiz sofra tuzundan oluşuyor. Bazılarında yüzde 2 başka mineraller var, bazılarında ise radyo aktif maddeler var. Ancak külliyen zarar. Bizim ihtiyacımız olan tuz zaten yiyeceklerimize yerleştirilmiş. Vücudumuzun normal sofra tuzuna hiç bir şekilde ihtiyacı yok. Yiyeceklerin içinde bulunan öz tuz bizim için yeterli." HABER Gökhan Zobar

Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

‘Yerli tohumu geleceğe taşıyacağız’
Ayçiçek ekimi erken başladı
‘Ön yargıyı kırmamız lazım’
Gözünü olimpiyatlara dikti
‘Temiz Evler Gülen Yüzler’
‘Doğa Dostu Başkan’ sözünü verdi
Edirne’de ‘bahar’ yoğunluğu
Kırcı’dan Öğretmen Okulları mesajı
‘Şehitlerimize Yüreğimizden Ezgiler’ konseri iptal oldu
LÖSEV’den gazetemize ziyaret
Keşan'a 220 bin Euro'luk park hibesi
MEM lojmanları tehlike saçıyor