Demirkıran: “10 yılın özeti; borca battık”
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Ali Demirkıran, 10 yılını tamamlayan AKP İktidarını değerlendirirken çok sert eleştirilerde bulundu “10 yılın özeti; borca battık” dedi ve AK Parti’yi adeta yerden yere vurdu.
Yayın Tarihi: 06 Kasım 2012, Salı 10:05
Siyaset Haberleri

 Demirkıran yaptığı açıklamada “İlle de AKP değil de AK Parti olarak çağrılmak istenen  hükümet cenahı acaba adalet ve kalkınmayı ne oranda gerçekleştirdi. Bakalım, bakalım icraatlar ak mı, kara mı?” dedi ve şunları kaydetti:

“Cebinde 5-6 tane limiti dolmuş, kredi kartı olan gırtlağına kadar borçlu adam kalkınmış mıdır? Telekom’u, Tüpraşı ,Petkimi ,sekayı, gübre fabrikalarını ,şeker fabrikalarını,limanlarımızı ve yüzlerce önemli ve stratejik kamu malını yok pahasına  satan hükümet adaletli mi davranmıştır, kalkınmayı mı temin etmiştir?  Zalim Amerika’ya  hava sahamızı ve limanlarımızı açan , milyonlarca Müslüman kardeşimizin  hayatını kaybetmesine sebep olan hükümet barışa insanlığa mı, zulme mi destek olmuş sebep olmuştur?

3 Kasım AKP'nin iktidara gelişinin 10. yıl dönümü. 10 yılda neler oldu? 10 yıllık AKP iktidarında her şeyden öte milli-manevi değerlerimiz büyük yara aldı. Zinanın suç olmaktan çıkarılmasıyla başlayan süreçte, domuz diğer canlı hayvanlar kapsamında tutuldu. Dış politikada duvara toslandı. Çıkarılan yasalarla vatan toprakları yabancılara satıldı, mili kurumlar özelleştirildi.”

“ AKP, 10 yıllık iktidarında halkın hesabına değil, faizci tefeci küresel güçlere çalıştı.” diyen Demirkıran, “ açıklamasını şöyle sürdürdü:

 

Fuhuş suçu 8 yılda %220 arttı

 

“10 yıllık dönemde en çok kazanan bankalar oldu, milyarderlerin sayısı arttı.

AB için zina suç olmaktan çıkarıldı, Fuhuş suçu 8 yılda yüzde 220 oranında arttı                                                                  AB uyum yasaları çerçevesinde 2004 yılında büyük tepkilere rağmen Türk Ceza Kanununda yapılan düzenlemeyle zinanın suç olmaktan çıkarılmasının ardından başlayan toplumsal çöküş ürkütücü boyutlara ulaştı. 2002-2010 yılları arasında fuhuş suçları yüzde 220 oranında arttı.

Bakanlığın domuz yönetmeliğiyle başlayan süreç                                                                                                                                AB uyum yasaları çerçevesinde  domuz, kasaplık hayvanlar statüsüne alındı. Bakanlığın adeta önayak olduğu bu süreç, domuzu hayatımızın bir parçası haline getirdi. Bakanlık tarafından onaylanan domuz ürünleri yaygınlaşarak yediğimiz, içtiğimiz her şeye bulaştı.

ABD ‘yi müttefik olarak gören Akp iktidarı  terörün  destekçilerinden medet umdu.  3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından iktidarı sıfır terörle teslim alan AKP'nin pasif tutumu sonucu Türkiye, terörle mücadelede ağır bedeller ödedi. İktidarın ‘Kürt açılımı’ adı altında terörle mücadele yerine müzakereyi tercih etmesi, eli silahlı eşkıyayı daha da azdırdı ve son 10 yılda meydana gelen terör olaylarında toplam 818 askerimiz şehit oldu.

 

Alkol tüketimi 4 kat arttı

 

2002 yılında  Türkiye'de 583 milyon litre içki tüketiliyordu. 2010 yılı itibariyle Türkiye'deki içki tüketimi 2 milyar litreye ulaştı. Yani AKP yönetimi zamanında içki tüketimi 4 katına çıktı.

Toprak satışı 25 dönümden 600 dönüme çıkarıldı.2002'den bu yana, yabancılara yapılan toprak satışı dudak uçuklatacak seviyelere ulaştı. Eskiden bir ilin en fazla binde onu satılabilirken günümüzde ise bu oran Türkiye'nin yüzde 10'unu geçmez diye değiştirildi. Yani Türkiye'nin bu manada yüzde 10'u gözden çıkarılmış durumda.

 

İktidar,  kendini kaybetti      

 

 Avrupa ve ABD sürekli Ortadoğu'da güçlenen bir Türkiye'nin oluştuğunu ve diğer Müslüman ülkelere örnek olması gerektiğini söyleyerek AKP hükümetini pohpohladı; böylece kendilerine mükemmel bir müttefik bulmuş oldular.                                                                                                                                                     Erdoğan, oluşturulan yanlış imajla Arap dünyasına örnek bir lider olarak gösterildi. Ardından emperyalist Batı, Suriye'deki problemi Türkiye'nin üzerine yıkmaya çabaladı. Avrupa ve ABD Türkiye'yi kışkırttı, Sonuçta Suriye ile Türkiye savaşın eşiğine geldi.”

 

"Sermayenin rengi yok" dendi                                                                                                         

 

Demirkıran, değerlendirmesinde şu görüşlere yer verdi:

“Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizi olan 2001 krizinin ardından oluşan siyasi ve ekonomik konjonktürde iktidara gelen AKP, IMF destekli Kemal Derviş programını harfiyen uygulamaya devam etti. Bir zamanlar karşı oldukları faizi "dünya gerçeği" kabul etmelerinden uluslararası tefeciliğin piri Yahudi sermayesini "sermayenin rengi yoktur" diyerek aklama çabaları, AKP'nin ekonomik zihniyetinin özeti gibiydi.

 

Cumhuriyet tarihinin borç rekoru                                                                                                                                                   

 

IMF'ye olan 20 milyar dolarlık borcu bitirmekle övünen AKP, iktidara geldiği  2002’ de 222 milyar dolar borç ile devraldı.  2012 yılına gelindiğinde borçlar  613 milyar dolara çıktı. AKP, rantiyeyi ve bankaları ihya ederken, vatandaşı ise kredi ve kredi kartlarına mahkûm etti. Ailelerin borç yükü katlandıkça katlandı.”

Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

Dilimle baklava devri!
29 liraya mis gibi çamaşır
3 harfli marketlere fahiş fiyat denetimi
Ani hava değişimine dikkat!
Silahlı kavgayla ilgili 3 kişi tutuklandı
Türkan Seçkin, Fotoğraflarla Anıldı
ADD: Bu gidiş, iyi gidiş değildir!
İpsala ilçesinde okul servisleri denetlendi
Okullarda iş güvenliği ve ilk yardım eğitimi
Vali Kırbıyık Halkalı- Kapıkule Hızlı Tren Hattı’nda incelemelerde bulundu
Hastane Caddesi'nde üstyapı çalışmaları sürüyor
100. yıla vefa yemeği